Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, palm yağı tartışmalarının gündeme gelmesine ilişkin, "Bu yağ bitkisel ve çok yüksek miktarda omega 6 içerir ve omega 6 da maalesef iyi kullanılmadığı zaman bütün hastalıkların temelinde o vardır." dedi.

Karatay, Bursa'da katıldığı imza günü etkinliği öncesi son günlerde tartışılan "palm yağı" kullanımına ilişkin, AA muhabirine açıklamalarda bulundu. Palm yağının, palmiye ağacının meyvesinin çekirdeği veya et kısmından çıkartılan bitkisel bir yağ olduğunu hatırlatan Karatay, şöyle konuştu:

"Bu yağ bitkisel ve çok yüksek miktarda omega 6 içerir ve omega 6 da maalesef iyi kullanılmadığı zaman bütün hastalıkların temelinde o vardır. Bütün bitkisel yağlı çekirdeklerden elde edilen bu yağlar, sadece palmiye değil, mısır özü yağı, ayçiçeği yağı hepsi hemen bozulurlar ve trans yağ meydana gelir. Trans yağlar da kronik dediğimiz hastalıklar ve başta kanser olmak üzere her türlü hastalığın nedenidir. Çünkü trans yağlar vücuda girdiği ve hücrelerimizin zarına yerleştiği zaman her türlü hücrenin normal fonksiyonunu bozmaktadır ve bağışıklık sistemini çökertmektedir."

Bu yağın kullanımının çocukları ve yetişkinleri etkilediğini de vurgulayan Karatay, şöyle devam etti:"Çocukların bünyeleri daha hassas ve büyüme çağındalar. Daha fazla kullandıkları, daha fazla sevdikleri için daha da çok sevdirmeye yönlendirildikleri için bütün çocuklar bununla büyümüş durumda. Şimdiki gençlerden 'Ben onu yemeden yapamam' diyen var. 'Her gün bir kavanoz yiyerek büyüdüm' diyenler var. Bütün bunlarda hakikaten kronik/dejeneratif hastalıkların hücresel düzeyde temelinin atılmış olduğunu düşünüyorum."Zeytinyağının en sağlıklı yağ olduğunu anımsatan Karatay, "Zeytinyağı da rafine olduğu zaman tehlikelidir. Bütün yağlar rafine olduğu zaman kanserojen olurlar." ifadelerini kullandı.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Türkiye'nin hala dünyada ilacı en ucuz satan ülkelerden olduğunu belirterek, "Böyle satmaya da devam edeceğiz" dedi.

Akdağ, A Haber'de yayımlanan "Gündem Özel" programında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. İlaca yapılacağı belirtilen zam oranlarına ilişkin Akdağ, bu konunun Sosyal Güvenlik Kurumunu ilgilendirdiğini söyledi.

Akdağ, Türkiye'de ilaç bedelinin yüzde 90-95'ini Sosyal Güvenlik Kurumunun ödediğini anımsatarak, "Bu, yapılan kurla alakalı küçük bir düzenleme. Türkiye hala dünyada ilacı en ucuz satan ülkelerdendir ve böyle satmaya da devam edeceğiz. Bu fiyatlar, vatandaşımıza yansıyacak fiyatlar değil, bunlar Sosyal Güvenlik Kurumunun bütçesine yansıyan fiyatlar." diye konuştu.

Stok açısından da kendilerine çok ufak şikayetler geldiğini belirten Akdağ, "İlaç konusunu yakından takip ediyoruz. Şu anda stoktan dolayı piyasada bulunmayan ve vatandaşın mağdur olduğu bir ilacımız yok" ifadesini kullandı.

"TÜRKİYE'DEKİ DENETLEMELERDE AMONYUM HİDROKSİTE RASTLANMADI"

İngiltere'de bir aşçının, ünlü fast-food zincirinin kullandığı etlerin hayvansal yağ hamuru ve amonyaktan oluştuğuna ilişkin açtığı davayı kazandığı ve aynı fast-food zincirinin Türkiye'de de faaliyet gösterdiği hatırlatılarak, bu konuda bir inceleme yapılıp yapılmadığının sorulması üzerine Akdağ, şu yanıtı verdi:

"Bu konu basına yansıyınca ben de arkadaşlarıma talimat verdim, bir rapor getirdiler bana. Amonyak bileşikleri, Amerikan Gıda ve İlaç Örgütünce yiyeceklere konmasına izin verilen bir madde. Fakat Avrupa Birliğinde ve ülkemizde bu yasak. Bizde yer alan tebliğde amonyum hidroksitin gıdalara konması yasak. O gıda zincirinin Amerika'daki ürününde bu bulunabilir ama Türkiye'de bulundurulması yasak. Tarım Bakanlığımız da bu hususlarda çok hassas. Şu ana kadar da tespit edilmiş bir ürün yok. Gıda Tarım ve Haycancılık Bakanlığı yetkilileri ile arkadaşlarımız görüştü ve Türkiye'deki denetlemelerde amonyum hidroksite rastlanmamış durumda."

Akdağ, Bu fast-foodları Sağlık Bakanı hem de çocuk doktoru olarak önermediğini söyleyerek, "Bunlar, kalorisi çok yüksek gıdalar. Bu bahsedilen maddeler bulunmasa bile çok tüketildiğinde kesinlikle zararlı gıdalar. Bu yüzden, obez bir toplum haline geliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Akdağ, palm yağının kullanıldığı besinlerin tüketilmesinin sağlık açısından tehlike yarattığına ilişkin basında yer alan haberler üzerine de bu konu kapsamındaki uygulamaların Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının denetimi altında olduğunu anımsattı. Akdağ, Avrupa Gıda Güvenliği'nin (EFSA) açıklamalarının risk düzeyinin tespiti için daha ileri düzeyde çalışmalara ihtiyaç duyulduğu yönünde olduğunu ifade etti.

Kanserojen maddelerin ileri, orta ve düşük gibi sınıflandırıldığını belirten Akdağ, "Şu anda EFSA, Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) açısından palm yağına kısıtlama kararı ya da önerisi yok. Fakat riskli olabileceği ve dolayısıyla çalışmaların sürdürülmesi gerektiği söyleniyor. Tarım Bakanımızla konuyu görüştük ve bir komisyon oluşturuldu. Onlar da bu konuyu çalışıyorlar" diye konuştu.

Vatandaşların her türlü trans yağ, kızartma yağını olabildiğince az tüketmesi tavsiyesinde bulunan Akdağ, bu tip yağların kullanılmasının özellikle bugün olmasa bile yarın için bir risk yaratabileceği uyarısında bulundu.

VİRÜSLER YAKIN TAKİPTE

Hindistan kaynaklı bir bakterinin bulunduğu ve buna hiçbir antibiyotiğin çare olamadığı iddialarının sorulması üzerine ise Akdağ, antibiyotik direncinin geliştiğini, bunun da hastalıkla mücadeleyi zorlaştırdığını vurguladı.

Bakan Akdağ, bilimin yeni antibiyotik üretme hızının bir sebeple o mikrobun direnç geliştirme kabiliyetinin gerisinde kaldığını anlattı. Akdağ, Türkiye'de direnç gelişmiş hasta ile çok yaygın karşılaşılmadığını belirtti.

Gereksiz antibiyotik kullanımı ile mücadele edildiğinin altını çizen Akdağ, antibiyotik kullanımında yeni bir döneme girildiğini dile getirdi. Akdağ, bu konuda kamu spotları hazırlandığını ve yakın dönemde yayımlanmaya başlayacağını bildirdi.

Bakan Akdağ, zika virüsünün de yakından takip edildiğine dikkati çekerek, "Bugüne kadar rastlamadık. Doğu Karadeniz'den gelen bazı örnekleri takibe aldık." bilgisini verdi.

Öte yandan Akdağ, yeterli fiziksel aktivitenin de önemine değinerek bazı Avrupa ülkelerinde çocukların günlük olarak düzenli egzersiz yaptığını anlattı. Milli Eğitim Bakanlığı ile bu konuda görüşmeler yapıldığını ve okullarda böyle bir uygulamanın hayata geçirilmesinin olumlu karşılandığını kaydeden Akdağ, bu yıl bazı okullarda uygulamanın başlayacağını aktardı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Türkiye'de palm yağı kullanılan ürünler konusunda bilimsel bir çalışma yapılmasının kararlaştırıldığını belirterek, "Yapılacak çalışmanın sonuçları kamuoyu ile paylaşılacak ve bilimsel veriler ışığında gerekli idari tedbirler alınacaktır. Gıda konusunda tüketici sağlığını en üst düzeyde korumak temel amaçlarımız arasındadır" ifadesini kullandı.

Çelik yazılı açıklamasında, çeşitli basın yayın organlarında palm yağının insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bulunduğuna yönelik haberlerin yer aldığını hatırlatarak, bu haberlerle ilgili kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla açıklama yapma ihtiyacı duyduklarını belirtti.

Türkiye'de palm yağına ilişkin mevzuatın Türk Gıda Kodeksi-Bitki Adı İle Anılan Yağlar Tebliği ile belirlendiğini kaydeden Çelik, "Tebliğ ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmalar ve veriler ışığında hazırlanmıştır. Söz konusu tebliğde palm yağının taşıması gereken fiziksel ve kimyasal özellikler yer alıyor. Bakanlığımızca bu konuda her türlü kontroller yapılmaktadır.
Palm yağı bütün dünyada gıda sanayisinde yaygın bir şekilde kullanılmaktadır" ifadelerini kullandı.

Çelik, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi'nin (EFSA) palm yağının kullanmasının yasaklanması yönünde bir görüşü bulunmadığının altını çizerek, "Dünyada beslenme ve sağlık alanındaki tüm gelişmeleri, risk değerlendirme çalışmalarını ve ülkelerin uygulamalarını titizlikle takip etmekteyiz.

"KULLANIMINA YASAKLAMA GETİREN BİR ÜLKE BULUNMAMAKTADIR"

Dünyada palm yağının gıdalarda kullanımına yasaklama getiren bir ülke bulunmamaktadır. Ülkemizde bu konuda yapılan bilimsel çalışmalarda şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk tespit edilmemiştir" değerlendirmesinde bulundu.


Bazı ürünler ile ilgili basında yer alan haberler üzerine Türkiye'de palm yağı kullanılan ürünler konusunda bilimsel bir çalışma yapılmasının kararlaştırıldığını aktaran Çelik, şunları kaydetti:

"Yapılacak çalışmanın sonuçları kamuoyu ile paylaşılacak ve bilimsel veriler ışığında gerekli idari tedbirler alınacaktır.

Gıda konusunda tüketici sağlığını en üst düzeyde korumak temel amaçlarımız arasındadır.

Bu konudaki her türlü endişe ve hassasiyetleri dikkate alarak üzerimize düşen görev ve sorumlulukları eksiksiz yerine getirmeye devam edeceğiz."