Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Kış sezonunun sonuna yaklaştığımız bu dönemlerde havadaki mevsimsel değişiklikler ile birlikte başta grip ve nezle olmak üzere solunum yolları enfeksiyonlarınında sıklığında artışlar oluyor. Kulak Burun Boğaz Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy, üst solunum yollarının korunmasında aşılanma, kişisel hijyen kurallarına uyulmasının yanında, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için uygun beslenmenin de oldukça önemli olduğunu belirtti.

Gribe sebep olan nedir ve hangi sıklıkla görülür?

Gribe yol açan influenza virüsü çok kolay ve hızlı bulaşır. Bulaştığı kişilerde kısa sürede ortaya çıkan ateş, adele ve eklemlerde ağrılar, halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük, bazen ishal (çocuklarda daha sıktır) gibi belirtilerle devam eden bir hastalıktır. Salgınları ülkedeki birçok kişi enfekte olduysa haftalarca sürebilir. Hayatı tehdit edebilecek ağır durumlar ise genellikle risk gruplarında olmaktadır.

Grip ve soğuk algınlığı farklı mıdır?

Evet farklı hastalıklardır, her ikisi de farklı virüslerin neden olduğu solunum yolları hastalıklarıdır. Grip burun, boğaz, bronş ve muhtemelen akciğerler dahil tüm solunum yollarını etkiler iken soğuk algınlığı özellikle burun olmak üzere üst solunum yollarını etkiler. Bu nedenle gribin ateş, vücut ağrıları, yorgunluk gibi belirtileri soğuk algınlığına göre daha şiddetlidir. Soğuk algınlığı yani diğer ismiyle nezlede normalde ateş olmaz veya çok hafiftir. Nezle hafif kırgınlık, burundan akıntı, hapşırma gibi belirtiler ile kendini gösteren, halsizliğe yol açmadığı için yatak istirahatı gerektirmeyen bir hastalıktır.

Ne zaman doktora başvurulmalıdır?

Gribal enfeksiyonlar genellikle oldukça hafif atlatılıp kendiliğinden geçerler fakat aşağıdaki durumlar varsa mutlaka bir hekime muayene olmalısınız. Bunlar: genel vücut bağışıklık yetmezliğiniz varsa, gribal şikayetleriniz uzun zaman sürüyorsa, yetmişli yaşlara ulaştıysanız, devam eden yada aralıklı 39 dereceye ulaşan ateş yükselmeleriniz oluyorsa, baş ağrısı, solunum sıkıntısı ve göğüs ağrısı yaşıyorsanız doktora başvurmalısınız.
Gribal enfeksiyonlar risk grubu olarak adlandırılan çocuklarda, yaşlılarda ve kalp hastalığı akciğer hastalığı, böbrek hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olan kişilerde çok daha ağır seyretmekte ve ciddi sonuçlara yol açmaktadır.

Tanısı nasıl konur?

Genellikle hastanın şikayetlerine ve muayene bulgularıyla konur. Bazen gerekli görüldüğü durumlarda kan testleri ve boğaz kültürü ile tanı kesinleştirilebilir.

Nasıl bulaşır?

Influenza virüsü çok kolay ve hızlı bulaşır. Başlıca bulaşma yoları, öksürük ve hapşırık ile etrafa saçılan damlacıkların hava yolu ile yayılması ile bereber hasta kişiler ile direkt temas edilmesi ve hasta kişilerin ağız-burun akıntıları ile temas etmiş eşyalarla da olabilir.Alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları, iyi havalandırılmayan işyerleri, sınıflar, bakım evleri gibi ortamlarda hastalığın toplumda yayılmasını kolaylaştır. Grip ilk 24-72 saat arasında bulaşıcıdır ve istirahat ile 7-10 gün içinde geçer. Başka bir deyişle insanlar gribe yakalandıklarını farketmeden bile virüsü bulaştırabilirler.

Grip nasıl tedavisi edilir?

Grip hastalığının tedavisi, semptomatik tedavi olarak adlandırdiğimiz ortaya çıkan şikayetlerin tedavisi şeklindedir. Ateşin düşürülmesi, solunum yollarındaki akıntıların kesilmesi, halk arasında kırgınlık olarak da adlandırılan halsizlik ve adele eklem ağrılarının giderilmesi şeklinde tedavi düzenlenir. Bu hastalığın gerek iyileşmesinde gerekse toplumda yayılmasının azaltılması için ev ve yatak istirahatı oldukça faydalıdır.

Gripten korunmak için ne yapmalıyız?

Gripten korunmanın başlıca yolu vücut direncinin düşmesini engellemekten geçer. Bu nedenle mevsim özelliklerine uygun giyilmeli, bol sıvı gıdalar, taze meyve ve sebze tüketilmelidir. Kışın odaların iyi havalandırılması ve nemlendirilmesinin yanında hastalar ile yakın temastan, ortak eşya kullanımından kaçınılmalıdır. Bağışıklık sistemimizin güçlü olması için sadece bir vitamin veya ürün ile ilgili olmamakla beraber başta C vitamini, ekinezya gibi doğal ürünlerin yanında mağnezyum, çinko gibi minerallerin dengeli tüketilmeside koruyucu anlamda faydalıdır. Yapılan çalışmalarda aktif virüs enfeksiyonu başladıktan sonra yukarıda bahsedilen ürünlerin hastalığın tedavisinde etkisi olmayıp ancak koruyucu rol oynadıkları gösterilmiştir. Yani ki her türlü renkleri içeren meyve ve sebzeleri dengeli bir şekilde tüketmeliyiz.

Özellikle hastalığa sebep olan virüsten uzak kalmak korunmanın temelidir. Öncelikle hasta olduğu bilinen kişilere 1 metreden daha fazla yaklaşılmamalıdır, Mecburi olarak hastalar ile yakın temasta olan kişiler ve sağlık personeli için ağız ve burunu da kapatan uygun basit maskeler kullanabilirler. Hastanın çevresi ve kullandığı eşyalara temas durumlarında mutlaka ellerin sabunlu su ile yıkanması oldukça faydalıdır. Ayrıca hasta odaları havalandırılmalı ve temizliği yapılmalıdır. özellikle kullandığı kağıt mendil ve peçete gibi eşyalar uygun bir şekilde toplanıp çöpe atılmalı ortalıkta bırakılmamalıdır.

Sağlam kişilerin kendisini koruduğu kadar hastalar da hastalığı bulaştırmamak için kişisel önlemler almalıdır. Aksırırken, hapşırırken mutlaka ağızlarını ve burunlarını kapatabilecek şekilde kağıt peçete, mendil kullanabilirler. Kendileri sıkça sabun veya dezenfektalar ile el yıkayarak çevreye bulaştırmamaya çalışmaları önerilir. Hasta kişinin damlacıklarla kirlenen atıklarının toplanarak çöpe atılmalıdır.

Grip aşısı faydalı mıdır?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından, çeşitli gruplar gribin olumsuz etkileri açısından risk grubu olarak tanımlanmakta olup aşağıdaki gruba giren kişilerin her yıl aşılanmasını önermektedir. Grip aşıları her yıl bir önceki yıl salgın yapan influenza suşları dahil edilerek güncellenmektedir. Bu aşıların yapılmasının yeni direnç kazanmış bir etkene faydalı olmaması sebebiyle etkinliğinde çeşitli tartışmalar oluşmuştur. Son yıllardaki salgınlarda sürekli kendini yenileyen farklı virüslerle olması da etkinliğini sınırlayan bir başka nedendir. WHO nun önerilerine aykırı olarak Cohrane veritabanı gibi çok saygın çalışmalarda aşıları etkin olmadıklarını savunulmuştur. Aşı yan etkilerinin vede aşılama sonrası oluşacak gribal şikayetlerinde oluşacağını hesaba kattığımızda bu konudaki otoriteler arasında aşı kullanımının etkinliği konusunda bir fikir birliği oluşmamıştır. Bunlara rağmen kişiler eğer aşılanacak ise de bunun mutlaka grip sezonu sezon başındayani eylil veya ekim aylarındauygulanmalıdır.

Antibiyotik kullanımı faydalımıdır?

Gribal enfeksiyonlar özel bir tedavi olmasa bile kendiliğinden iyileşebilir. Ancak, risk gruplarında ciddi seyredebileceğinden doktora başvurulması gereken, bazı destek ilaçlarla şikayetleri azaltmaya veya gidermeye yönelik tedavi alınması gereken bir hastalıktır. Grip viral bir hastalık olduğu için antibiyotik kullanımı fayda sağlamayacağı gibi florayı bozarak zarar da verebilir. Hastalığı ağır geçirenlere ve risk grubundakilere ise oseltamivir gibi virüsle mücadele eden ilaçlar doktor önerisi ile mutlaka kullanılmalıdır.