Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

İnsan anatomisinde “pelvik taban” olarak bilinen bölgede bulunan; rektum, anüs, uterus, vagen, idrar kanalları, penis ve mesanenin fonksiyonel ve organik hastalıkları bilimsel ortamda tartışılacak.

Türkiye’de bu kapsamda düzenlenmekte olan tek sempozyum olma önemini taşıyan II. Çukurova Pelvik Taban Hastalıkları Multidisipliner Yaklaşımlar Sempozyumu 31 Mart - 01 Nisan 2017 tarihleri arasında Mithat Özsan Amfisi, Adana'da düzenlenecek.

Çukurova Üniversitesi ve Cleveland Clinic Kolorektal Cerrahi Departmanın destekleri yanı sıra; Türk Cerrahi Derneği, Türk jinekoloji Derneği, Türk Ostomi Cerrahi Derneği, Çukurova Üroloji Derneği tarafından bilimsel desteği ile hazırlanan programda çok önemli pelvik hastalıkları masaya yatırılacak.

Sempozyumun açılış konuşması Türk Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Çağatay Çifter tarafından yapılacak. Toplantıya; ulusal derneklerin yönetim kurullarının yanı sıra önemli iki bilim insanı olan Amerika’dan Prof. Dr. Tracy Hull ve İtalya’dan Dr. Enrico Guarino da katılacak.

Sempozyum Cerrahi Branş Başkanı ve Türk Cerrahi Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ömer Alabaz; toplantının 2 tam gün süreceğini ve yaklaşık 350 katılımla Çukurova Üniversitesi Mithat Özhan Amfisinde 31 Mart-1 Nisan tarihlerinde gerçekleşeceğini belirterek bilimsel toplantıların eğitim kurumlarının donanımlı kongre merkezlerinde yapılması gerektiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Alabaz, sempozyum kapsamında; Gaita inkontinansı, perianal fistül ve hemoridlerin tedavisindeki yenilikler ve kök hücre uygulamalarının bu hastalıklardaki etkinliklerinin konferans halinde yurt dışı konuşmacılar tarafından sunulacağını ifade etti.

Prof. Dr. Ömer Alabaz, sempozyumda gündeme getirmek istedikleri önemli sağlık sorunları ile ilgili olarak şu bilgileri verdi: “Özellikle doğum ve doğum sonrası meydana gelen organ sarkması ve perine bölgesi yaralanmaları toplumumuzda önemli bir sağlık sorunu yarattığı bir gerçektir. Yine kabızlık ve defakasyon sonrası bu bölgede meydana gelen gayta ve idrar tutamama yaşam kalitesini bozmakta hatta bazen bağırsakların karına ağızlaştırılmasına (ostomi) neden olmaktadır. Pelvik taban dediğimiz bu bölgenin hastalıkları namahrem bölge olması nedeniyle hastaların doktora başvurması maalesef gecikmekte, hatta eş ve çevresinden gizlenmesine neden olmaktadır. Yaşam kalitesini bozan ve sosyal problemlere neden olan bu bölgenin hastalıkları multidisipliner bölümler tarafından ortak değerlendirilip teşhis konulup tedavisi yapılmalıdır. Genel Cerrahi, Kadın-Doğum ve Üroloji Ana Branşları yanı sıra teşhis ve tedavilerinde nöroloji, fizik tedavi, gastroenteroloji ve ağrı kliniklerini de tedavide ihtiyaç duyulmaktadır.