Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Akciğer kanseri toplumda en sık görülen kanser türlerinden biri. Akciğer dokusundaki bazı hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu gelişen akciğer kanseri, hem erkeklerde hem de kadınlarda kansere bağlı ölümlerinin en önemli nedeni ve tek başına kansere bağlı ölümlerin yaklaşık yüzde 20’sinden sorumlu.

AKCİĞER KANSERİNİN EN ÖNEMLİ NEDENİ: SİGARA, PİPO, PURO, NARGİLE...

Akciğer kanserinin en önemli nedeni sigara, pipo, puro, nargile ve diğer tütün ürünlerinin tüketimi. Hastaların yaklaşık yüzde 90’ının tütün ürünleri tükettiği biliniyor. Bu da akciğer kanserinin aslında önlenebilir bir hastalık olduğunun en önemli göstergesi. Ancak ne yazık ki tütün ürünlerinin kolay ulaşılabilir ve satın alınabilir olması, nikotinin yüksek bağımlılık yapıcı özelliği ve halkın bu konudaki bilgisizliği ve duyarsızlığı nedeniyle özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde akciğer kanserinin görülme oranı artmaya devam etmekte.

59 yaşındaki Esin Yüzgeç’de iki abisini ve babasını akciğer kanserinden kaybetti. Uzun yıllar sigara içen Esin Yüzgeç de ailesindeki genetik geçişli akciğer kanseri nedeni ile doktorların önerisi ile her yıl tektik yaptırmaya başladı. Yapılan tetkiklerde de akciğerinde 1 cm kitle görüldü.

HERHANGİ BİR ŞİKAYETİ YOKTU AMA...

Ege Üniversitesi, Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Kutsal Turhan, hastanın herhangi bir şikayeti olmamasına rağmen kendilerine başvurduğunu kaydediyor.

On yıl önce sigarayı bırakmış olmasına rağmen yaklaşık 10 yıllık bir sigara içim öyküsü de bulunan hastaya hem ailesel riski, hem de sigaraya bağlı risk nedeniyle teşhis ve tedavi amaçlı ameliyat önerildi. Kapalı akciğer ameliyatı (VATS) yöntemiyle çıkarılan kitlenin ameliyat sırasındaki patolojik inceleme sonucunda iyi huylu olduğunun bildirilmesi üzerine ek işlem yapılmadan ameliyat sonlandırıldı. Hastamız ameliyat sonrası ikinci gün evine gönderildi. Vats gibi bir yöntem olmasaydı hasta en az iki yıl sürecek ve defalarca kez tomografi ile ışın almasını gerektirecek stresli bir takip dönemine girecekti. Tüm bunlardan kurtulmuş oldu.

Prof. Dr. Turhan, kitlenin kötü huylu çıkması halinde de ameliyata yine kapalı yöntemle devam edileceğini ve hastalıklı lobun tamamı ve bölgesel lenf bezleri çıkarılacağını ifade ediyor.

“Bu sayede de erken evrede yakalanmış bir akciğer kanserinin tedavisi yapılmış olacak ve hastamız büyük olasılıkla hastalıktan tamamen kurtulacaktı. Ancak sonucun iyi çıkması hem hastamızı ve yakınlarını, hem de bizi çok sevindirdi. Ailesinde 3 akciğer kanserli hasta var. İki abisi ve babası. Üçü de bu yüzden vefat etmiş. Akciğer kanserinde genetik geçiş görülebiliyor. Bu da öyle bir vaka. Bundan sonra takip gerekmeyecek. Bu ameliyatla takip sürecinden de kurtulmuş oldu.”

“HİÇ ÇOCUĞUM OLMADI VE AİLEMDE KAYBETTİĞİM TÜM KANSER HASTALARININ TEDAVİ VE BAKIMLARIYLA BİRE BİR İLGİLENDİM”

Esin Yüzgeç; “Kardeşlerim ve babam dâhil ailemde toplam yedi kişiyi akciğer kanserinden kaybettim. Aile kabristanına gittiğimde tüm sevdiklerimin akciğer kanserinden kaybetmiş olmak beni çok ürkütüyordu bu sebeple doktorların da tavsiyesiyle sürekli takip altında kaldım. 2 yıl takibimi aksattığımda ise akciğerimde bir kitle görüldüğü söylendi. Kapalı yöntemle ameliyat oldum. Allaha olan inancım ve doktoruma olan güvenim sayesinde çok yüksek bir moralle ve kitlenin de iyi huylu çıkmasıyla bu işten kurtuldum.

Erken teşhis ve takip elbette çok önemli ancak Allah bunu bana yazmış. Çünkü çok istememe rağmen bugüne kadar hiç çocuğum olmadı. Ailem de ki tüm kaybettiğim kanser hastalarının tedavi ve bakımlarıyla bire bir ilgilendim.

Takdiri ilahi dedim. Allah bana bir çocuk vermediyse  ve bu görevi bahşettiyse bu bir mesaj dedim ve en iyi şekilde üstesinden gelmeye çalıştım. Kutsal hocamın da bu konuda adı gibi kutsal bir görev yaptığını düşünüyorum. Allah hepsinden razı olsun, çok şükür kurtuldum” dedi.

AKCİĞER KANSERİNDE ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR

Prof. Dr. Kutsal Turhan, ileri evrelere kadar belirti vermemesi, hızlı büyümesi ve teşhis konulduğu anda genellikle son evrelere ulaşmış olmasının akciğer kanserinin bu kadar öldürücü olmasının ana nedenleri olduğunu vurguluyor.

“Modern tedavi yöntemleri sayesinde akciğer kanserinin her evresinde iyileşme olasılığı olmakla birlikte, evre ilerledikçe bu oran azalmaktadır. Bu nedenle erken teşhis tüm kanserlerde olduğu gibi akciğer kanserinde de çok önemlidir. Evre 1 ve 2’deki hastalar genellikle ameliyatla tedavi edilmektedir. Örneğin Evre 1’de yakalanan bazı tümörlerde ameliyatla hastalıktan tam kurtulma olasılığı %90’ların üzerine çıkmaktadır. Bu nedenle özellikle tütün ürünleri kullanan kişilerin ve ailesinde akciğer kanseri hikayesi olanların solunum sistemi ile ilgili belirtileri ciddiye alması ve gecikmeden bir hekime başvurmaları gerekmektedir. Örneğin,  sigara içenlerde ve ailesinde akciğer kanseri hikayesi olanlarda akciğer kanserine yakalanma olasılığı yaklaşık 30 kat artmaktadır. Son yıllarda yayınlanan bazı çalışmalarda, böyle kişilerde yılda bir kez düşük doz tomografi ile akciğerlerin değerlendirilmesi  önerilmektedir.”

VATS YÖNTEMİ İLE AKCİĞER AMELİYATLARI ARTIK DAHA KOLAY

Prof. Dr. Kutsal Turhan, bu hastamız gibi akciğerlerinde küçük nodüllerin teşhisinin biyopsi ile zor olduğunu ve en iyi teşhisin ameliyatla konulduğunu vurguluyor.

Akciğer nodüllerinde en doğru teşhis patolojik incelemeyle konmaktadır. Özellikle küçük nodüllerde ameliyatsız teşhis yöntemleri genellikle etkisiz kalmakta ve bu kişilerde ameliyat hem teşhis hem de tedavi için en uygun yöntem olarak öne çıkmaktadır. Özellikle son yıllarda sıkça uygulanmaya başlanan kapalı akciğer ameliyatı yöntemiyle (VATS), hastalar hem daha az ağrı çekmekte, hem hastaneden daha çabuk taburcu olmakta, hem de günlük yaşantılarına daha kısa sürede dönmektedir.

Prof. Dr. Turhan, Vats ameliyatlarının küçük kesilerle yapıldığı için yara izlerinin de küçük olduğunu ifade ediyor.

Kapalı yöntemle önce akciğerde saptanan şüpheli kitle çıkarılıp ameliyat sırasında patolojik incelemeye gönderilmekte, sonucun iyi huylu çıkması durumunda ameliyat sonlandırılmakta ve hasta 1-2 gün içinde taburcu edilmektedir. Böylece hastalar ve yakınları aylar hatta yıllar sürebilecek stresli bir takip döneminden birkaç gün içinde kurtulmuş olmaktadır. Sonucun kötü (akciğer kanseri) çıkması durumunda ise yine cerrahın tercihine ve deneyimine göre ameliyata kapalı yöntemle devam edilerek veya açık yönteme geçilerek tümörün bulunduğu akciğer lobu ve bölgesel lenf bezleri çıkarılabilmektedir. Bu sayede de akciğer kanseri erken evrede teşhis ve tedavi edilmiş olmakta ve hastanın hastalıktan kurtulma olasılığı da çok yüksek oranlara çıkmaktadır.