Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

By-pass ameliyatlarının yüzde 25'i artık kalp çalışırken yapılıyor. Habertürk Haber Merkezi'nden Beycan Üçkardeş'in haberine göre, By-pass ameliyatı olması gereken hastaların yüzde 95'inde bu yöntemin yapılabileceğine dikkat çeken Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Tansel Türkoğlu, "Ancak atriyal fibrilasyon hastaları bu durum için uygun olmuyor. Çünkü bu ameliyat sırasında kalbin hareket ettirilmesi gerekiyor. Kalp büyümesi olan hastalar da uygun olmayan grupta yer alıyor" dedi.

BALON YADA STEND ÇÖZÜM OLMAZSA BY-PASS GÜNDEME GELİYOR

Doç. Dr. Tansel Türkoğlu damar tıkanıklığı ve ameliyatla ilgili şu bilgileri verdi: Beslenme düzenindeki değişiklikler, giderek hareketsizleşen yaşam, damarlarda tıkanmayı da beraberinde getiriyor. Kalbi besleyen damarlarda meydana gelen tıkanmalar, balon ya da stentle açılamıyorsa, gündeme by-pass ameliyatı geliyor. ‘90'lı yılların başından bu yana uygulanan by-pass ameliyatları yeni bir yöntemle kalp çalışırken yapılabiliyor.

KLASİK YÖNTEMDE VÜCUT MAKİNEYE BAĞLANIYOR

Damar tıkanıklığı tedavisinde, genellikle ilaç, balon, stent ve ardından by-pass ameliyatı tercih ediliyor. Ameliyat genel anestezi altında, göğüs kafesinin açılmasıyla yapılıyor. Klasik yöntemde vücut, kalp akciğer makinesine bağlanıyor. Aort damarına ve sağ kulakçığa kanül yerleştiriliyor. Kirli kan bu şekilde makineye gönderiliyor. Orada oksijenlendirildikten sonra aort damarına yerleştirilen kanülden vücuda veriliyor. Bu arada kalp, potasyumlu solüsyonlarla durduruluyor ve akciğer söndürülüyor.

KALBİN DURMA SÜRESİ ÖNEMLİ

Kalbin durma süresi, değiştirilecek damar ya da kapak durumuna göre değişiyor. Kalbin durdurulması bu organ için bir travma yaratıyor. 20 dakikada bir kan ile kalbi besliyoruz ancak bu yine de kendi çalışması gibi olmuyor. Ameliyat sırasında kalbin durduğu sürenin 60 dakikayı geçmemesi gerekiyor. Çünkü o süreden sonra hasar oluşmaya başlıyor. Ayrıca kalbin durduğu ve akciğerin söndüğü durumda kalp akciğer makinesi dolaşımı sağlıyor. Ancak hiçbir zaman insanın kendi kalbi gibi dört dörtlük fonksiyonları yerine getiremeyebiliyor. Beyin damarlarında tıkanıklık varsa, kişinin ameliyat sonrası felç kalma riski bulunuyor.

SİGARA CİDDİ SIKINTI

Hasta ameliyat öncesi çok fazla sigara içmişse ameliyat sonrasında ciddi akciğer solunum yetmezliği oluşabiliyor. Diyabet hastalarının üre düzeyi yüksekse ameliyat sonrası geçici ya da kalıcı diyaliz hastası olabiliyorlar. Damarlarda dolaşım bozukluğu varsa, kollarda bacaklarda kangren gidebilecek bozukluklar görülebiliyor. Bunun dışında kişilik ve bilinç bozukluğu yaptığı da belirtiliyor. Eğer kişi daha önce bir kalp krizi geçirmişse kalp kaslarında zayıflama varsa, yeniden çalıştırırken sorun olabiliyor.

ÇALIŞAN KALPTE BY-PASS NASIL YAPILIYOR?

Kalbin tıkalı damarı açılıyor. İçine küçük bir cihaz yerleştiriliyor. Şant adı verilen bu cihaz damardaki kan akışının devamını sağlıyor. Bu arada cerrahlar da damarı dikiyor. Cerrahlar, çapı 1,5-2 mm olan bu damarları dikerken mikroskoplu gözlükler kullanıyor. Kalp çalışıyor, ancak damarın dikileceği yere stabilizatör adı verilen aletler yerleştiriliyor. Bu aletler sayesinde, o bölge hareketsizleştiriliyor ve ameliyat rahatlıkla yapılıyor. Bu yöntem, klasik by-pass ameliyatlarından daha kısa sürüyor. Çünkü hastanın kalp akciğer makinesine bağlanması ve cerrahi sonrası hastanın makineden ayrılması ameliyat süresini uzatıyor.

HASTALARIN YÜZDE 95'İNE YAPILABİLİYOR

By-pass ameliyatı olması gereken hastaların yüzde 95'inde bu yöntem yapılabiliyor. Ancak atriyal fibrilasyon hastaları uygun olmuyor. Çünkü bu ameliyat sırasında kalbin hareket ettirilmesi gerekiyor. Atriyal fibrilasyon hastalarında pozisyon değişikliği yapılamıyor. Kalp büyümesi olan hastalar da uygun olmayan grupta yer alıyor.