Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HT Pazar'da Seda Ereren imzalı yazıda, akıllı telefon kullanan sürücülerin kaza riskini artırdığı kaleme alındı.

Canını seven kaçsın, zombi şoförler yollarda! Siz onların bedenlerinin şoför koltuğunda göründüğüne aldanmayın, beyinleri, ruhları ve gözleri aslında başka diyarlarda. Üstelik direksiyon başındaki her 5 sürücüden 1’i zombi... Dünya Sağlık Örgütü, akıllı telefonuna bakarak araç kullanan bu sürücülerin kaza riskini 4 kat artırdığına dikkat çekiyor.
Fonda güzel bir müzik, babamla otoyolda gidiyoruz. Arkamızdan gelen araç âniden bizim araca çarpıyor. Panikle otomobilinden inen sürücünün kaza gerekçesi şöyle: “Özür dilerim, telefonuma bakıyordum.” Telefonunda neye bakıyorsa kendini kaybetmiş, araçlar pert. Belli ki gözü yaşlı bu kadın da bir nomofobik. Dünyada nomofobiklerin yani cep telefonundan bir an bile mahrum kalma endişesi yaşayanların oranı yüzde 65’i geçti. Akıllı telefonun el altında olmamasının kişide psikolojik hasara yol açtığını ortaya koyan sayısız araştırmayla durumu kabullendik. Telefonda aktif olamama ihtimali söz konusu olduğunda başlıyoruz huzursuzlanmaya! Sanki her birimiz popülaritesini yitirecek pop–star endişesi yaşıyor, araba kullanırken bile telefondan kafamızı kaldıramıyoruz. Gelen aramayı yanıtlamayı geçtik, mesaj okuyor, yazıyor, sosyal medyalarımızı kurcalıyoruz ki bu kazaları kaçınılmaz kılıyor. Az buz değil, sürücülerin yüzde 20’sinden fazlası araba sürerken telefonuna bakmaktan geri kalmıyor. Kısaca onlara “Zombi şoförler” diyebiliriz. Görünürde sürücü koltuğundalar ama ne akılları ne gözleri aslında yolda, yayalarda ya da diğer araçlarda!

‘TRAFİĞİ ‘EĞLENCELİ’ HALE GETİRME TELAŞI’

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, elinden telefonunu düşürmeyen bu sürücülerin kaza yapma ihtimali 4 kat fazla. Daha çarpıcı gerçekse, ister telefonunuzu elinizde tutun ister bir aparatla aracın ön paneline sabitleyin ya da hoparlörden konuşun tehlikenin aynı olduğu. Çünkü ortaya çıkan sonuç zihinsel uzaklaşma. Yani zihnin araç kullandığını sanarken başka diyarlara yelken açması. Hem beden hem de zihnin iki görev arasında bölünmesi, gözün ve aklın yoldan, ellerin direksiyondan uzaklaşması durumu... Diğer bir deyişle beyin, araba kullanırken konsantrasyonu bozan bildirimlerden dolayı karmaşa yaşıyor. UCLA Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği’nden Dr. Daniel Siegel, “Aynı anda birden fazla şey yapmaya çalıştığımızda bunları otomatik pilota alıyoruz ve beynimizin nöral bağlantılar kuran kısımları o bölgede çalışmayı bırakıyor” diyor. Dolayısıyla çevremizde olup bitene karşı dikkatimizi toplamamız, otomatik pilottaki beyinle zor! Chicago Üniversitesi’ndeki bilim insanlarına göre de uyumayı bile ertelememize sebep olan akıllı telefonlar beyni ve bedeni hızlı yoruyor, özellikle de odaklanmayı baltalıyor. Kaza haberleri kaçınılmaz oluyor. Siz istediğiniz kadar usta şöför olun, telefonunuz yayaların, diğer sürücülerin, yola çıkan 4 ayaklı canlıların ve kendi hayatınızı tehlikeye atan görsel, zihinsel ve elle ilgili dikkat dağınıklığı yaratıyor. Peki neden “Araba kullanıyorum” demek bu kadar zor? Telefona 5 dakika bakmadığımızda neden çok şey kaçırmış gibi hissedip paniğe kapılır olduk? Uzmanlar uyuşturucu kullanımı süresince beyinde uyarılan bölgelerin, çok sık akıllı telefon kullananlarda da uyarıldığını söylüyor. Bu kişiler tıpkı bir uyuşturucu bağımlısının krize girmesi gibi, koşulların ne olduğunu görmezden gelmeksizin telefonu kullanmak için fiziksel ve zihinsel açlık hisseder. Dolayısıyla karşısındaki hüngür hüngür ağlarken de uçak hızıyla yollarda giderken de eli telefondadır. Siz de benim gibi aracına bindiğiniz kişiyi “Yola bak yola” diye uyarmaya kalkarsanız cevabını alırsınız. Çünkü tıpkı diğer bağımlılıklardaki gibi bu kişiler telefonlarını kullanma gerekçeleriyle sizi ayaküstü ikna ederler. Dahası durumdan duydukları zevk gittikçe artar, her fırsatı değerlendirirler. Özellikle de trafiği bitmeyen bir metropolde araba kullanmak onlar için paha biçilmez bir zevktir. Bu arada akıllı telefondan uzak kalma kaygısı erkeklere kıyasla kadınlarda daha fazla. Kadınların yaklaşık yüzde 70’i, erkeklerinse yüzde 61’i bu kaygıdan dolayı bedeninin bir parçasıymışçasına telefonuna yapışık yaşıyor, kimsenin can güvenliği de umurlarında olmuyor. Zombi şoförleri HT Pazar için mercek altına alan Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Selin Karabulut, “Her an çevrimiçiyiz. Yaptıklarımızı dakika dakika insanlarla paylaşıyoruz, canımızı tehlikeye atabilecek her şeyi yapıyoruz” diyor ve tehlikenin sebeplerini sıralıyor: “Seyir halinde telefonla meşgul olmanın el-göz hatta bacaklardaki koordinasyonun bozulması, dikkati sürdürmede güçlük, karar verme yetisinde zayıflama, tereddüt gibi riski artıran etkileri oluyor. Üstelik sürekli ulaşılabilir olma arzusu, sosyal medyadan uzak kalamama, trafikteki ‘can sıkıcı’ zamanı telefonla ‘eğlenceli’ hale getirme telaşı durumu daha da karmaşıklaştırıyor. Narsistik yapılanmamıza denk gelen bu davranışlar, hayatın diğer alanlarında okşanamayan egomuzun biraz olsun okşanmasını, güçlü hissetmemizi sağlıyor. Gerçek hayatta yapamadığımız her şeyi orada yapıyoruz.”

KAZALARIN YÜZDE 60’INA ZOMBİLER SEBEP

Dünyadan örneklerle devam edelim... Almanya, Avusturya ve İsviçre’deki yol güvenliği araştırmalarına göre kazaların yüzde 60’ı telefona bakan sürücülerden kaynaklı. ABD’de yetişkin sürücülerin yüzde 27’si, gençlerin yüzde 34’ü araç kullanırken mesaj yazıyor, trafik kazalarının yüzde 25’i bu zombi şoförlerden kaynaklanıyor. İngiltere’yse gidişata “Dur” demek için arabada telefonu bloke eden sistemler geliştirmenin peşinde... Yeni teknolojiyle siz arabanızın koltuğuna kurulurken sinyalleri bloklanan telefonunuz kullanım dışı olacak. “Ee, kırmızı ışıkta da mı bakamayacağız?” diyorsanız yanıt “Hayır!” Çünkü uzmanlar kırmızı ışıkta duruyor olmanızın da telefonunuzu masum kılmadığını söylüyor. Sebebiyse yeşil ışıkla beraber elinizden telefonunuzu bırakıyor olabilirsiniz ama geride bıraktığınız içeriğin etkisiyle zihin dağınıklığını sürüyor. Bu arada zombiler sadece sosyal medya ya da WhatsApp bağımlılılarından ibaret değil. New York Üniversitesi bir araştırmasında, sorunda iş bağımlılarının da parmağı olduğuna dikkat çekiyor. Üstelik bu zombiler potansiyel tehlikenin farkındalar ama profesyonel dürtüler, iş kaygıları onları yine de telefonunu kurcalamaya itiyor. Bir de yolu bilse bile navigasyona bakarak gitme takıntısı olan zombiler var. Aslında buna onları trafikten kaçmaya çalışırken alternatif yolları öğrenme telaşı itiyor. Bu arkadaşların yola değil de navigasyona bakmalarından dolayı trafiği baltaladıklarına da eminim. Son olarak işin statü boyutu da var. İki eliniz kanda olsa, 7/24 online olmak yeni statü sembolü. Otomobil kullanırken de olsa online olamamanız itibarınızı sarsabilir. İtibarın böylesi de olmaz olsun. Aşırı önemli işleriniz, sizden haber bekleyenler, kaç beğeni aldığını merak ettiğiniz sosyal medya paylaşımlarınız olabilir ama bari otomobil dijital detoks yaptığınız alan olsun. Bırakın siz araç kullanıyorken paylaşımlar aksın, sizi merak eden etsin. En azından kendi kendine giden akıllı araçlar yollara düşene kadar gözümüz de aklımız da yollarda olsun.