Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Sağlığına kavuşması için "beyin pili" takılması gereken Parkinson hastası Yaşar Cantemur, ameliyatın 68 bin liralık masrafını karşılayabilmek için bekçilikten çorap ve mendil satmaya, gücünün yettiğini her şeyi yaparak günde yaklaşık 17 saat çalışıyor ve ameliyat maliyetinin karşılanması halinde borcunu ödemek için bir ömür boyu çalışacağını ifade ediyor.

Parkinson hastalığına bağlı olarak el, kol ve ayaklarının kontrolünde sıkıntı yaşadığı için her işi yapamayan, biri kız, biri erkek iki çocuk sahibi 39 yaşındaki Cantemur'un sağlığına kavuşması için beynine pil takılması gerekiyor.

Cantemur ise yaklaşık 68 bin lira tutan ameliyat masraflarını karşılayabilmek için günde yaklaşık 17 saat çalışıyor.

Gündüzleri bekçilik yapan, öğle tatilinde çorap, geceleri ise restoran önlerinde mendil satarak geçimini sağlamaya çalışan Cantemur, ameliyatın maliyetinin karşılanması halinde borcunu ödemek için bir ömür boyu çalışacağını belirtiyor.

Cantemur, uzun yıllar bazı televizyon kanallarının dış yapım bölümünde çalıştığını ancak sağlık sorunu nedeniyle çok sevdiği işinden ayrılmak zorunda kaldığını söyledi.

Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak'ın kendisine bekçilik yaparak para kazanması için imkan sağladığını aktaran Cantemur, çocukluğunda menenjit geçirdiğini, 2011'de Parkinson tanısı konulduğunu ifade etti.

Cantemur, hastalığa ilişkin belirtiler ortaya çıktığında dört farklı hastaneye gittiğini, uzun süre tanı konulmasında sıkıntı yaşandığını anlatarak, "O zaman 32 yaşındaydım ve bu hastalığın genç yaşta görülme sıklığı çok düşüktü. Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Parkinson tanısı konuldu. Bunun aslında bir yaşlılık hastalığı olduğu ve genç yaşlarda çok nadir
görüldüğünü anlattılar. Milyonda bir-iki görülen bu durum da beni buldu." dedi.

"SAYGI DUYULMAK VE İNSAN GİBİ YAŞAMAK İSTİYORUM"

Hastalığın yaşam standardını düşürdüğünü, kendisini yıllardır çalıştığı işinden ve sosyal yaşamdan uzaklaştırdığını dile getiren Cantemur, kendini her geçen gün daha çok yalnız ve çaresiz hissettiğini vurguladı.

Cantemur, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
"Her üç saatte bir ilaç içmek zorundayım, yoksa el, ayak ve kollarıma hakim olamıyorum. İstem dışı sallanıyor ancak uzun süredir ilaç kullandığım için ilaçlar da artık yeterli olmuyor. Özellikle sağ tarafımda sıkıntı yaşıyorum, yürümekte çok zorlanıyorum. Çalışmam lazım ama bunun için de güç sarf etmem gerekiyor. İlaçlarımı almadığımda kollarımı, ellerimi kullanamıyorum.

Normal yürüyemediğim için insanlar hakkımda yanlış düşünüyor. Geçen gün yürürken, kadının biri yüzüme tükürerek, 'Utanmıyor musun bu yaşta içiyorsun, yürüyemiyorsun bile.' dedi. Sallanarak yürüdüğüm için yanlış düşünüyorlar. Bunlar beni çok üzüyor, bilmedikleri için ön yargılı olabiliyorlar. Bunlar çok canımı acıtıyor. Bir gün bir mağazaya girdim, bir koltuk alacaktım ama görevli beni dilenci zannederek dışarı çıkartmaya çalıştı. Bilemiyorlar ama bunlar benim canımı yakıyor. Saygı duyulmak ve insan gibi yaşamak istiyorum."

"İKİ ÇOCUĞUMUN ELİNİ TUTABİLMEK İSTİYORUM"

Tedavi için ameliyat olması gerektiğini belirten Cantemur, bu konuda uzmanlaşmış bir hekime başvurduğunu söyledi.
Cantemur, "Doktor, haplarımı kontrol etti, bunun tedavi edilebileceğini, beynime pil takılması gerektiğini ancak bunun maliyetinin yüksek olduğunu söyledi. Bunun maliyetinin yaklaşık 68 bin lira tuttuğu belirtildi. Ben, bunu karşılayamayacağımı söyledim. Bu ameliyatın geri ödemesinin olduğu ancak ameliyatın yapılabilmesi için hastalığın belli bir aşamada olması
gerektiği iletildi." diye konuştu.

"BUGÜNE KADAR HİÇ MADDİ YARDIM İSTEMEDİM"

Devlet hastanesinde de kendisine bazı testlerin yapıldığını anlatan Cantemur, şöyle devam etti:
"Burada da hastalığın biraz daha ilerlemesi gerektiği iletildi. Devletin karşılaması için hastalığımın belli bir evreye gelmesi gerekiyormuş. Şu anda sırada çok kişi olduğu bilgisi verildi. Bana verilen raporda da 'Parkinson hastalığı mevcuttur' diye yazıyor. 2011'den sonra daha da ilerledi. Hastalığa bağlı engellilik yüzde 40'tı, şimdi yüzde 60'a çıktı. Devamlı ilerliyor, virüs gibi yayılıyor.

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, Sağlık Bakanımız Recep Akdağ'a bana yardımcı olması için sesleniyorum. Ben, bugüne kadar hiç maddi yardım istemedim. Sayın Cumhurbaşkanım ve Bakanım, bana yardımcı olunursa, ameliyatın bütün borçlarını gücüm, sağlığım yerine geldiğinde ödemeyi şart getiriyorum. Ben sadece sağlığımı istiyorum ki çocuklarımın, ailemin başında durabileyim. Rabbime her zaman 'Beni kimseye düşürme.' diye yalvardım."

İyileştikten sonra en çok yapmak istediği şeyin çocuklarıyla özgürce zaman geçirmek olduğunu dile getiren Cantemur, "En çok istediğim şey, iki çocuğumun elinden tutarak bir sahilde yürüyebilmek. Çünkü, bu halimle çocuklarımın ellerini dahi tutamıyorum." dedi.