Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
HABERTURK.COM

Sabri Ülker Vakfı, uluslararası bilim insanları ile iletişimcileri “Beslenme ve Sağlık İletişimi Programı”nda bir araya getirdi.

Türkiye’nin beslenme ve sağlıklı yaşam alanında faaliyet gösteren öncü kuruluşlarından Sabri Ülker Vakfı,
Türkiye’nin ilk uluslararası sertifikalı beslenme ve sağlık iletişim programını düzenledi.

Bilim insanları ve iletişimcilerin bir araya geldiği programın sonunda Almanya’nın önde gelen beslenme topluluğu Society of Nutrition and Food Science (Avrupa Beslenme ve Gıda Bilimi Topluluğu) tarafından sertifika verildi.

İYİ BİLİM İLE KÖTÜ BİLİM ARASINDAKİ FARKA DİKKAT!

Programa Beslenme ve Sağlık İletişimi Programı'na gazetecilerin yanı sıra bloggerlar da katıldı.  Avrupa Uluslararası Yaşam Bilimleri Enstitüsü Direktörü (ILSI Europe) Prof. Diana Banati, Oxford Brookes Üniversitesi Misafir Öğretim Üyesi Prof. Julian D. Stowell, Almanya Hohenheim Üniversitesi Beslenme Bölümü Başkanı ve Sabri Ülker Vakfı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Hans Konrad Biesalski, Doğu Akdeniz Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halit Tanju Besler, İstanbul Teknik Üniversitesi, Kimya Metalurji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Beraat Özçelik, Avrupa Gıda Bilgi Konseyi (EUFIC) Genel Direktörü Dr. Laura Fernández Celemín, Newcastle Üniversitesi Tarım, Gıda ve Kırsal Kalkınma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Lynn J. Frewer ve Bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Bülent Çaplı, iletişimcileri bilgilendirdi.

Beslenme ve sağlık konuları üzerine tüketicilerle doğru iletişimin önemini vurgulayan uzmanlar, iyi bilimin ve kötü bilimin farkında olmak gerektiğine, vatandaşa doğru ve yerinde bilgi vermek için kaynakların önemine değinildi. Uzmanlar, kaynağı sorgulanmayan ancak dikkat çekici olduğu için direkt kullanılan haberlerin halkın sağlığını bozabileceğini belirtti.

SAĞLIK SKANDALLARINA DİKKAT!

İki gün süren iletişim programının ilk gününde Prof. Diana Banati, gıdalarla ilgili sorunlar ve tüketicilerin endişelerine değinerek, halkla açık ve doğru iletişim kurulması gerektiğine dikkat çekti.

Prof. Banati, algı krizine neden olan haberlerin krizlere yol açtığını ifade ederek, bazı örnekler verdi. Örneğin deli dana olaylarının ardından tam bir gıda skandalının patlak verdiğine dikkat çekti. Banati, insanların dana eti tüketmeyi kestiğini ve tavuğa yöneldiklerini; dioksin skandalıyla ise insanların bu ürünleri tüketmeyi tamamen kestiğini bildirdi. Dioksin skandalında bilim tabanlı araştırma yapılmadığına dikkat çeken Prof. Banati, bu gibi durumların tüketicilerin algılarını olumsuz yönde etkilemesinin yanı sıra ülke ekonomilerinin, ithalat ve ihracatın da etkilendiğini savundu.

KOMŞU TAVSİYESİNDEN UZAK DURUN, İNTERNETTEKİ VİDEOLARA GÜVENMEYİN

Prof. Julian D. Stowell, bilimsel bilginin önemine vurgu yaparken, bilginin değişime uğramadan yayılabilmesi için Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde sürdürülen projelerden örnekler verdi. Prof. Stowell, insanların komşu tavsiyesi veya videolar üzerinden sağlık aradığına dikkat çekerek, bu tip kişisel bilgilerin bilimsel temelli olmadığını, güçlü bilimsel verilerin kaynak gösterildiği bilgilere dikkat etmek gerektiğini söyledi.

"SAĞLIĞINIZI BOZMAYAN DİYET SAĞLIKLI DİYETTİR"

Beslenme ve Sağlık İletişimi Programı’nda sağlık ve beslenme ilişkisi ise Prof. Hans Konrad Biesalski ile Prof. Dr. Halit Tanju Besler tarafından masaya yatırıldı.

Prof. Biesalski, sağlıklı beslenme hakkında bilgiler verirken, son yıllarda popüler olmuş diyet türlerine değindi. Paleo beslenme, vegan diyet türü, free diyet (glutensiz diyetler) gibi diyet tipleri hakkında bilgiler veren Prof. Biesalski, bazı vitamin ve minerallerden eksik, tek tip beslenmeye iten diyetlerin sağlıksız olduğunu vurgulayarak, "Sizin sağlığınızı bozmayan diyet sağlıklı diyettir" dedi .

"5 YILDA BİR SAĞLIK ARAŞTIRMASI YAPILMALI"

Prof. Dr. Halit Tanju Besler ise 2010-2013 yılları karşılaştırmasında tüm nüfusta erkek ve kadında BKİ (Beden Kitle İndeksi)'nin yani kilonun artmasına bağlı olarak, ölüm ve iş kayıplarının meydana geldiğini belirterek, bizim gibi nüfusu dinamik ülkelerde 5 yılda 1 sağlık araştırması yapılması gerektiğine değindi. Türkiye'de yasal düzenlemelerin arttığını söyleyen Prof. Dr. Besler, örneğin sakınılması gereken üç beyazdan biri olan tuzun ekmeklerde yüzde 25 oranında düşürüldüğünü, et ürünleri ve kırmızı biberde de tuz kullanımının azaldığını söyledi. Halk sağlığı için önemli bir tehlike olduğu belirtilen tuz 2014 yılında da salça, zeytin ve peynirde azaltıldı.

Prof. Dr. Beraat Özçelik, gıda işleme yöntemleri konusunda bilgiler verirken, Dr. Laura Fernández Celemín, besinler hakkında sıkça karşılaşılan efsaneler ve gerçeklere dikkat çekti.

Programın ikinci gününde ise beslenme sorunlarına ilişkin bilgi ve haberin yayılmasında gazetecinin oynadığı kilit rol ve bilimsel okuryazarlık gibi konular, katılımcılara Prof. Lynn J. Frewer ve Prof Diána Bánáti tarafından aktarıldı.

Prof. Bülent Çaplı moderatörlüğünde düzenlenen medya atölyesi ile de tamamlandı. Ardından iletişimcilere Society of Nutrition and Food Science (Avrupa Beslenme ve Gıda Bilimi Topluluğu) tarafından sertifika verildi.