Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Zayıflayan kemikte, normalde olmayacak nedenler sonucunda kırılma meydana gelmesi ‘patolojik kırık’ olarak adlandırılıyor.

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Levent Eralp, “Tuvalete oturma, yatakta sağdan sola dönme, bacak bacak üstüne atma gibi nedenler bile bu tür kırık oluşumlarına davetiye çıkarabilir” diyor. Bu kırıklar, genelde önceden ağrı belirtisi verse de bilinen kanseri olan hastaların yüzde 5-8’inde hiç ağrı oluşmuyor ve sadece kırıkla ortaya çıkan kemik metastazlarına rastlanabiliyor.

YÖNTEMLER GELİŞTİ
20’nci yüzyılın son çeyreğine kadar kol ve bacaklarda ortaya çıkan tümörlerin tedavisinin, tümörlü bölgenin kesilip alınmasıyla gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. Eralp; gelişen cerrahi teknikler, malzeme teknolojisi, ilaç ve ışın tedavilerinin yardımıyla kemik tümörü olan hastalarda kol ve bacakları yüzde 90 oranında kurtardıklarını ve ameliyat öncesindeki gibi koruyabildiklerini söylüyor. Bu amaçla yapılan özel protezler, mikro cerrahi yöntemler, kemik ve adale nakilleriyle 10-15 santimetreyi geçen damar ve sinir nakillerinin; kol ve bacak kayıplarının azalmasına yol açtığı belirtiliyor. Kemik metastazı olan hastalarda modern teknolojinin ürünü olan protezler, hastaları ameliyattan hemen sonra ayağa kaldırıp yürütüyor. Bu durumdan etkilenen kalça, diz ve omuz gibi eklemlerin kullanımı mümkün hale geliyor.

CERRAHİYLE İYİLEŞME
Bilinen bir kanser hastalığı olanlar ve tedavi sırasında hastalığı kontrolden çıkarak kemiklerine sıçrayanlar, zayıflayan kemiğin kırılması nedeniyle doktora başvuruyor. Prof. Dr. Eralp, bu hasta grubuna uygulanan temel tedavi yaklaşımının genelde cerrahi olduğunu, ilaç ve ışın tedavisiyleyse hastanın hem günlük yaşamına hızlı bir geri dönüş yaptığını hem de hayat kalitesinin korunduğunu dile getiriyor.

BU 5 NOKTAYA DİKKAT!
* İskelet sistemi tümörlerinde dikkat edilmesi gereken en önemli noktanın, şüphe duyulan şikâyet ya da bulguların varlığında hastayı bu konuda tecrübeli bir doktora ulaştırmak olduğu unutulmamalı.
* Hem tanı hem de tedavi aşamasında zaman kaybetmeyi ya da tehlikeli yanlışlıklar yapmayı önlemenin, hastanın tedavisinin başarısı için son derece önemli bir faktör olduğu hatırlanmalı.
* Doğru doktor, doğru cerrahi yöntem ve doğru ekibin bir araya gelmesiyle yüz güldürücü sonuçlara ulaşmanın mümkün olduğu bilinmeli.
* Tesadüfen ortaya çıkan kemik kistlerinin, adları korkutsa da genelde bir sorun yaratmadığı unutulmamalı.
* Ağrıda şüphe uyandıracak en önemli özelliklerin; ağrının birkaç hafta süreyle devam etmesi, ilaç kullanımı gerektirmesi, dinlenme sırasında da devam edecek ve kişiyi uykudan uyandıracak nitelikte olması, beraberinde gittikçe büyüyen bir şişlik bulunması ve şişlikle birlikte sertlik oluşması olduğu akıldan çıkarılmamalı.

YÜZYILIN SON TEKNOLOJİSİ: DONDURARAK KORUMA
İlk olarak Japonya’da kullanılmaya başlayan, ‘dondurarak koruma’ yöntemi, genellikle çocukluk ve gençlik çağındaki hastalara uygulanıyor. Bu aşamada, tümörlü kemik vücuttan çıkarılıp temizleniyor ve -180 derecelik sıvı azot kazanında donduruluyor. Dondurma işlemi, kemiğin dayanıklılığını bozmadığı gibi biyolojik aktivitesini de koruyor. Dondurulan kemik, yerine tek başına konulmuyor ve içi, enfeksiyonu önlemek için antibiyotik içeren kemik çimentosuyla dolduruluyor. Daha sonra karşı tarafın bacağından alınan ‘fibula’ adlı yedek kemik, dondurulmuş olan kemiğin içine gömülerek mikro cerrahi yöntemle ana damara bağlanıyor. Bu şekilde canlılık ve destek sağlanıyor. ‘Dondurarak koruma’ işlemiyle tümörlü kemiğin aslına uygun olarak yerine konulabilmesi, hem enfeksiyon riskini çok azaltıyor hem de zaman içinde kaynama meydana geliyor. Prof. Dr. Levent Eralp’e göre, bu işlemin uygulanması için tümörün kemiğin yapısına çok fazla zarar vermemesi gerekiyor.

ÇOCUKLAR YEDEK KEMİKLE BÜYÜYOR
Bazen küçük çocuklardaki tümörlerde, büyüme kıkırdağı ve eklem yüzü kemikle kesilip atılmak zorunda kalabiliyor. Bunun kalça ekleminin büyüdüğü noktanın tümörle birlikte kesilip atılmasına benzediği belirtiliyor. Bu nedenle, 4-5 yaşında bir çocuğun bacağını kalçadan kesip atmak yerine, ‘fibula’ adı verilen kemik, büyüme kıkırdağıyla birlikte mikroskop altında dikilerek naklediliyor. Prof. Dr. Levent Eralp, “Böylece hem eklemi tamir eden hem de büyüme yeteneğini koruyan bir uzuv elde edilmiş oluyor” diyor. Dünyada sayılı birkaç merkezde yapılabilen bu işlem, çocukların tümörden kurtularak sağlıklı şekilde büyümelerini sağlıyor. Çocuklar bu sayede günlük yaşamlarını devam ettirebilmelerinin yanında, (profesyonel tenisçi olmaları beklenmese de) bisiklete binmek ve futbol oynamak da dahil olmak üzere her türlü fiziksel aktiviteyi gerçekleştirme imkânına kavuşuyor.

GAZETE HABERTÜRK / CEYDA ERENOĞLU / YAZI DİZİSİ-2-SON