AA

AA muhabirine açıklama yapan Saylan, Kovid-19 salgınıyla mücadele tedbirleri kapsamında cuma namazı ve vakit namazları cemaatle kılamadıkları için üzgün olduklarını söyledi.

Cami cemaati ve mahalledeki vatandaşlarla irtibat halinde olduklarını ifade eden Saylan, İstanbul Müftülüğü personeli olarak Valilik koordinasyonundaki Vefa Sosyal Destek Grubu içerisinde de yer alarak ihtiyaç sahipleri için çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.

Kovid-19 salgını döneminde sokakta yaşayan ve yiyecek bulmakta zorluk çeken kedi, köpek ve martı gibi hayvanlara da yardımda bulunmayı kendisine görev addettiğini belirten Saylan, şöyle devam etti:

"Üsküdar'ın delisi, velisi ve kedisi meşhurdur. Biz hayvanlara merhamet etmek zorundayız. 'Siz yerdekilere merhamet ediniz ki göktekiler de size merhamet etsin.' diye buyuruyor Peygamberimiz. Kedi beslemek dinimizce sünnettir. Bizler kedi denilince Efendimiz Hazreti Muhammed'in kedisi Müezza'yı aklımıza getiririz. Peygamber Efendimiz, Uhud Seferi'ne giderken bir kedinin yavrularını emzirdiğini görünce onun başına nöbetçi diker ve döndüğünde kediyi sahiplenir. Efendimiz, kedisi cübbesine yatıp uyuduğunda o kediyi kıyamayıp cübbesini keser. Yine kedileri çok seven sahabeden Abdurrahman bin Sahr'e, Peygamberimiz 'kedi babası' anlamına gelen 'Ebu Hureyre' diye seslenir ve o günden sonra kendisine bu şekilde hitap edilir."

- "Kediler ve martılar sayesinde buralar neşelendi"

Sokakta Üsküdar'ın daimi sakinleri olan kedileri beslerken aç kalan martıların da gelmeye başladığını aktaran Saylan, onlar için de Balıkçılar Çarşısı'ndaki esnafın desteğiyle balık getirmeye başladığını belirtti.

Camide cemaatin olmaması nedeniyle hüzünlü olduklarını dile getiren Saylan, "Kovid-19 sebebiyle cemaatimiz yok ancak kediler ve martılar sayesinde buralar neşelendi. Beş vakit geldiğimizde etrafımızda bizden süt, mama, yem bekleyen kediler, martılar, sokak hayvanlarımız oluyor. Üsküdarlılar da bu konuda çok duyarlı. Burada canlıları beslediğimi gören komşularımız, esnafımız 'Hocam bizim de katkımız olsun.' diyerek, yiyecek getiriyor." ifadelerini kullandı.

Salgın döneminde şehrin muhtelif yerlerinde dışarıda yaşayan canlıların zor durumda kaldıklarına işaret eden Saylan, vatandaşları hayvan sahiplenmeye davet etti.

Kedi beslemenin sünnet olduğunu söyleyen Saylan, "Peygamber Efendimiz nasıl kendisi kedi alıp beslemişse bizler de o kedileri evlerimize alabilir ya da onlara yiyecek vererek sahip çıkabiliriz. Yani sevap olarak hem cennetimizi hem cehennemimizi kazanabiliriz. Bir kediyi eve hapsedip açlıktan dolayı ölürse cehennemini kazanırsın. Ancak bir kediyi sahiplenip, yedirir içirirsen cennetini kazanırsın." şeklinde konuştu.