Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Çamaş, ebru sanatına olan ilgisini, müziğe tutkusunu, hayallerini ve sanatta nasıl ilerlemek istediğini AA muhabirine anlattı.

Dedesi ve annesinin ebru sanatıyla ilgilendiğini ve kendisinin de bu ortam içinde doğduğunu belirten Çamaş, "Evimizin altında atölyemiz var. Okuldan geldiğimde servisten iner inmez atölyeye gidiyordum. İki yaşındayken aslında annemle dedemi gözlemleyerek öğrendim. Onlar bana kurallarla öğretmedi. Ben onlar ebru yaparken öğrendim ebru yapmayı. O yüzden de aslında ebruyu kendi yorumumla yapmaya başladım." dedi.

Çamaş, klasik ebruda çoğu zaman lale ve çiçek figürlerinin olduğunu aktararak, kendisinin ise henüz küçük yaşlardayken ebruya yorum kattığını, çocuk yüzleri, kediler ve kuşlar yaptığını dile getirdi.

- "Hepimiz bir araya geldiğimizde çok güzel bir bütünün parçasıyız"

5 yaşındayken akranlarına ebrunun nasıl yapıldığını öğrettiğinde, ebru yaptığını fark ettiğini söyleyen Çamaş, şunları kaydetti:

"Yaptığım çocuk suratlarıyla İstanbul Çocuk Bienali'nde yer aldım. Kendi yorumumla ebru yaptım. Hub Design adında New York merkezli üç kadın girişimcinin kurduğu bir sanat ajansı, benim ebrularımı temsil etmeye başladı. Aslında nisan ayında New York ve Londra'da bir sergi planlamamız vardı. Ama pandemi süreci sebebiyle iptal oldu maalesef. Yaptığım kolajlar, Contemporary Venedik ve Canvas London adlı iki uluslararası sanat fuarında sergilendi. Ben sürekli okul defterimin kenarına mandala yapıyordum. Ebru ile bunu birleştirmeyi düşündüm."

Sera Çamaş, iki ebru eserinin asla birbirinin aynı olmamasından hareketle kolaj yapmaya başladığını kaydederek, "Ben farklı ebruları birleştiriyorum ve bir bütün oluyor. Biz insanlar da aynı organlara sahibiz, aynı şekilde yaratılıyoruz ama hepimiz farklıyız. Farklı hislerimiz, farklı düşüncelerimiz var. Aslında hepimiz bir araya geldiğimizde çok güzel bir bütünün parçasıyız. Burada da farklı ebruları kolaj yaparak göz figürleri çıkardım." ifadelerini kullandı.

TED İstanbul Koleji'nde 11'inci sınıf öğrencisi olan, 9 yıldır da İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarında yarı zamanlı piyano bölümüne devam eden Sera Çamaş, piyanonun yanı sıra keman, gitar, ukulele gibi enstrümanlar çalabildiğini ve müziği çok sevdiğini söyledi.

- "Sürdürülebilir müzik eğitimi için her bir okula org götürmek istedim"

Çamaş, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Çocuk Hakları İl Komitesi Başkanlığı da yaptığını sözlerine ekleyerek, şu bilgileri verdi:

"Çocuk hakları için çalışıyorum. Köy okullarında müzik eğitimi ve sanal orman projelerim var. Köy okullarına müzik, 13 yaşında başlattığım bir proje ve amacım köylerde sürdürülebilir bir müzik eğitimi yapmak. Köylere gitmeye başlamama da ebru atölyeleri vesile oldu. Aslında ebru atölyesi yapmak için gitmiştik. Sonra ben de müzik atölyesi yaptım ve çocukların ilgisini görünce orada sürdürülebilir bir müzik eğitimi sağlamak istedim. Enstrüman toplayıp köylere götürmeye başladım. Sürdürülebilir müzik eğitimi için her okula org götürmek istedim. Bir kampanya başlattım ve 70'ten fazla orga ulaştı. Harran'a, Diyarbakır'a, Muş'a, Sakarya'ya ve Türkiye'nin birçok iline org götürdüm. Pandemi süreci sebebiyle sadece Harran'da müzik atölyesi yapabildim ama salgın bittikten sonra İzmir, Batman gibi birçok yere de gitme planım var."

Bugüne kadar sanat alanında elde ettiği başarıların hep hayal kurmaktan ve hayalleri için çalışmaktan kaynakladığına dikkati çeken genç sanatçı, "Aslında ben şunu fark ettim ki hayal ettiğimizde ve hayallerimiz için çok çalıştığımızda gerçekten gerçekleşmeyecek hiçbir şey yok. O konunun üstünde çok durursak, çok çalışırsak ve gerçekten çok istersek illa oluyor. Yaş veya herhangi bir şey hiç önemli değil. Yeter ki önyargılarımızdan kurtulalım." diye konuştu.