Erman Yaşar ve Mehmet Ayan dostlarımla birlikte yaptığımız yayında dedim ki "Ben  Fenerbahçe yönetiminin yerinde olsam Emre'yi alır kulübeye koyarım. Bir sıfat bulurum. Çünkü bu hakemlere, bu temsilcilere bu düzene bunların dilinden anlayan adam lazım. Ayar verecek biri lazım." 

Nitekim Emre, Fenerbahçe'ye dönüyor. 1 yıl futbolcu 1 yıl sonra da idari bir görev için. Saha içinde katkı verebildiği kadar verecektir ama artık fiziği 30 dakikaya kadar müsaade edebiliyor. Ama Emre'nin her maç kulübede olması, "Adam dövmenin"; "Rakip kulübeye baskın yapmanın"; "Hakeme sayıp sövmenin" geçer akçe olduğu düzende fayda sağlayacaktır. Madem düzen bu, madem bu düzende ayar verenin sözü geçiyor, Emre de ayar verme konusunda uzman biri olarak epeyce faydalı olacaktır.

Üstelik sadece rakibe ve hakemlere değil gerektiğinde kendi arkadaşlarını da fırçalayıp kendine getirecektir. Dolayısıyla Fenerbahçe yönetimi Emre'yi alarak doğru bir iş yapmış olacaktır.

PEKİ YA VOLKAN

Aynı şeyleri Volkan için söyleyemeyeceğim. Son 6-7 yıldır performansı sürekli gerileyen ve bu sene kadro dışı kalıp geri döndükten sonra da görüldüğü gibi tamamen tükenmiş. Artık futbolculukla işi bitmiş. Hırsla falan giderilecek eksiklik olmaktan çıkmış. Ha, o da Emre ile aynı saiklerle takımda tutulacaksa kaleci antrenörü kadrosuna alınır. Futbolcu olarak hiç katkısı olmaz ama Volkan Demirel'den bir Hasan Şaş efekti alınmak isteniyorsa kaleci antrenörü olarak istihdam edilebilir.

☆☆

Ne acı aslında değil mi? Ayar versin, ona buna küfretsin diye kulübelerde istihdamlar yaratıyoruz.. "Onlarda öyleyse bizde de böyle" deniyor.. Ne kadar utanç verici.. Ama maalesef gerçek bu. Yapılan, mecbur kılınan bu.. Bunun en büyük nedeni ise otorite boşluğu. Otoriteyi kimsenin sallamaması. O yüzden içeride aslan kesilenler Avrupa'da kuzu oluyor. Çünkü oradaki otoriteden (UEFA) korkuluyor. Bu işler düzelsin istiyorsak önce yabancı hakem getireceğiz sonra TFF seçim delege sistemini değiştireceğiz.. O zamana kadar alem buysa kural kavga...