23 kişilik kadro ile gideceğiz. 3'ü kaleci.

Normal şartlar altında Mert - Uğurcan ve Sinan Bolat olur herhalde.

Kalan 20 oyuncu için normal şartlar altında neler olabilir tahmin etmeye çalışalım. Defansın ortası için 4 oyuncu yazılır.

Bunlardan biri sağ bek ve orta alan da oynayabilen Kaan olacaktır. Direkt stoper olarak Merih - Çağlar ve Ozan Kabak desek geriye Zeki - Hasan Ali ve Ömer Bayram'dan oluşan diğer isimler savunmacı yazılır. Umut da her zaman sol bek alternatifi olacaktır.

Yine normal şartlar altında Burak ve Cenk kesin. Cengiz ve Hakan Çalhanoğlu'nu da sayarsak 4 forvet kesin. 5. forvet olursa Ahmed Kutucu olur ya da Enes. 3 kaleci + 7 direkt savunmacı + 5 forvet dediniz mi geriye 8 isim kalıyor. Sağ bek de oynayabilmesi hasebiyle elbette bu formunu sürdürmesi halinde Ozan Tufan kesin yazılacaktır. Emre Belözoğlu da öyle. Kalan 6 formanın ikisi defansif orta alan oyuncusu kontenjandan Okay ve Mahmut'a gider gibi gözüküyor. Tabi yine normal şartlar altında... Geriye kalan 4 forma için kıyasıya bir rekabet yaşanması muhtemel.

Bir kere İrfan Can-Kenan Karaman-Deniz Türüç-Efecan gibi isimler var. Yusuf bu formu ile zor girer kadroya ama biraz kıpırdansa bile kalitesi ile formayı alacaktır. Yetişmeleri ve yeniden forma girmeleri halinde Abdülkadir Ömür ve Dorukhan'ı da doğal kadro içinde sayacak olursak son kontenjanlar için inanılmaz bir mücadele ve rekabet olacaktır ligimizde.

Şampiyona seneleri ligdeki oyuncu performanslarını artırır. 4-5 soru işaretli mevki için gerek mevcut kadrodaki isimler gerekse ligde forma giyen diğer 'muhtemel' isimler kadroda olabilmek için çok çalışacaklardır. E bu da haliyle ligimize yansıyacaktır.

İyi bir takımla gideceğiz EURO 2020'ye. Sakatsız-kazasız belasız bir kadro ile gidebilirsek iyi kuraya da bağlı olarak derece de yapabiliriz.

'El gözü terazidir' demişler. İzlanda'nın değerli teknik direktörü Erik Hamren'in de doğru tespiti gibi bu kez yetenekli oyuncularımızın yanı sıra bu kez mücadele eden bir takımımız var. Üstelik 4-3-3 ve 4-2-3-1 gibi 2 sistemi iyi uyguluyoruz. Duran toptan gol bulabiliyoruz. Şenol Güneş damgasını tam anlamıyla görüyoruz yani. Ben umutluyum açıkçası. Herkesten ve her şeyden önem verdiğim şey ise bu ekibin ego şişkinliği içine girecekmiş gibi gözükmüyor oluşu. Sempatik ve güzel adamlardan oluşan bu takıma inanıyor ve güveniyorum.

Tabi bu yazı Andorra milli maçı ile ilgili olmalıydı.

Açıkçası ilk milli maçını oynayan Ozan Kabak'tan şüphem yoktu. Onun da performansı artacaktır çünkü alternatifi Roma'da direkt oynamaya başlayan Mert Çetin.

Enes için çok sevindim. Goller yaramıştır ona. Ahmed Kutucu'yu çok beğendim. Kadroya alınır mı bilemiyorum ama Almanya'nın onu gerçekten çok istediğini biliyorum. Santrafor - 2. santrafor ve sağ ön - sol ön oynayabiliyor. Bayern'e deplasmanda golü attığından beri takipteyim. Çok önemli bir potansiyel. Hazırlık maçlarında sürekli kullanılacağını düşünüyorum. Nazım geniş kadroda yer alan bir isim önemli alternatiftir. Dün de maçın en iyisiydi... Ömer Bayram'ın G.Saray'da artan özgüveni milli takıma da yansıdı. Ozan Tufan gayet iyiydi. Çalhanoğlu'nun kaptanlığını ve liderliğini beğendim. Bir kaza bela olmadan son maçı da bitirmek önemliydi. Pırıl pırıl takımıza başarılar diliyorum.