Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
AA

Meşe, SETA tarafından düzenlenen "Web Seminer Dizisi" kapsamında "Kovid-19 Sonrası Avrupa Birliği'nin Geleceği" başlıklı sunum yaptı.

Salgın krizinde AB'ye üye ülkeler arasında iş birliği konusunda yaşanan zafiyetlere değinen Meşe, birlik içinde ihracat yasağıyla başlayan ve Schengen sınırlarının kapatılmasıyla devam eden ulusal önlemler rejiminin başladığını vurguladı.

Meşe, "Böylelikle her ülkenin başının çaresine bakması gereken ve AB'ye karşı duyulan güvensizlik virüsünün hızla yayıldığı bir sürece girildi. Schengen rejiminin durdurulması AB'nin kazanımlarını sekteye uğratmanın başlangıcı oldu." diye konuştu.

- "Gruplaşmalar kamplaşmaya dönüştü"

AB içerisindeki ülkeler arasında her daim ulusal çıkarlara dayanan gruplaşma olduğunu hatırlatan Meşe, bunun daha önce AB kurumlarının dahilinde ve çıkara dayalı siyasi mücadele çerçevesinde seyrettiğini kaydetti.

Meşe, "Lakin geldiğimiz noktada gruplaşmalar kamplaşmaya dönüştü. Karşılıklı suçlamalar AB'nin meşruiyetini sorgulama sürecine kadar gitmiştir. İtalyanlar, destekte zafiyet göstermesinden dolayı AB'yi çok ciddi şekilde kınamıştı, hatta isyan etmişti." ifadelerini kullandı.

- "AB kurumları kriz yönetiminde ciddi zafiyet göstermiştir"

"Kovid-19'la mücadelede AB kurumları kriz yönetiminde ciddi zafiyet göstermiştir." diyen Meşe, salgın gibi bir krizin yönetilmesi için birlik içinde yaptırım gücü olan enstrümanlar gerektiğinin altını çizdi.

Meşe, kriz döneminde üye ülkeler arasındaki iletişim eksikliğine de değinerek, "AB Komisyonunun, ilk etapta, martın başlarında en azından inisiyatif alıp kriz yönetimi masası oluşturup üye ülkelerle iletişim kanalı oluşturması gerekiyordu." şeklinde konuştu.

AB'nin kuruluş hedefinde barış, refah ve dayanışma olduğunu anımsatan Meşe, bunun yerini ulusal rekabet, çıkar, bencillik ve üye ülkeler arasında kutuplaşmanın aldığına dikkati çekti.

Meşe, Avrupa'nın ahenkli ve tek sesli konuşan bir yapı olmadığını belirterek, "AB, şeklen bir devlet formasyonunda olsa da icraaten değil, kendi içinde kutuplaşmalar yaşayan bir yapıya büründü. Bu, mülteci kriziyle başladı ve devamında korona salgınında belirgin bir şekilde göz önüne çıktı." dedi.