Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

NTV canlı yayınında konuşan Şimşek, şunları söyledi:

"Uzun vadede önemli riskler, sorunlar var. Riskler dengeli gözüküyor. Geçen sene Türkiye o kadar olumsuz koşula rağmen Türkiye 1 milyon net yeni istihdam oluşturmuş, G-20 ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ülke olmuş. Bütçe açığı yüzde 2'nin altında tutuldu bu çok önemli. Merkez Bankası'nın son adımı önemli bir adımdı.

Türkiye'nin erken seçimine piyasanın tepkisi hem doğru hem olumlu. Belirsizlik azaldı. Yatırımcıların kafasındaki soru işareti kalktı. Seçimin hemen sonrasında hükümet kurulacak. Kim seçilirse seçilsin 5 yıl ülkeyi yönetecek. Piyasalar onun için olumlu bakıyor. Yeni sistemde Türkiye'nin önü açık, reformların gündeme alınması için bir fırsat.

Şöyle bir yukarıdan bir 10 bin metreden bakalım. Türkiye'deki cari açık ve şirketlerin döviz açığı sorunu yeni değil. Doğu Avrupa ve Orta Avrupa ülkeleri reformlar yaptılar. Çok hızlı büyüdüler. Para birimleri değer kazandı. Şu anda en kötüsü fiyatlanmış durumda.

Seçimin ardından gelecek güçlü bir reform dönemi ve jeopolitik gerginliklerin azalması Türk Lirası'na olumlu yansıyacak."

'LİRA'DA BU KADAR HIZLI BİR DÜŞÜŞ BEKLEMİYORDUK'

Liradaki değer kaybının enflasyonun tek haneye inmesini geciktirdiğini anlatan Şimşek, şöyle devam etti:

"Biz lirada bu kadar hızlı değer kaybı öngörmüyorduk. Burada temel sorun lira. Liradaki hızlı değer kaybı enflasyonun tek haneye inmesini en azından geciktirdi, öteledi. Para politikasının etkisi biraz gecikmeli çalışır. Faizi veya diğer tedbirleri bugün devreye soksanız onun etkisi zaman alıyor. İnanıyorum ki belirsizliklerin azaldığı, reformların ana gündem maddesi olduğu, seçimlerin aradan çıktığı, maliye politikasının destekleyici olduğu bir ortamda enflasyon eninde sonunda tekrar aşağı yönlü trende girer ama tek hane, kur nedeniyle şu anda ilk çeyrek için mümkün olmadı. Lirada çok ciddi değer kazanma söz konusu olmazsa kısa vadede zor görünüyor. Yine de Merkez Bankamızın bu noktadaki mücadelesi, hükümetimizin Gıda Komitesi, maliye politikasının destekleyici unsurları üzerinden mücadelesi devam edecek. Enflasyon, geçici kur şokları nedeniyle yüzde 10'un üzerinde, bir süre burada kalabilir. Eninde sonunda güçlü bir mücadeleyle tek haneye düşürülebileceğine inanıyorum."

DÖVİZLE BORÇLANMAYA KISITLAMA

Şimşek, dövizle borçlanmaya getirilecek kısıtlamaya ilişkin de şunları kaydetti:

"Döviz geliriniz yoksa ve dövizle borçlanırsanız, kurdaki iniş çıkışlar sizi ciddi şekilde etkiliyor. Bu da paniğe sevk edip reel ekonomiyi, enflasyonu vurabiliyor. Hiç döviz geliri olmayanlar dövizle borçlanıp içeriye yatırım yaptıklarında, dış dünyayla en ufak bir tartışmada, ne kadar haklı olursak olalım, firmalar döviz pozisyon açığı olduğu için hemen açık kapatmak amacıyla döviz piyasasında dolar almaya çalışıyor. Bu ne yapıyor, lira değer kaybediyor, enflasyon ve faiz artıyor. Döviz geliri olanlar dövizle borçlansın. Devletin döviz açığı yok, bilançosu sağlam. Devletle iş yapıyorsanız, özelleştirme, yenilenebilir enerji, yap-işlet-devret gibi devlet dövizle işleme izin veriyorsa, onu da kabul edeceğiz. Özetle, önümüzdeki yıllarda kur riskini yönetenler, yönetebilecekler, dövizle borcu ödeyebilecek kapasitesi olanlar borçlanacak, olmayanlar dövizle borçlanamayacak. Bu, Türkiye ekonomisinin geleceği ve piyasalardaki istikrar açısından son derece kritiktir. Almamız gereken bir tedbirdi aldık, herkes için iyi olacak."