Üye Girişi
Arama
Arama

HABERTÜRK SİNEMA PORTALI

Uğur Polat Filmleri
(2015)
Japonya ile Türkiye’nin ilişkilerine damga vuran ve iki ülke arasındaki dostluğun pekişmesinde büyük rol oynayan iki tarihi olay; Japon-Türk ortak yapımı “Ertuğrul 1890” filmiyle beyazperdeye yansıyor! 1890 yılında Japon sularında batan Osmanlı fırkateyni Ertuğrul’un hazin hikayesi ve Japonlar'ın gemi mürettebatını kurtarma çabaları ile 1985’te Tahran'da Saddam Hüseyin tehdidiyle mahsur kalan 215 Japon vatandaşının, Turgut Özal’ın talimatıyla THY tarafından İran-Irak savaşından kurtarılmasının çarpıcı öyküsünü kurgusal bir senaryoyla anlatılacak.
(2013)
Talihsiz bir olay sonrasında ceza alarak hapishaneye gönderilen Sibel, sekiz yıllık mahkumiyetin ardından özgürlüğüne kavuşur. İlk işi ise bu süreçte yetimhanede barınan kızı Rüya'ya tekrar kavuşmaktadır.
(2012)
Bakü’de görevli Hariciye Nazırlığı'nda görevli Kalem Müdürü’nün eşi Gül Hanım ve kızları Nihan, yanlarında Erzurum yolunda kendilerine eşlik eden Hariciye Nazırlığı üyesi Saci Efendi de varken, oldukça zorlu ve sert iklim koşullarının hüküm sürdüğü ıssız topraklarda yola almaktadırlar...
(2011)

Hasan Tolga Pulat'ın yönettiği paralel hikayeler draması Güzel Günler Göreceğiz, bir gün içinde ve İstanbul’da geçiyor. Hikaye, beş farklı karakterin - Cumali, Ali, Figen, İzzet ve Anna- kesişen yollarını anlatıyor ama hiç kimse bir diğerinin farkında değil, dolayısıyla da birbirlerinin hayatlarına müdahaleleri yok. Günün sonunda ise aslında insanların müdahale ettiği hayat ortaya çıkıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Uğur Polat, Buğra Gülsoy, Nesrin Cevadzade, Feride Çetin ve Barış Atay Mengüllü isimleri öne çıkıyor...
48. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde yarışan yapım En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Kurgu ve En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödüllerine layık görülmüştü.

(2011)

Yaşar, Apo, Kovboy Ali, Cevat ve Ertuğrul'un hayattaki tek gayeleri, karınlarını doyurmak ve en büyük tutkuları olan şaraptan bir gün bile olsun ayrı kalmamaktır. Günübirlik yaşayan bu beş kişi, gayelerine ulaşabilmek için zamanın fırtınalı politik atmosferinden dahi faydalanmasını bilir. Sokaklarda yaşayan bu beş evsiz 12 Eylül 1980 sabahı geldiğinde sokağa çıkma yasağı ile karşı karşıya kalırlar. Ancak onların gidebilecekleri tek evleri vardır; o da yine sokaklardır. Yaşanan bir dizi yanlışlıklar komedisi sonucu kendilerini siyasi mahkûmlarla birlikte aynı cezaevinde bulurlar.

Cezaevi yönetimi arasında ise bir güç savaşı mevcuttur. Uzun yıllardır cezaevini dilediği gibi yöneten Cezaevi Müdürü Hızır, 12 Eylül askeri müdahalesi ile cezaevine atanan Yüzbaşı Kenan’ın üstü olmasından memnun değildir. Bu esnada diğer cezaevi personeli de yaşanan yeni durum içinde kendilerine iyi bir yer edinme peşindedir. Bu keşmekeş Yaşar ve arkadaşları için iyi bir fırsattır ve bu fırsatı değerlendirip kendilerine rahata erdirmeyi bilirler. Ancak zamanla içeride yaşananlara gönlü elvermeyen Yaşar, dışarıdan da tanıdığı mahkûmları kurtarmak ve duvarların birbirlerinden ayırdığı Sinan ile Lale çiftini tekrardan kavuşturmak için bir plan yapar...

Orçun Benli'nin yazıp yönettiği ilk uzun metrajlı film olan Bu Son Olsun, 12 Eylül'e mizahi bir bakış atıyor. Filmde beş evsiz arkadaşı canlandıran Mustafa Uzunyılmaz, Orhan Eşkin, Ferit Kaya, Volga Sorgu ve Ufuk Bayraktar'a Engin Altan Düzyatan, Hazal Kaya ve Deniz Uğur gibi isimler de eşlik ediyor...

YENİ VİZYONDAKİLER
Mehmet Açar
2010'lu yılların en iyi 15 bilimkurgusu
Copyright © 2017 - Tüm hakları saklıdır. Habertürk Gazetecilik A.Ş.