CHP lideri Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Geçtiğimiz günlerde cezaevinden çıkan Eren Erdem'in de katıldığı grup toplantısında Kılıçdaroğlu, "Eren Erdem aramızda... 490 gün hapiste kaldı... Yargı bağımsız değil, ülkede demokrasi yok. Hapiste gazeteci olmaz, avukat olmaz, düşünce suçlusu olmaz" ifadelerini kullandı.

 

Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'i ölümünün 13'üncü yıldönümünde anan Kemal Kılıçdaroğlu, "Ecevit'in verilmeyecek hiçbir hesabı yoktu. CHP'ye sosyal demokrasi ilkelerinin gelmesi açısından çok önemli görevler üstlenmiştir. Sevgiyle, rahmetle anıyorum" dedi.

KILIÇDAROĞLU'NDAN ELEŞTİRİLER

CHP lideri, "Bizim gibi düşünmeyenler için de demokrasiyi savunuyoruz. Sonuçta hep birlikte bu ülkenin çıkarları için mücadele ediyoruz. Kayyum atamalarını bu bağlamda eleştirdik. Seçime gireceğim engel var mı diye sorup başvuruyor. YSK'ye gidiyor, hakimler sorun yok diyor. Seçime girip kazanıyor ve görevden alınıyor. Kayyum atanıyor. Hangi gerekçeyle alındığını bilmemiz lazım. Ankara, Balıkesir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı görevden alındığında da demokrasiye darbe olduğunu söyledik" diye konuştu.

BİLDİRİCİ TEPKİSİ

Faruk Bildirici'nin RTÜK üyeliğini düşürülmesine tepki gösteren Kılıçdaroğlu "RTÜK diye bir kurum var. Bizden seçilen Faruk Bildirici'yi görevinden aldılar. Faruk Bildirici, RTÜK Başkanı'nın yasalara aykırı diğer görevlerini maaşlarını dile getirdi. Bu nedenle üyeliğini düşürdüler. 600 kişinin seçtiği üyeyi 6 kişi düşürdü" dedi.

ADİL ÖKSÜZ SORULARI

CHP lideri, FETÖ ile mücadele konusunda Adil Öksüz'ün bulunamamasına dikkat çekerek şunları söyledi:

"Adil Öksüz'ün iki cep telefonu var. Herkesin toplanıyor onun iki tane. GPS cihazı da var kendi yanında. Onu Adil Öksüz nereden bulundu? Hangi kamu kurumu onu Öksüz'e verdi. Öksüz'ün ifadesi dahi alınmadı. Kayınpederini, kayınvalidesini her şeyini buldular. Öksüz'ü bir türlü bulamadılar. 15 Temmuz darbe girişimi Adil Öksüz yakalanmadan aydınlığa kavuşamaz. Öksüz'ü serbest bırakanlar da şimdi beraat etti. Hava Harp Okulu öğrencileri hâlâ hapiste. Öksüz gerçeği aydınlanmak zorundadır."

ÇİFTÇİLERE SESLENDİ

"Çiftçi borç batağı içinde. Çiftçi üretecek ama bankalar tepesinde" diyen CHP lideri, "İcralarla mücadele ediyor. Borçlarını ödeyemediği için kendisini yakan, intihar eden çiftçi var. Seçim öncesi 'Deponun yarısı sizden yarısı bizden' dediler. Hani ne oldu bu sözler?" Çiftçiyi çantada keklik olarak görüyor. Nasıl olsa bana oy verir diye düşünüyor. 2020'ye geliyoruz tohum destekleri hala ödenmedi. Soğan üreticinin elinde kaldı, kontrolsüz et ithalatı yapıldı. Oy vermeye devam et biraz daha ezileceksin ve göreceksin. Çiftçi kardeşim unutma. Saray gitti Sudan'da pamuk ekmek, yağlı tohum ekmek için arazi kiraladı. Faturasını sen ödeyeceksin. Oy vermeye devam et biraz daha ezileceksin ve göreceksin. Yurt dışından buğday, patates, canlı hayvan ithal eden adama oy mu verilir?" ifadelerini kullandı.

7 MADDE SIRALADI

Suriye'de 7 hata yapıldığını savunan Kılıçdaroğlu bunları şu maddelerle açıkladı:

1)Suriye’nin uluslararası konumu iyi okunamadı ve Dışişleri Bakanlığı devre dışı bırakıldı.

2) Emperyal güçlerin taşeronluğuna soyunuldu.

3)Teröristlerin Türkiye üzerinden Suriye’ye geçmesine göz yumuldu.

4) Musul Başkonsolosluğu’nun basılmasına edilgen tepki verildi.

5) Süleyman Şah Türbesi'ni, kendi toprağını terör örgütlerine karşı koruyamadı.

6) IŞİD terörüyle mücadele edilemedi.

7) Türkiye haklı iken haksız duruma düşürüldü.

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

"Erdoğan'ın açıklaması şu; giderken mektubu götürecek. Hani atmıştınız? Sen mektup taşıyıcısı mısın? O mektup sana nasıl geldi? Sen mektup için iki satır yazı yapmaya cesaret edemiyorsun. Rıza Zarrab kadar Türk milletinin şanını düşünmüyorsun. Onun için nota veriyorsun. Amerikan Büyükelçisini çağıracaksın, biz bu mektubu asla arşivlerimizde tutmak istemiyoruz diyerek vereceksin. Buradaki büyükelçiye vermeye cesaret edemezsen Amerika'daki Türk büyükelçisine vereceksin. Mal varlığı ile araştırma yapacağız dedik, paniğe kapıldı. Şunu söyleyeceksin; Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın mal varlığını araştırmazsanız namertsiniz diyeceksiniz. Benim ailemin yurt dışında beş kuruş parası yoktur diyeceksin. Eğer verilecek hesabınız varsa bunları söyleyemezsin. Biz niye söyleyebiliyoruz, çünkü alnımız açıktır."