Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sel felaketinin yaşandığı Giresun Dereli ilçesindeki incelemelerinin ardından vatandaşlara hitap etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, "AFAD ve çeşitli bakanlıklarımız, yürütülen çalışmalar için Giresun'a 73,5 milyon lira ödenek göndermiştir." dedi.

Erdoğan, Giresun'da esnafın 50 bin liraya kadar olan zararının tamamı, bu rakamı aşanların da 50 bin liralık kısmının hibe olarak verileceğini söyledi.

"Afetten zarar gören KOBİ'ler için 100 bin liraya kadar faizsiz kredi desteği ayrıca devreye sokulmuştur." diyen Erdoğan, "Giresun'da bir daha böyle bir afet yaşanmaması için toplam keşif bedeli 1 milyar 290 milyon lirayı bulan proje hayata geçirilecektir." şeklinde konuştu.

Dereli ve Doğankent ilçelerine 2 sahra sağlık çadırı kurulduğunu, sağlık hizmetlerinin aksatılmadığını vurgulayan Erdoğan, afet sonrasında 14 ekip ve 17 personelle vatandaşlara psikososyal destek de sunulduğunu ifade etti.

"KÖYLERİMİZDE 250 KÖY KONUTU İNŞA EDİLECEK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "TOKİ'nin Dereli'de yapacağı 142 konutun inşası için çalışmalara hemen başlanmıştır, Doğankent'te de 120 konut yapılacaktır." ifadelerini kullanarak, "Köylerimizde 250 köy konutu inşa edilecektir, altında ahırı olacak, üstünde de konutu olacak." dedi.

"Yaylaları betona boğarsak gün gelir hep birlikte bunun pişmanlığını da yaşarız." diyen Erdoğan, "Harşit Çayı Vadisi'ndeki tüm kum, çakıl ocakları kapatılacak. Derelere yapılacak müdahaleler kontrol altına alınacaktır." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, "Dere yataklarını ıslah edeceğiz, oralardan da tehdit almak istemiyoruz. Yıkımsa yıkım, inşa ise inşa, ihya ise ihya, yapacağız." diyerek, "İlçelerimizi ve köylerimizi tamamen ayağa kaldırana kadar tek bir anımızı boşa geçirmeyeceğiz." şeklinde konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, sel felaketinin yaşandığı Giresun'da önemli açıklamalar yaptı. Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle;

"Sevgili Giresunlular, Dereli'nin saygıdeğer güzel insanları, sevgili kardeşlerim, sizleri en kalbi duygularımla, hasret, muhabbetle selamlıyorum.

"İÇİŞLERİ BAKANIMIZ FELAKET GÜNÜNDEN BERİ BURADA"

Giresun 22 Ağustos günü merkeziyle Dereli'siyle, Espiye'siyle, Doğankent'i, Tirebolu, Görele, Güce, Yağlıdere'siyle ancak 50 yılda rastlanabilecek büyük yağış felaketine maruz kaldı. Bu felakette ilçelerimizde ve köylerimizde çok sayıda ev, işyeri, altyapı zarar gördü. Tüm siz değerli kardeşlerime geçmiş olsun diyorum. Ebediyete intikal eden kardeşlerime Allah'tan rahmet diliyorum. Geride kalan ailelerine, özellikle sabırlar diliyorum, milletimizin başı sağ olsun diyorum. Devlet felaketin ilk anından itibaren kurumları ve imkanlarıyla vatandaşın yardımına koşmuştur. İçişleri Bakanımız felaket gününden beri ekibiyle birlikte burada çalışmaları koordine ediyor.

"EN SON KAYBIMIZI BULANA KADAR ÇALIŞMAMIZ SÜRECEK"

Çevre ve Şehircilik, Tarım ve Orman ile Ulaştırma Bakanlarımız başta olmak üzere ilgili bakanlarımız kendi görev alanlarıyla ilgili her hususu yakından takip ediyor. Çeşitli kurumlarımız 1264 araç ve 3 bin 672 personel ile çalışmalarda yerlerini almışlardır. Arama-kurtarma, afet kaldırma çalışmalarımız için 36 ilden ekiplerimiz görev yapmıştır. Sivil toplum kuruluşlarımız da çalışmalara iştirak etmişlerdir. Mahsur kalan 172 vatandaşımızı hamdolsun sağ salim kurtarmışlardır. Şu ana kadar asker ve sivil 10 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Tekrar Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralanan 47 vatandaşımızın tamamı taburcu edilmiştir. Halen 5 insanımız kayıptır. En son kaybımızı bulana kadar çalışmalar sürecektir.

"GİRESUN'A 73,5 MİLYON LİRALIK ÖDENEK GÖNDERİLMİŞTİR"

Yol, su, elektrik gibi birkaç istisna yer dışında halkın istifadesine sunulmuştur. Kapanan 118 köy yolu açılmıştır. Halen temizlik çalışmaları devam ediyor. 101 bin metreküpün üzerinde rüsumat kaldırılmıştır. Bu rakam 920 bin metreküpe kadar çıkabilecektir. Dereli'de 80 bin metreküp rüsumat temizliği yapılmıştır. Afet bölgesinde 43 bina yıkılmış, 94 bina acil yıkacak şekilde ağır hasar görmüş, 492 bina hafif hasar almıştır. AFAD ve çeşitli bakanlıklarımız yürütülen çalışmalar için Giresun'a 73,5 milyon lira ödenek göndermiştir. Dün gece imzaladığım bir kararla tek seferde 20 milyon liralık kaynağı AFAD'a aktardık.

"50 BİN LİRA TEZKOP ARACILIĞI İLE HİBE EDİLECEKTİR"

İlçe kaymakamlarımıza ve belediye başkanlıklarımıza 13 milyon lira kaynak tahsis ettik. Hazine ve Maliye Bakanlığımız mücbir durum ilan etmiş, beyannameleri ve ödemeleri ertelemiştir. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin çiftçilere Halkbank'ın esnaflara kullandırdığı hazine destekli kredilerin ödemeleri ötelenmiştir. Esnaflarımıza yapılan çalışmayla 50 bin liraya kadar olan zararların tamamı bu rakamları aşanların da 50 bin liralık kısmı TEZKOP aracılığıyla hibe olarak verilecektir. TEZKOP bu parayı esnaf kardeşlerimin hesabına yatırıyor ve esnaf kardeşlerimiz de bütün ihtiyaçlarını bununla karşılama imkanını bulacak, bunun ödemesi yok.

"100 BİN LİRAYA KADAR FAİZSİZ KREDİ DESTEĞİ VERİLECEK"

Ekonomik ve sosyal hayatın normale dönmesi için afetten zarar gören KOBİ'ler için 100 bin liraya kadar faizsiz kredi desteği ayrıca devreye sokulmuştur. Belediyelerin İlbank'a olan borçlarının ödemeleri 6 ay süreyle tehir edilmiştir. Tüm belediyelere altyapı çalışmaları için İlbank tarafından 25 milyon lira hibe desteği sağlanmıştır.

"8 BİN ADET KIRMIZI BELEKLİ ALABALIK HİBE EDİLMİŞTİR"

Üreticilerimize tarımsal destekleme ödemeleri erkene alarak 8 milyon lira ödeme yapılmıştır. Toprak Mahsülleri Ofisi fındık alım tarihini 1 hafta öne çekmiş ve alım noktası sayısını arttırmıştır. Üreticilerimizin ödemeleri aynı hafta içinde yapılmaktadır. Balık yetiştiricilerimize 8 bin adet kırmızı benekli alabalık hibe olarak dağıtılmıştır. Bugün aynı zamanda balıkçılık sezonunun açılışı ve bunu da Giresun'dan yapacağız inşallah.

"TOKİ DERELİ'DE 142 KONUT İÇİN ÇALIŞMALARA BAŞLAMIŞTIR"

Orköy destekleri kapsamında toplam 5 milyon liralık hibe verilecektir. 2020 sonuna kadar Giresun iline özel hayvanlara yapılacak aşılarda bedel alınmayacaktır. Afet kapsamında 55 bin dekar mera ve yaylanın ıslahı gerçekleştirilecektir. Konut, işyeri hasarları için 6,5 milyon lira nakdi yardım yapılmıştır. TOKİ'nin Dereli'de 142 konutu için çalışmalara başlanmıştır. Doğankent'te 120 konut yapılacak, köylerimizde 250 köy konutu inşa edilecek.

"1 MİLYAR 290 MİLYON LİRAYI BULAN PROJE BAŞLATILACAKTIR"

Bunlar da gerçekten çok çok güzel konutlar. Toplam keşif bedeli 1 milyar 290 milyon lirayı bulan proje hayata geçirilecektir Giresun'un bir daha böyle bir felaket yaşamaması için. 120 milyon liralık bütçeyle bent yapımı, ıslah, kanal inşası ile köprü yapımı gerçekleştirilecektir. Harşit çayı vadisindeki tüm kum, çakıl ocakları kapatılacak, derelere yapılacak müdahaleler kontrol altına alınacaktır. Aksu deresi, Yağlıdere, Gelevera deresi, Harşit çayında entegre havza projesi hazırlanacaktır. Yaraları sarmak, afetin izlerini ortadan kaldırmak, ilçelerimizin sosyal ve ekonomik olarak yeniden canlandırmak için her türlü tedbiri aldık, çalışmalara başladık.

"DERE YATAKLARI YAĞIŞLAR KOLAYCA AKIP GİTSİN DİYE VARDIR"

Rabbimiz dünyayı bir düzen üzere kurmuştur. Bu düzende tabiatın hakkı vardır. Tabii insanın hakkı vardır. Diğer canlıların da hakkı vardır. Tabiatın hakkına riayet etmediğinizde bunun sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalırsınız. İnsanın hakkına riayet etmediğinizde bunun vebaliyle karşı karşıya kalırsınız. İnsanoğlu maalesef dünyadaki diğer varlıkların hakkına riayet etme konusunda giderek hoyrat, ihmalkar, cüretkar davranır hale gelmiştir. Bu dünya hepimize yetecek kadar büyük, Rabbimizin hepimize yetecek kadar ihsanı sonsuzdur. Tabiattaki dere yatakları büyük yağışlar olduğunda kolayca akıp gitsin diye vardır.

"İLK DÜĞME YANLIŞ İLİKLENİRSE SONRA DÜZELTMEK ZAMAN İSTİYOR"

Biz bu yatakları evlerle, işyerleriyle işgal edersek gün geldiğinde sel gelir bunları alıp götürür. Yaylalar, hayvanlar rahatça otlasın, insanlar imkanlarından istifade etsin diye vardır. Yaylaları betona boğarsak gün gelir pişmanlığını yaşarız. Ülkemizde imar ve şehirleşme çalışmaları en başından itibaren sorunlu ve sıkıntılı şekilde büyümüştür.Dere er ya da geç yatağını bulur. Taşkın geldiğinde yatağını bulur, istediğiniz kadar işyeri ve ev yapın. Onun önünde hiçbir şey dayanamaz. İstanbul başta olmak üzere kadim şehirlerimiz altyapısız şekilde dolmuş sonra buralar ıslah edilmeye çalışılmıştır. Halbuki tam tersi gerekiyordu. İlk düğme yanlış iliklendiğinde sonrakilerini düzeltmek ya hiç mümkün olmuyor ya da çok büyük bedel istiyor.

"BURADA BİNALARIMIZI ZEMİN ARTI ÜÇ, BİLEMEDİN DÖRT YAPACAĞIZ"

Türkiye son 20 yılda planlı ve altyapı öncelikli şehirleşme anlayışıyla buluşabilmiştir. Giresun'da yaşanan sel felaketinden aldığımız dersler önümüzdeki çalışmalarımızda inşallah bize ışık tutacaktır. Milletimizin de devlete gerektiğinde kendi menfaatinden vazgeçme pahasına destek vermesi gerekiyor. Dere yatağına bina yapmaktan belediye başkanı eninde sonunda pes eder. Vatandaşımızın anlayış göstermesi şarttır. Bu tür yerlerde dikey yapılaşma intiharla eşdeğerdedir. TOKİ olarak konutlar yapacağız, dükkanlar yapacağız. Ama bu dükkanları konutlarla beraber çok yüksek yapmayacağız. Zemin artı üç bilemedin dört yapacağız. Fazla yapmak istemiyoruz. Allah göstermesin bir depremde ortaya çıkacak olan bir bela ile karşı karşıya kalmak istemiyoruz.

"ÇEVRE BAKANIMIZIN PROJELENDİRMESİNİ GÖRDÜM VE HAYRAN KALDIM"

Hem güzel binalar yapalım esnafın dükkanı gayet güzel olsun, üzerinde konutlar gayet güzel olsun, şöyle bakıldığı zaman bambaşka bir güzellik olsun. Bakıyorum zemin altı 5, 5 kat bina var. Bu plana uygun mu? Değil. Şimdi bunların hepsini bitişik nizam yapacağız. Ben de İstanbul'da belediye başkanlığı yaptım ya, biraz bilirim bu işleri. Şimdi diyorum biz Dereli'yi yeniden inşa edelim. Bu konuda Çevre Şehircilik Bakanım çok hassas. Sağolsun bu işlerde, buralarla ilgili projeleri getirdi, gördüm ve ben de hayran oldum. Şimdi bu projeleri biz siz de yardımcı olur bunları buralarda uygularsak göreceksiniz 6 ay 1 sene sonra diyeceksiniz ki Allah sizlerden razı olsun, bu ne kadar güzel bir projeymiş. Bu arada dere yataklarını ıslah edeceğiz.

"BURADAKİ KÖPRÜLERİ YIKIP GAYET GÜZEL KEMER KÖPRÜLER YAPACAĞIZ"

Oralardan da tehdit almak istemiyoruz. Yıkımsa yıkım, yapacağız. İnşa ise inşa, ihya ise ihya onu da yapacağız. Bizim derdimiz, benim Derelili, Doğankentli, Yağlıdereli, Espiyeli kardeşim hepsi modern konutlarda, modern dükkan ve mağazalarda yerini bulsun, inşallah altyapı çalışmalarını en güzel şekilde yapacağız. Buradaki köprüleri yıkıp gayet güzel kemer köprüler inşa edip işi sağlama alacağız.

"REZERV ALANI BULMAK ÇOK ZOR O HALDE YAMAÇLARA YAPACAĞIZ"

Coğrafyanın zorluğu, arazinin kıtlığı, nüfus artışı inkar edilemez bir gerçektir. Bize burada rezerv alan lazım. Ama Dereli'de rezerv alan bulmak zor, dik yamaçlar. Olsa olsa oralarda konut inşa etme şansımız olabilir. Devasa bir projelendirmeye gitmek zor. Tabiatın kuralları çok daha büyük aşılmaz bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Devlet ve millet olarak el ele verip bundan sonra dünyanın kadim işleyişine uygun şekilde şehirlerimizi geliştireceğiz.

"BÖLGEDE YAPILAN HER ÇALIŞMANIN BİZZAT TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ"

Buraya Ordu-Giresun havalimanından geldik. Doğankent'e gidecek arama ve kurtarma ekipleri, vatandaşlarımızla görüşeceğiz. Akşam da Giresun'da balıkçılık sezonunun açılışını gerçekleştireceğiz. İnşallah kayıklarımızın tamamen bulacağımızı, yapılacak işlerimizi tamamlayacağımızı ümit ediyorum.

Her bir çalışmanın bizzat takipçisi olacağız. İlçelerimizi ve köylerimizi tamamen ayağa kaldırana kadar tek bir anımızı boşa geçirmeyeceğiz. Bir kez daha hayatını kaybeden vatandaşlarıma, askerlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Hepinize geçmiş olsun temennilerimi tekrarlıyorum. Hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlacakla"

DOĞANKENT'E DOĞALGAZ MÜJDESİ

İHA'nın haberine göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Giresun’da 22 Ağustos akşamı yaşanan sel felaketinde Dereli gibi selden zarar gören Doğankent ilçesine ziyarette bulundu.

Helikopterle geldiği ilçede ilk olarak Doğankent Belediyesi’ne uğrayan Erdoğan, burada balkondan ilçe halkına hitaben kısa bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında ilçeye yeni bir hastane ve doğalgaz müjdesi vererek “Amacımız süratle bu afetin yaşandığı yerleri yeniden ihya etmektir. Yıkılan binaların yapımı, alt yapılarının yeniden yapımı, zarar gören esnafımızın zararının süratle giderilmesidir” dedi.

Erdoğan, konuşmasının ardından belediye binasından ayrılarak helikopterle Tirebolu ilçesine geçti. Geçtiğimiz 22 Ağustos akşamı yaşanan sel felaketinde Tirebolu-Doğankent karayolunun 12. kilometresindeki yol açma çalışmaları kapsamında bölgede emniyet tedbiri almak maksadıyla görev yapan jandarma personelini taşıyan aracın menfezin çökmesi sonucu Harşit Çayı’na düşmesinin ardından kaybolan 1 jandarma personeli ile bir iş makinesi operatörünü arama çalışmalarını izleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada kayıp yakınları ile görüştü, yetkililerden bilgi aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sel bölgelerindeki incelemelerin ardından 2020-2021 su ürünleri av sezonu açılışına katılmak üzere il merkezindeki Merkez Balıkçı Barınağı'na hareket edecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan burada balıkçılara seslenmesinin ardından denize kalkan ve mersin balığı bırakacak. Vatandaşlara taze balık dağıtımını da gerçekleştirecek olan Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra balıkçı gemisi ile denize açılacak.

GİRESUN LİMANI'NDA AV SEZONUNU BAŞLATTI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Giresun Limanı'nda av sezonunun açılışına katıldı. Av sezonunu başlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan balıkçılara şöyle seslendi:

"NE HAK YERİZ NE DE KİMSEYE HAKKIMIZI YEDİRMEYİZ"

Denizde kısmetinizi geçireceğiniz günler, haftalar, aylar boyunca ağlarınızın hep dolu çıkmasını temenni ediyorum. Oruç Reis gemimizle Doğu Akdeniz'de sismik araştırma faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyoruz. İnşallah Akdeniz'den de Karadeniz'deki gibi güzel haberler almayı ümit ediyoruz. Türk milleti olarak biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz. Akdeniz ve Ege'de korsanlığa, haydutluğa asla eyvallah etmeyiz. Akdeniz'de en uzun kıyı şerit sahilimizi kimse Antalya sahiline hapsedemez. Bu meselede sadece rızkını denizden kazanan siz balıkçılarımızın değil 83 milyonun tüm fertlerinin bizim yanımızda durduğunu biliyoruz. Eski sömürgecilerin gazına gelerek Türkiye'ye karşı efelenenlere de yakın tarihlerini yeniden okumalarını tavsiye ediyorum. Biz üç tarafı denizlerle çevrili olan iklim ve coğrafi olarak sayısız imkan bahşedilmiş bir ülkeyiz. Denizlerimizde 550, iç sularında 380'e yakın balık türü yaşıyor. Ticari avcılık yapılabilen balık sayımız 100'ün üzerindedir. Sektör doğrudan veya dolaylı olarak 250 bin vatandaşımıza iş ve istihdam imkanı sağlıyor.

"BALIKÇILARIMIZA 43 MİLYON ÖDEME YAPTIK"

Geçtiğimiz avcılık döneminde üretimimiz önceki seneye göre yüzde 48, yetiştiricilik üretimiz yüzde 19, toplamda yüzde 33 gibi rekor seviyede artış gösterdik. Balıkçılık filomuzun Atlas okyanusundan Hint okyanusuna kadar açık sularda avcılık yapabilmesi için 10 ülke ile anlaşma imzaladık. Balıkçılarımızın Doğu Akdeniz'de uluslararası sularda 12 ay boyunca avcılık yapmalarını temin ettik. Orkinos kotasını 2305 tona, kılıç balığında 450 tona çıkardık. Tarım ve Orman Bakanlığımız 12 metre ve üzeri boylardaki 1650 balıkçı gemisini uydu aracılığı ile anlık olarak izliyor. Yeni sezonda İHA'lardan da denetimlerde yararlanacağız. Böylece yasa dışı avcılık yapanlara göz açtırmayacağız. Balıkçılarımıza ÖTV'si düşük yakıt veriyoruz. Balıkçılarımıza 7 milyar liranın üzerinde bir destek sağladık. Su ürünleri sektörüne son 18 yılda 2.7 liralık sübvansiyonlu kredi desteği verdik. Bugüne kadar toplamda 28 milyon lira güncel değerlerle 43 milyon lira kıyı balıkçılarımıza ödeme yaptık. İktidarlarımız döneminde su ürünleri sektörüne verilen destek 13 milyar lirayı buluyor. İhracat rakamlarımız yıldan yıla artış gösteriyor. Üçte ikisi AB ülkeleri olmak üzere şu an 100 ülkeye su ürünleri ihraç ediyoruz. 2023 senesi için 1 milyarlık ihracat hedefini hamdolsun planlanandan 4 yıl önce yakaladık. Yeni hedefimiz 2 milyardır. Allah'ın yardımı ve sizlerin de desteğiyle bu rakamın üstüne çıkacağına inanıyorum.

"KAÇAK, KURALSIZ AVCILIĞA RIZA GÖSTERMEMENİZİ RİCA EDİYORUM"

Su Ürünleri Kanunu değişikliğini 1 Ocak 2020 tarihi itibariyle hayata geçirdik. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bugüne kadar kaçak av yapan 100'ün üzerinde gemiye el koyduk. Kovid-19 salgını süresiyle geçerlilik süresi sona eren ruhsat sürelerini uzatarak balıkçılarımızı mağdur etmedik. Kiralanan alanların kira borçlarını erteliyoruz. Cumhurbaşkanlığı olarak bakanlarımızla ve ilgili kurumlarımızla üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. Siz balıkçılarımıza çok önem verdiğim birkaç hususu hatırlatmak istiyorum. İnsanoğlu olarak bizler bu dünyanın sahibi değil emanetçisiyiz. Deniz, göl, orman ve yeryüzünde bulunan herşey ömrümüz süresince istifade edilmek üzere bize verilmiş emanetlerdir. Rızkımızı kazanırken sadece günü kurtarmanın değil aynı zamanda yarına daha güzel ve müreffeh bir ülke bırakmak amacında olacağız. Kaçak ve bilinçsiz avcılık gelecek nesillerin hakkını gasp etmektir. Yasadışı trol avclığı denizlerimizi tahrip eden, canlı hayatını yok eden en büyük yanlışlardan biridir. Denizlerimizi korumanın herkesten önce rızkını denizden çıkaran balıkçılarımızın görevi olduğuna inanıyorum. Sizlerden kaçak, kuralsız bir şekilde avlanarak denizlerimizi tahrip edenlere rıza göstermemenizi rica ediyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken her birinize bereketli, bol kazançlı bir sezon diliyorum.