Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye seslenerek, "Sayın Bahçeli özellikle istirham ediyorum, elinizi vicdanınıza koyun bu tank palet fabrikasına yeter deyin. Ortada tank yok ama editör masasına Bakan Akar katılıyor ve diyor ki, bizim bir an önce tanka ihtiyacımız var diyor. Tank ne zaman üretilecek motor üretilince. Motor ne zaman üretilecek?.." ifadelerini kullandı. 

CHP lideri Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. CHP lideri Kılıçdaroğlu, konuşmasında adalet vurgusu yaparken "Adaletin son 18 yılda çok büyük kayıplar verdiğini biliyoruz. Güven kaybı yaşadığını biliyoruz. Adalete duyulan güvenin yerlerde süründüğünü ben söylemiyorum hâkimler söylüyor. Yargıtay başkanına, Anayasa Başkanı'na sorun, aynı şeyi söyleyecektir; adalete duyulan güven giderek ivme kaybediyor. Haksızlığa uğradığımızda başvuracağımız yer adalet kurumu olmalıydı" dedi. 

CHP lideri sözlerini şöyle sürdürdü:

"Etik ilkeleri belirleyen bildirge şu; Adalet Bakanlığı’nın internet sitesine girip bunu orada görebilirsiniz. Hâkim ve savcılar insan onuruna saygılıdır ve herkese eşit davranırlar. İkinci kural, bağımsızdırlar, Üçüncü kural tarafsızdırlar. Dört, dürüsttürler. Beş, yargıya olan güveni temsil ederler. Altı, mahremiyeti gözetirler. Yedi, mesleğe yaraşır şekilde davranırlar. Sekiz, yetkindirler ve mesleklerinde özenli davranırlar. Bu kuralların hepsine herkes imza atar. Ve devam ediyor, bu bildirge; Türkiye Cumhuriyeti hâkimleri ve savcılarının takip edeceği bağlayıcı bir bildirgedir diyor.

Geçenlerde imzalanan bildirgede, 'Yürütme organının doğrudan müdahalesi kabul edilemez boyutlara ulaşmıştır’ deniyor. Devam ediyor; 'hâkimler savcılar kurulu mevcut yapısıyla tamamen siyasileşmiş ve yürütmenin talimat niteliğindeki açıklamalarını görev addetmiştir.' Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en ağır yargı krizini yaşamaktadır. Tarihten gelen bütün o adalet duygusunun perçinlenmesi gerekirken giderek zemin kaybettiğini görüyoruz."

KAVALA KARARI TEPKİSİ

Gezi Parkı davasından beraat eden ve hakkında tahliye kararı verilen, ancak 15 Temmuz soruşturması kapsamında tekrar tutuklanan Osman Kavala kararı için tepki gösteren Kılıçdaroğlu, "Dünyanın bütün nehirleri adalete susamış bir insanın susuzluğunu gidermeye yetmez. Bir kişiye yapılan haksızlığı zulmü kabul edemeyiz. Zulüm karşı sesimizi yükseltmezsek, sadece düşüncelerimizi değil insanlığımızı da kaybetmiş oluruz" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, "Mahkeme oturuyor beraat kararı veriyor. Odasındaki bütün eşyaları dağıtıyor nasıl olsa beraat ediyorum diye. Cezaevi aracındayken Erdoğan konuşuyor, ‘Dün onu beraat ettirmeye kalktılar’ dedi. Bu lafı eden insanda adalet duygusu yoktur. Hemen harekete geçirdi, cezaevi arasındayken yine hapishaneye götürüldü. Bu mudur hak hukuk? Buna aklı başında olan kişinin itiraz etmesi lazım. Bunun siyasi yönü yoktur arkadaşlar bu insanı, ahlaki bir meseledir. Artık 'hakimler savcılar alçak kurulu' diyebiliriz. Hemen toplanıyorlar o yargıç hakkında hemen soruşturma açıyor. Biz de kalkıp bu ülkede adalet var diyeceğiz!"

CUMHURİYET GAZETESİNE YAYIN YASAĞI

Kanal İstanbul güzergahındaki arazi satışı haberlerine yayın yasağı getirildiğini öne süren CHP lideri, "Bir damat İstanbul olayı var. Kanal İstanbul güzergâhında yer kapatmış. Kimse yalanlayamıyor. Yayınlıyor Cumhuriyet gazetesi, sonra hemen yayın yasağı getiriyorlar. Bunun üzerine gazete erişim yasağı getirildi diye haber yapılıyor. Buna da ceza getiriliyor" diye konuştu. 

Man Adası davası kararını hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Man adasını açıkladık. Yönettiği devlete vergi vermemek için 15 milyon dolar para döndü beş kuruş para vermediler. Banka dekontlar bana ait diyor, para hareketlerin tamamı doğu. Slip kayıtlarının tamamı doğru. Ne oldu? Belgesel yaptık, yayın yasağı getirildi. O yasağı veren hâkimin vicdanı, hâkimlik ahlakı var mı? Sonra eleştirdim diye tazminat davaları açıldı. Önce benim davamın düştüğü hâkimler değiştirildi. Sandılar ki ben geri adım atacağım. Sizin feriştahınız gelse geri adım atmayacağım" dedi. 

DIŞ POLİTİKA ELEŞTİRİSİ

Türkiye'nin İdlib ve Libya'da izlediği politikayı sert bir dille eleştiren CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Filistin bile bizi desteklemiyor bugün. Bunları söylerken Türkiye'nin mavi vatanda daha güçlü olması gerektiğini ifade etmek için söyledim. Herkesle kavga ettiler. Herkesle. Kahramanlık edebiyatı yapıyor. Süleyman Şah Türbesi'ni kaçırana kahraman mı denir? Egemen güçlerinin gösterdiği havucun peşinden koşmayacaksınız" ifadelerini kullandı. 

CHP lideri, "Kahraman Trump, bir süre geçiyor hain Trump. Dışişleri Bakanlığı'nın sağlıklı bir politikası yok mu? Saray'da oturup dış politika belirliyorlar. Defalarca söyledim; tek bir Mehmetçiğimizin tırnağı bütün Suriye'den daha değerlidir. Biz sadece Suriye değil, tek bir Mehmetçiğimizin tırnağı Libya'dan daha değerlidir. Türkiye'nin çıkarları olunca bizim evlatlarımız eyvallah ama Türkiye Cumhuriyeti devletinin ordusu sarayın ordusu değildir" dedi. Kılıçdaroğlu, "Türkiye devletini egemen güçlerinin maşası haline getirecek kadar bu ülkeye yapılacak başka ihanet yoktur. Pinpon topu gidip nasıl gidip gelirsin. İdlib için gazeteciler soruyor, 'Savaş diyebilirim' diyor. Niye Meclis'e kapalı oturumda bilgi vermiyorlar? Ne oluyor bu İdlib'de? Ne oluyor bu Libya'da? Biz bunları öğrenmek zorundayız" diye konuştu. 

 

BÜYÜKELÇİ ATAMASI

CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Büyükelçilik namuslu insanların yapması gereken bir görevdir. Ama ayakkabı kutusuna da rüşvet alan bir adamı büyükelçi derseniz namuslu ve şerefli kavramını kirletirsiniz" dedi. Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu zat aynı zamanda Kuran'la da dalga geçiyordu, Bakara makara diyerek. Bunların ne kadar samimi olduğu buradan belli. Ayakkabı kutusunda rüşvet alan adam nasıl büyükelçi tayin edilir? Ya o adam daha büyük bir rüşvetle devletin sırlarını satarsa ne diyeceğiz? Devletin Kozmik Odasını bunlar açmadı mı? Üzüm üzüme baka baka kararır derler. Bir ülkücü kardeşimizin ölümünden aranıyordu. Şimdi o da büyükelçi. Bu büyükelçiyi de Sayın Bahçeli'ye armağan ediyorum. Bir büyükelçimiz daha var. Şaban Dişli. Bir milyon dolar rüşvet alan adam. Belgesini ortaya koyduk. O da şimdi büyükelçi. Ama iki kişi var. Onların da hakkı. Muammer Güler. O büyük götürdü. Diğeri Zafer Çağlayan desek ki Moskova Büyükelçisi yanlış yapmış oluruz. Neden saat merakı var. En iyisi İsviçre. Belki unutmuşsunuzdur hatırlatayım. Zafer Çağlayan 28 seferde 52 milyon dolar rüşvet aldı. Muammer Güler 10 seferde 10 milyon dolar rüşvet aldı. Egemen Bağış 3 seferde 1 milyon dolar. Şaban Dişli de belgesiyle ortaya koyduk o da ondan beslendi."

 

TANK-PALET FABRİKASI TEPKİSİ

Sakarya'nın Arifiye ilçesindeki tank-palet fabrikası hakkında konuşan CHP lideri, MHP lideri Devlet Bahçeli'ye seslenerek şunları söyledi:

"Sizde vicdan ve ahlak varsa hukukun h'si kavramı varsa, devlete ait bir kavramın bilabedel Katar ordusuna peşkeş çekilmesine itiraz edeceksiniz. Dava açıyoruz başka mahkemeye düşürüyorlar. Orada tutmaya çalışıyorlar. Bakın şimdi kim yalan söylüyor. 28 Şubat 2018, 'Ey Kemal efendi şu obüsler var ya onlar bu ülkede yapılıyor.' Doğru mu doğru. Hiç itirazım yok. Ama aynı Erdoğan ATV'de, havuz medyasında 15.12.2019'da 'Orası bir bakım tamir atölyesi ama bitmiş tükenmiş bir konumda. Kılıçdaroğlu diyor ki fırtına obüsleri gene burada üretiliyor. Gene yalan. Yok öyle bir şey.' Pes yahu pes. Başkan diyor ki tank üretimi yok diye ama Erdoğan Bergama'da 22 Şubat'ta söylüyor; şimdi biz tankımızı da üretiyoruz. Pes ya. İşin başındaki adam motor yok diyor. Erdoğan kalkıyor, Bak Kemal bilmez biz tankımızı üretiyoruz diyor. Tank palet fabrikası kiralandı mı? Erdoğan havuz medyasında, ' Burası sadece işletme noktasında BMC'ye 25 yıllığına kiralandı' diyor. Bir gün sonra Ethem Sancak çıkıyor, 'Devlet kira istemedi, kira ödemeyeceğiz' diyor. Kiraladık dediği adam kira istemediler diyor. Bergama'da Arifiye'deki fabrikayı da yine BMC burayı kiralıyor demiyorlar artık çünkü kira yoktur. Ama yalan Bay Kemal'de bol. Onun için bizim tabii yalanda onunla baş etmemiz mümkün diyor. Vallahi seninle baş etmek mümkün değil. İsterim ki kendisine yalanı dediğim için beni mahkemeye versin. Vallahi de billahi de senin attığın bütün yalanları senin hâkiminin huzurunda hepsini ispat edeceğiz. Daha acısı nedir biliyor musunuz? Fabrika orduya ait, çalışanlar da, üretim de . Üretileni Katar BMC ortaklığı alıyor, üzerine yüzde 12,5 kâr koyup orduya satıyor. Hayatımda böyle bir peşkeşe karşılaşmadım. Sayın Bahçeli özellikle istirham ediyorum, elinizi vicdanınıza koyun bu tank palet fabrikasına yeter deyin. Ortada tank yok ama editör masasına Bakan Akar katılıyor ve diyor ki, bizim bir an önce tanka ihtiyacımız var diyor. Tank ne zaman üretilecek motor üretilince. Motor ne zaman üretilecek?.."