Programda gazeteci Cem Küçük, Bakan Soylu'ya, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile aralarının açık olduğuna dair dedikoduları hatırlatarak, "Berat Bey'le aranız kötü mü?" şeklinde soru yöneltti. Soylu, soruyu şöyle yanıtladı:

 

"Bu soru birkaç kez daha geldi böyle bir dedikodu var mı, var. Biraz önce söylediğiniz mahviller bu tip dedikodular, üretirler, üretiyorlar. Biz, şahsiyetlerimiz üzerinden eğer bir siyaset geleceği oluşturacaksak bize yazıklar olsun. Kişiliklerimiz üzerinden, memleketimizin bu kadar meselesi varken, bu ülke bu kadar dertle karşı karşıyayken, bunu şahsiyetlerimiz ve kişiliklerimiz üzerinden... Tam tersi bizim oluşturduğumuz ciddi bir sinerji oldu Berat Bey'le. Ne zaman oldu? İlk bakan olduğumuz, birlikte olduğumuz dönemler. Şimdi, o, o kadar işine gömülü, ben o kadar işime gömülüyüm ki ikimize de verilen büyük sorumluluklar var. Bu sorumluluklar bizim açımızdan çok önemli sorumluluklar. Birincisi ekonominin kaptanı, tam kaptan yani. Bir de burada bir birikimi ve bir ekonomik saldırıyı, iki kelimeyi de doğru kullanıyorum, birisi bir birikimi, bir maliyeti, iki ekonomik saldırıyı ortadan kaldırabilmek için ve Türkiye'yi ekonomide yükselen bir rayın içerisine koyabilmek için büyük bir mücadele veriyor."

"DEDİKODULARA ÜZÜLÜYORUM"

Akşam saat 06.00'da işini bırakan politikacılardan olmadıklarını vurgulayan Soylu, şunları anlattı:

"Saat 6'da, 7'de, 8'de işini bırakan, birileriyle oturup akşam sohbetleri yapan, dünyayı kurtaran, Türkiye'yi kurtaran bir halimiz yok. Biz hamal gibi çalışıyoruz. Gecenin ikisine, üçüne kadar çalışıyoruz ve bunu yapmak zorundayız. O da çalışıyor, ben de çalışıyorum. Ben onun nasıl çalıştığını görüyorum, o benim nasıl çalıştığımı görüyor. Bu tabloyu gördükten sonra bütün bunların hepsi, üzülmüyor muyuz? Üzülüyoruz. Ben üzülmüyor muyum, üzülüyorum. Bu tip dedikodulara dahi üzülüyorum. Sebebi şu, biz başka bir anlayışın içerisinde ama Türkiye'de bunlar hep yaşanmış, hep olmuş. Rahmetli Menderes'le, rahmetli Celal Bayar'ın oradaki bakanların, daha sonra Adalet Partisi dönemi, Anavatan Partisi dönemi hep bunu yapmışlar ama bu dönem başka bir dönem. Bütün bunu konuşurken şunu söyleyeyim eğer kendimizin böyle bir nefsi var idiyse, eğer bunu Cumhurbaşkanımızın bu kapsayıcılık ve kuşatıcılık içerisinde bize evlat gibi muamele ettiği bir noktada biz bunu yapıyorsak bize de yazıklar olsun. Bu kadar açık ve net."

Bu konunun gündemde tutulmasından da rahatsız olduğunu dile getiren Soylu, şöyle devam etti:

"Hepimizin birbiriyle ayrı fikirleri, düşünceleri, farklı yaklaşımları söz konusu olabilir. Bir şeyi daha söyleyeyim, bu kabinede aynı yaklaşımı, aynı siyasal bakışı, aynı hassasiyeti en çok birlikte yaşadığım Berat Bey'dir. Bunu çok net söylüyorum. Siyasal bakış, Türkiye bakışı, gelecek bakışı, aynı hassasiyetleri en çok yaşadığım, en çok kişilerden biri demiyorum, ama iş tutma biçimi farklı olabilir, onun alanı farklı, benim alanım farklı. Bunlar apayrı bir şeyler ama temel politikalar, bilmem ne bu apayrı bir şey. Böyle bir şey konuşmadığımız, küs olduğumuz, birbirimize bakmadığımız, baktığımız, ben anlamıyorum bunları ve üzülüyorum bunlarla ilgili. Bundan bir endişem de şu yani şundan da endişe ediyorum, hakikaten üzülüyorum da ben vatandaş olsam, 'Memleketin meselesi bitti de bu ikisinin böyle birbirleriyle bilmem nesi mi kaldı' diye bu incitici, ayıp da bir şey."

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri