Köstebek avı!
Başkan Aysal'ın, temas kurulan kişinin resmi menajer olmamasının basına yansımasından dolayı bazı yöneticileri direkt suçladığı, istifanın eşiğine gelen isimlerin olduğu öğrenildi
G.Saray yönetimi bir büyük krizin daha eşiğine geldi... Son günlerde yönetimdeki tartışmalar ve transfer haberlerinin perde arkasının basında yer almasının büyük rahatsızlığa neden olduğu, yönetimde ‘köstebek’ avına başlandığı bildirildi.
Özellikle Shaqiri transferinde yaşanan menajer skandalının ortaya çıkmasıyla zor durumda kalan ve kimden sızdığı konusunda araştırmalara başlatan başkan Aysal’ın, bazı kişileri direkt suçladığı ve bundan büyük rahatsızlık duyan yöneticilerin istifa etme noktasına geldikleri öğrenildi.
AYRILIKLAR OLABİLİR
İki ayrı cepheye ayrılan yöneticilerin birbirlerini suçladıkları, başkan Ünal Aysal’ın da olaya müdahil olarak araştırma yaptırması ve bazı yöneticileri hedef almasının bardağı taşırdığı bildirildi. Haziran ayında seçime giderek listesini yenilemeyi planlayan başkan Aysal’ın, son yaşananların ardından 15 kişilik yönetim kurulunu daraltmayı planladığı da kaydedildi.
Fatih Terim de daha önce özellikle transfer konusunda yönetimle paylaştığı görüşlerin basında yer almasından duyduğu rahatsızlığı dile getirmişti.
SHAQİRİ NEDEN YATTI? (Erhan Telli'nin 28 Ocak Cumartesi günki yazısı)
ŞİMDİ size bir transfer hikayesi anlatacağım. Ama baştan itiraf edeyim; anlatacağım olaylar keşke bir kurgu olsaydı da, ben de bunları gülerek dinleseydim. “Yok artık, bu kadarı da olmaz” diyebilseydim...
Ama ne yazık ki öyle olmadı! Milyonlarca Galatasaray taraftarı gibi, bizlerin de günlerce takip ettiği, hatta teknik direktör Fatih Terim’in bile merakla “Sonu ne olacak?” diye beklediği, Baselli yıldız Shaqiri’nin transferinin perde arkası olaylarını duyduğumda, kulaklarıma inanamadım. Aslında bu olayları ve gelişmeleri öğrendiğimde, Shaqiri transferinin neden gerçekleşmediğini daha iyi anladım. Uzatmayalım isterseniz...
Çünkü her şey gurbetçi bir vatandaşımızın, yurt dışında gördüğü başkan Ünal Aysal’ın yanına giderek, “Oğlum menajerlik yapıyor. İsterseniz size yardımcı olur” demesiyle başlamış... Artık o kişi sevgili başkanı nerede görmüş bilemiyorum. İsviçre’de kayak yaparken mi? Yoksa bir restorantta arkadaşlarıyla yemek yerken mi? Orası meçhul. Ama olayın böyle başladığı ve daha sonra başkandan telefon numarasını alan o adamın menajer oğlunun, Fatih Terim’in istediği Shaqiri için, başkan adına tek yetkili olarak çalıştığını ve son ana kadar transferi tek başına yürütmeye çalıştığını, adım gibi biliyorum. İşte o menajerin yürüttüğü transfer operasyonu esnasında, başkanın talimatı ile hiçbir yöneticinin bu işe karıştırılmadığı ve aynı şahsın zaman zaman yöneticilerle de temasa geçerek “Her şey iyi gidiyor. Merak etmeyin” dediği de aşikar. Ancak bu işte bir tuhaflık olduğu en başından o kadar belliydi ki!
Fatih hoca, Shaqiri ismini resmen açıkladıktan sonra gözler transferle ilgilenen yöneticilere çevrilmiş ancak hiçbirinin Shaqiri hakkında sağlıklı bilgi veremeyişi kafaları karıştırmıştı. Tuhaflık, bu transferle ilgilenmesi gereken üç futbol komitesi üyesinin de İstanbul’da olması ve İsviçre’ye bir kez bile gitmeyişlerinden anlaşılıyordu. Ama başkan öyle istiyordu ve o menajere çok güveniyordu. Yıllardır futbolun içinde olan ne o yöneticiler, ne de Terim, ismi ilk kez duyulan bu menajeri tanımıyorlardı.
Durumdan şüphelenip biraz araştırdıklarında, adamın gerçek bir menajer olmadığı ortaya çıktı. Bu gurbetçinin Basel’de bir dönerci ya da restoran işletmecisi olduğu, Shaqiri’yi de buradan tanıyarak “Transferi ben hallederim” dediği öğrenildi. Olayı öğrenen yöneticiler, başkana kişinin menajer olmadığı ve Basel Kulübü ile temasa bile geçemediği anlattı ama başkan inanamadı. Sonra Florya’dan İsviçre arandı ve aynı şahsın G.Saray adına yaptığı tekliflerin dikkate bile alınmadığı ortaya çıktı. Hemen resmi teklif iletildi. Ancak 8 Milyon Euro’su garanti olan ve bonuslarla arttırılan bu teklif kabul edilmedi. İsviçreli yöneticiler 13 Milyon Euro’su peşin, 15 milyon Euro isteyince, başkan pahalı bularak, transferden vazgeçti. Üstelik daha önce Ronaldinho için yıllık 5.5 milyon Euro ve 7 milyon Euro’luk bonservisi gözden çıkarmasına rağmen. Hikayenin sonuna gelince...
Tabii ki bu duruma en çok Shaqiri’yi çok isteyen Fatih Terim üzüldü. Transfere bulaştırılmayan yöneticilerin ise ne kadar haklı oldukları ortaya çıktı. Bir de... Başkan hep “Ben futboldan anlamam ama futboldan anlayandan anlarım” diyordu ya... Bu olay gösterdi ki, futboldan anlayanlardan anladığı konusunda da bu kadar iddialı olmaması ve özellikle transferde çok dikkatli olması gerekiyor.
HTSPOR / Erhan TELLİ