Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

2 FARKLI DEVRE
SERDAR ALİ ÇELİKLER
Hikmet Karaman, Kweuke’nin yokluğunda ilginç bir 11 ile sahaya çıkardı takımını. Sağ bek Orhan sağ önde; sağ açık Sercan sağ bekte idi. Deniz Kadah orta üçlüden biri; tek santrfor Mehmet Akyüz idi. Pereira ise Nani’sizliği Volkan Şen ile Gönül’süzlüğü de Şener ile gidermeye karar vermişti. Ama bir sorun daha vardı: Rize sanki maça gelmemiş gibiydi. Bir türlü konsantre olamamış gibi bir halleri vardı. Volkan’ı tutmakla görevli Sercan, bunu yapamadığı gibi 2 de penaltıya sebebiyet verdi ve F.Bahçe işi kolayladı. Bu iki penaltıya kadar ev sahibi en çok şut attığı ilk yarıyı oynadı. Souza’nın net 2 pozisyona girmesi ve akan oyunda bu pozisyonları bulması 2. devre F.Bahçe’si için vurguladığımız önemli özelliklerinden biriydi. Ligin ilk devresinde sadece forvetlerini ceza alanına yollayan Vitor; 2. devrede Souza’yı da Ozan’ı da tehlike bölgesine daha çok yolluyor. Geçen hafta da yazmıştım, bu oyuncular henüz yeterince top alamıyorlar ama aldıklarında Fener’in gol sayısını artırırlar.

İlk yarıda rakibi boğan, pozisyon vermeyen, kendisi de pozisyon bulan F.Bahçe için ilk yarı bittiğinde “Rahat bir galibiyet geliyor” dedik.

Hikmet Hoca 2. yarıya doğru hamlelerle başladı. Macera arayıp sağ beke koyduğu Sercan’ı alıp Orhan’ı asıl mevkisi olan beke çekti. Deniz Kadah’ı en uca; Mehmet Akyüz’ü de sağ forvete kaydırdı. Sylvestre ile de orta alana hem atletizm hem de driplingi katmak istedi. Başlangıç düdüğüyle Volkan Demirel’in ikramı ile kazanılan penaltı ile maç Rize adına dengeye geldi. İlk yarıdaki Rize maça dönmüştü. Ama ilk yarıda iyi oynayan Fenerli futbolcular 2. devreye çıkmayı lüzumsuz görmüşler belli ki.. Bu kez onlar konsantre sorunları yaşadılar. 65’e kadar dengeli geçenta Kjaer ve Alves dışında ortada bir maç oynandığının farkında olan Fenerli oyuncu sayısı neredeyse yoktu. 65’ten sonra denge sağlandı ve Fener yine sağlam oyununa döndü. RvP’nin koşularını hala tam anlamıyla alamayan oyuncularla oynaması dolayısıyla Hollandalı’ya pozisyon getiremediler. Alper-Şen- Markoviç en az 3-4 pozisyonda son pasları doğru atamayınca da skor kısıtlandı. F.Bahçe adına olumlu yön; rakibe yine doğru dürüst pozisyon verilmemesiydi. İlk 45’te yeterince üretilmesi de bir başka artıydı. Ama koskoca 2. yarıda kaleyi bulan tek şutun 84’te atılması da kabul edilebilir bir durum değil. Dün vasat Hasan Ali ve Şener’e; kötü Topal’a; çabalayan ama üretemeyen Ozan’a; 2. yarıda olmayan Şen ve Alper’e rağmen kazanılan 3 puan önemlidir.

Gelelim hakeme... Ateş Bitnel ‘gazlanan’ yeni hakemlerimizden. Serdar Çakır ekibi tarafından da tutuluyor. Dün verdiği 3 penaltıdan son 2’si doğru. Ama ilk penaltı tamamen yanlış bir karar. Daha da önemlisi o penaltı kararının ardından yaşadığı 8-9 dakikalık dağılma.. İşte söylemek istediğim bu. Hakem hata yapar.. Ama sadece Türk hakemleri hata yaptıklarını düşündükleri andan itibaren dağılıp yanlışlar yapıyor...

VOLKAN DEMİREL
İlk devrede rakibe asist yaptı, Rize değerlendiremedi. 2. devre başında da penaltıyı yapıp rahatladı. Konsantresiz ve dağınık görüyorum.

AVANTAJ ARTIK FENER'DE
MERİÇ MÜLDÜR
Üç değil, 5 değil,10 değil. Bu sezon neredeyse her maça hakem kararları damga vuruyor. Fenerbahçe’nin üst üste iki maçında da ön plana çıkan hakemler oldu. Böyle değerlendirilmesi doğaldır, hak da verilebilir.

Ama başka bir yönden de bakabilirsiniz. Geçen hafta Eskişehir’de, dün Rize maçında tartışmalı penaltılar Fenerbahçe’nin işini kolaylaştırdı gibi gözükse de ortada net bir gerçek var. Ne Eskişehir’in ne de Rize’nin zaten puan alacak gücü yoktu. Dün ilk penaltı “ucuz”. İkincisi ise penaltı gibi penaltı değil ama kural penaltı diyor. Sercan Kaya’nın eli açıkta ve topa müdahalesi istemeyerek de olsa var.  Rize’nin kazandığı ise çok açık penaltı.

Rize hele hele ilk yarıda pas bile yapamamış, sahasından çıkamamış, hücumda hiç yok. Şutu yok, şut girişimi yok. İkinci yarıda biraz toparlanmış gibi gözükse de Kadıköy’den puan çıkarmak zaten zor. Topu topu bir pozisyon yakalayıp puan almak çok daha zor.

Fenerbahçe’de ise pek değişen bir şey yok. Futboluyla büyülemese de, gol anlamındaki üretkenlik tatmin etmese de sonucu almayı biliyor. Rakibi kendi sahasından çıkarmasa da pozisyon anlamında karşılığını alamıyor. Dün aslında 2-0’ı da yakalayınca maçı çok daha kolaya çevirebilirdi. Ama Şener de Hasan Ali de ikinci yarıda beklenen bindirmeleri yeterince yapamadı. Volkan da Markoviç de son tercihlerini iyi kullanamadı. Özellikle Volkan beni hayretler içinde bırakıyor. Ne zaman oyuna sonradan girse şekli şemali değiştiriyor. Ne zaman 11’de başlasa şaşırtıyor. Nani’nin de yokluğunda fırsatı bulmuş ama sanki bal yapmayan arı. Gidiyor, gidiyor, sonunda takılıyor. Şaşırtan bir isim de Ozan. Özellikle bu isimler ve bir de Alper Fenerbahçe için çok önemli. Ancak üçü de yerinde sayıyor.

Kanat bindirmeleri olmayınca haliyle Fernandao da Van Persie de istedikleri topları alamadı. Rize’de santrayla birlikte golü bulunca belki de biraz tedirginlik geldi takıma. Ama Fenerbahçe tedirgin olsa da panik yapmıyor. Bu da büyük avantaj. Hele hele Beşiktaş’a karşı. Çünkü Beşiktaş’ın da en büyük dezavantajı panik havası.

Ligin ikinci yarısı start alırken yüzde 51’de olsa Beşiktaş’ın ufak bir avantajı vardı. Bence şimdi tersine döndü. Beşiktaş’ın iki maçı eksik de olsa Fenerbahçe’nin 5 puan önde olduğu bir gerçek. Bunun da psikolojik bir üstünlük sağlayacağı kesin. Ki Beşiktaş takımı bir aydır maç oynamıyor, şubat ayında da 6-7 maç oynamak zorunda kalacak. Biri de Kadıköy’de çıkacağı derbi. Şubat ayı Beşiktaş için dert ayı.

KOLAY BAŞLADI ZOR BİTİ
FAİK ÇETİNER
Ligde galiba derbileri bekleyeceğiz. Çünkü ligimizde büyüklere kafa tutacak takım sayısı çok az. İşte Rize. Kweuke sakat, oynamıyor, F.Bahçe karşısında pozisyon bile bulamıyor. Rakibin üstüne gitmeye çekinen, pozisyon üretemeyen bir takımın Kadıköy’den puan alması mucizelere bağlıdır. F.Bahçe’nin gücü belli. Rakibin aklını karıştıracak çok silahı var. Kime tedbir alacaksın, belli değil.

Maç başlar başlamaz kendi alanına saklanan bir Rizespor görünce oyun çabuk kopar dedik. Markovic’in Volkan Şen’in kanatlardaki hareketli oyunu, Ozan Tufan’ın biraz kıpırdanışı, Fernandao’nun gücü, Mehmet Topal ve Hasan Ali’nin istikrarı oyunun ilk yarıda tek kale maça dönüşmesine yetti de arttı. Şimdi kimse oturup hakemin verdiği penaltıları tartışmasın. Bu maçta F.Bahçe kolay kolay puan kaybetmezdi.

Maçın ilk yarısı iki penaltı golüyle iki farklı bitince, ne yalan söyleyelim, ikinci yarıyı pek merak etmiyorduk. Çünkü Rize’den ilk 45 dakika hiç ışık alamamıştık. İkinci yarı başladı, bir sürpriz penaltıyla maça renk geldi. Rizespor farkı bire indirince, ümitlendi. İlk yarıdaki F.Bahçe, ikinci yarıda da durunca rakibe adeta gün doğmuştu. Ancak Rize’nin ne oyun planı, ne de arzusu vardı. F.Bahçe’nin geride geniş alanlar bırakmasından bile faydalanamadılar.

Kweuke’nin olmayışı, bu yarıda Sarı-Lacivertli ekip için büyük şanstı. Pereira’nın maçın son bölümünde yaptığı değişiklikler (Fernandao-Van Persie, Volkan Şen-Alper) ise tamamen gönül alma niyetineydi. Çünkü bu değişiklikler de oyunun gidişatını değiştiremedi. F.Bahçe kolay başladığı maçı, zora sokarak tamamladı. Takım kazandığına göre Pereira’ya laf söylemeye pek hakkımız yok. Hayırlısı diyelim, geçelim.

SARI KART ALIŞKANLIĞI
F.Bahçeli futbolcular çok kolay kart görüyorlar. Hem kendi evinde oynuyorsun, maçta stres yok gerginlik yok, 5 sarı kart görüyorsun. Bu iş hayra alamet değil.

SAKİN OL HOCA!
Dün hakem orta alanda Fernandao aleyhine bir faul çaldı. Pereira neredeyse sahaya dalacaktı. Sakin ol hoca! Bunlar ne sana ne de F.Bahçe’ye fayda sağlamaz.