Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Türkiye Kupası’nın tüm esprisi, F.Bahçe kupayı alınca bitti. 29 senelik espri malzemesi, üst üste 2 yıl kupa alınmasıyla sona erdi. Ondan sonra Türkiye Kupası sahipsiz, zavallı bir hale düştü. Aslında kulüpler kupalarla büyürler. Alınan kupalarla gururlanırlar. Ama sadece ülkemizde değil, Avrupa’da da eski önemini çoktan kaybetmiş bir organizasyon yerel kupalar... 13.5 milyon dolara yayınların sahibi olan Atv, ilk yılki gibi G.Saray ve Beşiktaş’ın erken elenmesiyle zarar etmesin diye statü değişti. Kupaların tek esprisi, tek heyecanı olarak kalan “zayıf ve alt lig takımlarının üst lig takımlarını elemesi” ihtimali tamamen ortadan kalktı. 4 büyük takımın tamamı gruplardan çıksın ve en azından son 16’daki 8 maçın 4’ü büyüklerin oynadığı maçlardan oluşsun mantığı geldi. Tamamen yayıncıyı korumak için yapılan grup statüsü de kupanın önemini artırmadı. Büyükler bir yana 2. lig takımları bile yedek kadrolarla maça çıkmaya başladılar.

Bu yıl TFF, bir hafta sonunu lig yerine kupaya ayırdı. Dünyadaki diğer örnekleri gibi.. Ama lig heyecanı ne ‘ortamda’ vardı ne de tribünlerde..

Gelelim Aziz Yıldırım’ın ‘Seneye katılmayacağız’ diyerek bakış açısını gösterdiği kupada Kayseri karşındaki F.Bahçe’ye. Bir kere kupanın ‘önemsenmemesinden’ olsa gerek Kayseri bu sezon Kadıköy’e gelip de önde baskı yapan ilk takım oldu. Ev sahibi, rakip sahaya 2 dakika 8 saniye geçemedi. Maçın 90 dakikası boyunca savunmasını da gerektiğinde Fener yarı sahasına çıkararak baskı kurmaya çalışan Tolunay Kafkas’ın ekibi, bu riskli planın bedelini daha 8. dakikada ödeyebilidi ama Nani bariz golü kaçırdı. Ama bu andan sonra ilk 45’te bir Ozan kafası; 2. 45’te de bir Caner şutu dışında pozisyon vermediler. 90 dakika boyunca önde baskı mantalitesini bırakmayıp Fenerbahçe’yi sürekli geri koşturup yordular. Uzatma anlarında ise yorulup gömüldükleri ilk 15 dakika boyunca kaleci Abdulaziz takımı ayakta tuttu.

Vitor ise 65’te bugüne kadar hiç yapmadığı bir şeyi yapmış ve “Fernandao santrfor, RVP hemen arkasında” formasyonuna dönmüştü. Bu formasyon sürerken önce Markovic’i, sonra Josef’in yerine Diego’yu da sahaya attı. Yani bugüne kadar kendisinden görmediğimiz ofansif risklerin tümünü aldı.. Son 10 dakikada 10 kişi kalan Kayseri, 110 dakikalık yorgunluğun da etkisiyle iyice gömüldü. Eksik kalan rakibin üstüne stoperleri ile de giden F.Bahçe, Kadlec bindirmesi ile gelen Diego golü ile maçı aldı. Çok yoruldukları bir maçtan sonra umarım, “Önde basan takımlara karşı ne yapabiliriz” dersine çalışırlar.

9.5 RVP

Doumbia veya bir başkası, bir hücumcu daha alınacaksa RVP’nin dünkü gibi 9.5 numara pozisyonunda Fernandao ile beraber oynamasının takıma ofansif anlamda kuvvet katacağını düşünüyorum. Ozan da Diego da, onun dünkü kısa sürede verdiği hücum katkısını sağlayamıyor.

VOLKAN ŞEN

Bir daha yedek kaldığı için tepki göstermesin.