Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

F.Bahçe'nin lobisi yok. Lobi yapma becerisi de, bu beceriyi sağlayacak uluslararası ilişki uzmanı yöneticisi de yok. Aziz Yıldırım ve yönetimi, Lütfi Arıboğan-Ebru Köksal ve İlhan Helvacı’nın operasyonları üzerinden okuyor 3 Temmuz’un UEFA ayağını. Bu sayılan isimler F.Bahçe aleyhine operasyon yapmışlarsa dahi ancak ‘görevli’ pozisyonunda olabilirler.

F.Bahçe 3 Temmuz’un UEFA ayağını çözmek istiyorsa önce Marinakis-Villar ilişkisini çözmeli. Büyük fotoğrafa bakmalı. Evangelis Marinakis, Olimpiyakos’un başkanı. Başkanlığı Kokkalis’ten devraldı. Kokkalis, Avrupa legal bahis piyasasının piridir. Kokkalis, Olimpiyakos başkanlığını Marinakis’e bıraktı. Marinakis’in asbaşkanı da Savvas Theodoridis. İşte bu Theodoridis’in oğlu Theodore, şu an UEFA Genel Sekreteri. Bu isimleri hafızanızda tutun.

Gelelim Angel Maria Villar’a. Villar, İspanya Federasyonu Başkanı. Platiniİnfantino ve Villar, UEFA’yı yöneten 3’lü idi. Amerika; İngiliz ve Alman destekli FIFA ve UEFA operasyonu yaptığında, İnfantino karar aldırmış ve “Platini dönene kadar içimizden biri aday çıkmayacak” dedirtmişti. 15 gün sonra kendisi FIFA’ya başkan adayı oldu. FBI, UEFA ve FIFA’ya ‘dalınca’ en can alıcı bilgileri İnfantino’dan aldı. İnfantino, FIFA Başkanı oldu. Blatter de Platini de gitti. UEFA üzerinde hala soruşturma sürüyor. Şu anda araştırılan isimlerin başında Villar geliyor. Villar hem bu genel UEFA soruşturmasıyla uğraşıyor hem de kendi ülkesindeki Recreativo Huelva takımının bir yolsuzluğunun üstünün örtülmesiyle suçlanıyor. Buna karşın halen haftanın 3 günü Nyon’da.

Şimdi bu Villar, o şaşalı günlerde hem hakem atama komisyonu hem de ceza işleri komisyonunun başındaydı. Yardımcısı da Theodoridis’ti. Marinakis’in asbaşkanının oğlu yani. Cezalara bu ikili karar veriyordu. Bu Villar’ın oğlu Gorki Villar’ın bir hukuk firması var. Üstelik Gorki, Conmebol’ün (Güney Amerika Futbol Konfederasyonu) genel sekreteri. Düşünün koskoca G.Amerika ülkelerinde bir tane genel sekreter bulunamıyor, İspanyol Gorki, genel sekreter oluyor. Villar ailesinin etkinliği nerelere kadar uzanıyor.

Gelelim konumuza; F.Bahçe yargılanırken müfettiş Pierre Cornu görevden alınıyor ve yeni bir soruşturma savcısı atanıyor. Atanan savcı Palacios. Ne tesadüftür ki Palacios, Gorki Villar’ın bürosundan bir avukat. Yani hakim, (Villar) savcının (Palacios) işvereni. F.Bahçe ceza alıyor. 1 sene ile bitecekken 3 yıl ceza alıyor. Birkaç yıl sonra hemen hemen aynı suçlamalar Olimpiyakos’a karşı yapılıyor. Üstelik Yunanistan’da da ‘o dönem Türkiye’si gibi’ tapeler delil sayılıyor. Olimpiyakos’ta bahis şikesi şüphesi de var. (Hatırlayalım, eski başkan Kokkalis’in ne iş yaptığını) Dava dosyası UEFA’ya geliyor. Ceza dairesinin başkanı Villar-Theodoridis. Peki Olimpiyakos’un Başkanı Marinakis, avukat olarak kimi tutuyor dersiniz? Evet Palacios’u. Savcı pozisyonunda iken Fener’e “0 tolerans” deyip önce 1 yıl, sonra katılım hakkı, sonra 2 yıl daha veren UEFA’nın Palacios’u; avukatı olduğu Olimpiyakos için “Davanın bitmesini beklemek gerek” savunması yapıyor.

Ceza kurulundan çıkan karar: Olimpiyakos, Avrupa’ya katılabilir... Şimdi UEFA’da da FIFA’da da “Çıkar çatışması olamaz” maddesi varken; Fener’i de geçtim Olimpiyakos’a ceza verecek kurumun başında Olimpiyakos’un asbaşkanının oğlu varken F.Bahçe hala İlhan- Lütfi-Ebru diyor. Fotoğraftaki tek eksik şu: Villar-Marinakis ikilisinin F.Bahçe’ye ceza verdirmekle ellerine ne geçtiğini bulmak.

Marinakis’in Türkiye’deki en büyük dostunun Ünal Aysal olduğunu da belirtelim. Hatta Prandelli’yi Aysal’a öneren ismin Marinakis olduğu Türk medyasında da haber olmuştu. Şimdi soruyorum: F.Bahçe, Platini’yi ‘haklayan’ İsviçre Başsavcısı Michael Lauber ile hiç görüşmüş müdür? FBI’dan bir randevu istemiş midir? Palacios’un hem F.Bahçe hem Olimpiyakos davalarına atanmasının Villar ve bağlı bulunduğu daire başkanlığı dolayısıyla ‘çıkar çatışması’na girip girmediğini araştırmış mıdır? Açıkçası hiç sanmıyorum. Belki de F.Bahçe, UEFA’nın 3 Temmuz’unun arka planının ortaya çıkmasını istemiyordur. Ben fotoğrafı gösterdim. Tek eksiği de söyledim. Fotoğrafı tamamlamak -eğer gerçekten istiyorlarsa- F.Bahçe Yönetimi’nin işi.