Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Gazete Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Bloomberg HT'te yayınlanan Spor Saati programında Milli Takım'la ilgili çarpıcı sözler söyledi. 

EURO 2016'da Hırvatistan ve İspanya'ya yenilen A Milli Takım, son karşılaşmasında Çek Cumhuriyeti'ni mağlup etmiş ancak bu sonuç en iyi 3.'ler arasına girmemize yetmemişti. Futbolcuların performansından çok prim tartışmaları gazetelerin manşetlerinde yer almıştı.

Turnuvadaki görüntümüz ve prim tartışmalarına futbolcuların verdiği tepkiler ile ilgili konuşan Fatih Altaylı'nın açıklamaları sosyal medyada büyük beğeni topladı. Altaylı, Twitter'da en çok konuşulanlar arasına girdi.

İşte dün yayınlanan programda Fatih Altaylı'nın yaptığı açıklamalar:

"TURNUVANIN UZAK ARA EN KÖTÜ TAKIMI TÜRKİYE"
"Bizim Milli Takım kadar duran, bizim Milli Takım kadar yan pas, geri pas yapan, bunun sonucunda pres yiyip sürekli top kaptıran başka bir takım görmedim. Yani turnuvanın uzak ara en kötü takımı Türkiye. Türkiye'ye benzer kötülükte başka bir takım yok."

"Herkes sonuç odaklı zannediyor Türk halkının öfkesini... Türk halkının ve medyasının kızgınlığı sonuç odaklı değil. Biz İspanya'ya yenilebiliriz, 3-0 da yeniliriz, 5-0 da yeniliriz. Hırvatistan'ı, Çek Cumhuriyeti'ni yenebilirsin, yenilebilirsin. Dün Macaristan 4 tane yedi. Utanç verici bir top mu oynadılar? Hayır. Hiç bırakmadılar maçı. Böyle bir durumda Milli Takım'ın kötü oynaması bir eleştiri nedeniydi."

"KİMSİNİZ SİZ!"
"Bir diğer nedeniyse Türk Milli Takımı'nın artık giderek Türk insanına egemen olan tarzıydı. Sürekli bir höt-söt! Hadi lan, ne höt-sötü! Kimsiniz siz! 'Beni eleştiremezsiniz' diyorlar, niye eleştirmeyeyim! Ben senin paranı veriyorum, ben o decoder'ı aldığım için sen futboldan para kazanıyorsun. Ben o tribüne gittiğim için futboldan para kazanıyorsun. Ben olmasam sen yoksun! Sen nasıl dönüp bana konuşuyorsun. Hadi lan, sen kimsin! Dur bir 5 dakika yerinde. Tamam biz sizin hakkınız veriyoruz.

"AYA ROKET Mİ YOLLUYORSUNUZ BE ŞEREFSİZLER!"
"Bununla ilgili yazdıklarımda haklarını savunmaya çalışıyorum. Ama o üstten bakan, 'sen kimsin ki bana laf söylüyorsun' tarzı... Türkiye'de bir kişiye tahammül ediyoruz mecburen, hadi ikiye edelim. Bütün bir Milli Takım'a hocasından en kıtipiyoz oyuncusuna kadar ben tahammül edemem bu havada. Sen kimsin ulan! Defol git! Asgari ücretin 400 dolar olduğu ülkede alacaksın 2.5-3 milyon euroları alacaksın, prim listeleri de burada... İki tane kıçıkırık maç oynayıp büyük bir kısmetle üst tura çıkacaksın, finale kalacaksın, yarım milyon euro prim alacaksın, sonra dönüp vıdı vıdı diyeceksin. Eleştirim ben, sen de dinlersin. Dersin ki 'özür dilerim, hata yaptık, eksik hazırlandık..." Alttan alırsın ya. Hem suçlu güçlü! 'Hata yaptık, istifa ediyorum, milli takımı bırakıyorum...' neyse eyvallah dersin. Bunlar da insan dersin. Ama kalkıp da bir de horozlandığın zaman, 2 maç kaybedip 1 maç kazandığında kıçın tavana kadar yükseliyorsa, hadi lan derim ben de sana... Hadi lan, defolun gidin! Kazandın da ne oldu, bir yere mi çıktın? Elenirsin de orada birileri elenecek. Tavır kardeşim, tavır, tavır... Ulan biraz alttan al. Sürekli bir öfke! 'Sana gösteririm, sana bilmemne yaparım...' Sen kimsin ulan! Aya roket mi yolluyorsunu be şerefsizler! Üç kuruşluk top oynayacaksınız. Oynayamadın, ona da eyvallah. Bakın kızmıyorum, oynayabilirsin. Ama o havadan konuşma tonu, ona posta, buna posta... Siz kimsiniz kardeşim, siz kimsiniz ya!"

"EMRE MOR BU REZİLLİĞİN İÇİNDE BÜYÜMEMİŞ"
"İnternete koymuş birisi. En güzel fotoğraflardan birisi o. Emre Mor çocuk gibi seviniyor, gole sevinen bir insan. Öbürünün suratında bir öfke, bir hırs. Sen dur be kardeşim. Sevin ulan, bizi de sevindir. 18 yaşında çocuk belki de odasına Modric'in posterini asıyordur. Ne var yani, ayıp mı? Forma değişmekten ne farkı var? Ne kadar hoş, ne kadar insani... Çocuk Danimarka'da büyümüş kardeşim. Burada bu rezilliğin içinde büyümemiş. Size söyleyeyim, Emre Mor yarın bir Türk takımına transfer olsun, gör Emre Mor'u. Uyar çünkü buraya. Burası insanı bozan bir yer kardeşim! En tepeden, en alta böyle bir bozulma."

"BÖYLE BİR MİLLİ TAKIM OLMAZ"
"Milli Takım'ın iletişim boyutu zaten başka bir alem. Bir prim listesi dolaşıyor. Doğru mu yanlış mı? Bir açıklama yok. Milli Takım oradan parça parça geliyor, bir açıklama yok. Biz millet olma özelliğimiz kaybettik son 5-10 senede. Milli Takım da takım olma özelliğini kaybetti. Biz Türkiye'de çok şeyleri çok hızlı kaybediyoruz. Bunun sonu hiç iyi değil. Bunu herkes bilsin. Böyle bir milli takım da olmaz, böyle bir ülke de olmaz, böyle bir millet de olmaz, böyle bir yaklaşım da olmaz, böyle bir höt-zötçülük de olmaz. Olmaz kardeşim."

"SEN YABANCI BASIN NELER YAZIYOR BİLİYOR MUSUN?"
"Biz de suçluyuz. Benim yazdıklarım ortada. Aman bu çocuklar toparlar, şunlar yanlış, bunlar yanlış... Biz niye suçluyuz... Son maç ben ne yazmışım? Halil Özer sormuş bana 'takımda neler değişmeli' diye. Ben ne demişim, 'Kardeşim Emre Mor bu takıma girmeli, İsmail Köybaşı bu takıma girmeli, bütün oyun değişir' demişim. Yanlış mı demişim? Şimdi bunları söylemek suç mu kardeşim? Ayıp mı? Ne olmuş hoca da aynısını yapmış, başarılı olmuş... Biz akıl veremeyecek miyiz, söyleyemeyecek miyiz? Siyasete bir şey söyleyeme, spora bir şey söyleyeme, ekonomiye bir şey söyleyeme, sanatçıya bir şey söyleyeme... Nasıl bir ülke kardeşim bu? Ondan sonra bize batıdan örnek veriyorlar işte. Ya kardeşim sen git bir batıyı bir gör ya. Allah aşkına dil bilmezsin, yabancı gazete, TV, hiçbir şey takip edemezsin, yabancı sosyal hayatı bilmezsin, bütün gün burada nargile kafelerde vakit öldürürsün... Ulan senin batı dediğinin ben içinde yaşıyorum kardeşim. Ben senin bildiğinin bin katı biliyorum dangalak! O zaman ne batı örneği veriyorsun. Ulan sen yabancı basın neler yazıyor biliyor musun? Bin katını, on bin katını yazıyorlar. Git İtalya'ya, git İngiltere'ye."

"ELEŞTİRİ YOKSA İLERLEME OLMAZ"
"Kimseye bir şey söyleyemiyorsun. Küfürü, hakareti tabii ki savunmuyoruz. Eleştiriyoruz, kötüsün, hak etmiyorsun... Bunları demek mümkün değil. Bugün siyasette nasıl bir şey söylemek mümkün değilse artık sporda da değil, magazinde de değil. Artık hiç kimseye bir şey söyleyemiyorsun. Oyuncu film mi çevirdi, diyeceksin ki 'süper oynamışsın, Oscar'ı sana vermemeleri ayıptır', siyasetçi dün kaka dediğiyle bugün el ele tutuşup öpüştü mü, 'Bravo, işte siyaset budur.' Bunları diyeceksin kardeşim. Sporcuya yenildin ama muazzamsın diyeceksin. Herkese övgü düzeceksin, eleştiri yapmayacaksın. Tabii ki hakaret etme hakkımız yok. Ama alay etme şansımız var, gırgır yapma şansımız var, eleştirme hakkımız var. Ama kimsenin buna tahammülü yok. Bu işin özü. Medeniyetin başlama sebebi eleştiridir. Eleştiri yoksa bilim yoktur, ilerleme yoktur. Dünyada bilim böyle başlamıştır. İki tane bilim adamı dünyayla ilgili, evrenle ilgili fikirler geliştiriyor. Bunları bir ağaca, bir sütuna yazıyorlar. Diyorlar ki 'bununla ilgili eleştirinizi yazın, biz de fikirlerimizi gözden geçirelim.' Modern bilimin, modern insanın gelişmesi budur. Eleştiri yoksa ilerleme olmaz. Ama Türkiye'de eleştirmek yok. Herkes en doğrusunu biliyor. Ben programda abuk-subuk da konuşabilirim. Biri der ki Fatih, sen konuştun. Ben de derim ki nerede abuk-subuk konuştum. Bir gözden geçiririm. Eleştir."

"Çok güzel bir hikaye vardır. Bir ağaç var, böyle sıra sıra maymunlar dizilmiş. En alttaki rahat, çünkü kıçını gören yok. En üstteki maymuna ise alttan bakan herkes kıçını görüyor. Tepeye çıktıkça kıçın gözükür. Onun için de kıçını sağlam tutacaksın, temiz tutacaksın. Millet senin kıçınla alay edemeyecek. Yükselmenin bedeli budur. O zaman oturursun aşağıda, durursun, hiçbir şeyin peşinde koşmazsın, para-pul peşinde koşmazsın, kimse de seninle ilgili bir eleştiri yapmaz. Ama yukarı çıktıkça altta kalan herkes kıçını görür. Onun için bu futbolcuların, teknik direktörlerin, siyasetçilerin eleştirilmeme şansı yok."

"KİMSE BURAK YILMAZ'A PARACI DEMESİN"
"Primlere bakıyorum ben. Bu primleri o koca koca takımlar, şampiyon olduklarında bile almayacaklardır. Bak şimdi... Arda Turan 433 bin euro, Burak Yılmaz 105 bin Euro... Hayrullah Akyüz 151 bin euro. Şimdi bu Hayrullah Akyüz kim? Ben tanımıyorum. Demek ki bunlar Avrupa şampiyonu olsalar birer milyar dolar alacaklardı."

"Prim için tartışma çıkmıştır. Kimse de Burak Yılmaz'a sen paracısın falan demesin. Prim vermeyebilirsin. Buna itiraz eden futbolcu varsa paracıdır. Ama haksız aldığını düşünene paracı diyemezsin. Hayrullah Akyüz 151 bin alırken, Burak 105 bin alıyorsa burada bir haksızlık var demektir. Haksızlık isyanı bu, para isyanı değil."

"TERİM'İN BİR ŞEYLER YAPMASI GEREKİRDİ"
"Sahada oynanmayan futbolun ben prim tartışmasıyla bir alakası olduğunu zannetmiyorum. Kampta oluşan
tartışmasızlıklar elbette sahaya yansır. Prim yansımaz. Sen 'Türkiye Futbol Direktörü'yüm' diyorsan Süper Lig'de de, 1. Lig'de de, 2. Lig'de de oynanan futbol maçından sorumlusun. Dersin ki 'Ben Milli Takımlar Direktörü'yüm, başka hiçbir halta da karışmam' eyvallah. O zaman bu tartışmalar olur. Türkiye Direktörü demek federasyonun da üstünde. O zaman bunların sorumlusu olursun kardeşim.  Şimdi bütün bunlar orada kaynayıp kaynayıp Milli Takım'ın uyumunu bozacak duruma geldiyse Fatih Terim'in bununla ilgili bir şey yapması gerekirdi."

"İTALYA, TÜRKİYE'Yİ TEHLİKELİ GÖRMÜŞ OLABİLİR"
"İtalya, Türkiye'nin elenmesini istemiş olabilir. Türkiye'yi tehlikeli de görmüş olabilirler. Ama Conte demiştir ki; "Ben burada sarı kart görsem, İspanya karşısında eksik takımla çıkacağım. Oyuncum sakatlanabilir, yorulabilir." Şimdi İspanya karşısına 1 hafta dinlenmiş takımla çıktı. Bu da bir avantajdı."

"GİZLİ FAVORİM İZLANDA"
"Bu turnuvada İzlanda benim gizli favorimdi. Bir diğeri de Belçika. Gerçi onlar o kadar gizli favori değil. Hatta şey demiştim; 'Yunanistan'ın 2008'de yaptığını burada İzlanda yapar mı, yapar.' Çünkü dediğim gibi futbolun eski tadı yok. Başka bir futbol oynanıyor. İzlanda da oynanan o başka futbolu fizik gücü ve savunmasıyla iyi oynayan takım."

"ÜLKENİN DUYGULARINA TERCÜMAN OLDU"
Fatih Altaylı'ya sosyal medya kullanıcılarından destek yağdı!

İşte atılan tweetlerden bazıları:

- Fatih Altaylı bütün ülkenin duygularına tercüman oldu.

- Fatih Altaylı, Bay Ego ve Milli Takıma az bile söylemiş.. Üstten bakma tabiri de cuk oturmuş.

- Muhteşem yorumun için Türk halkı olarak minnettarız.

- Adam haklı ne bu üstten bakma burnu havadalık

- Bu konuda gerçekten iyisin! Söylenecek söz bırakmadın bize. Ağzına sağlık...

- Fatih Altaylı'nın son konuşmasının her anına imzamı atarım. Uzun zamandır da Fatih Terim'e bu kadar sert çıkan isim olmamıştı