Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Türk futbolunun sorunlarını masaya yatıran yazarlarımız, altyapının önemine vurgu yaparken, kaliteli antrenörlerle iyi futbolcuların yetişeceğinin altını çizdi.

Ayrıca, kulüplerin mali yapısının denetim altına alınması ve mevcut fedrasyonun sisteminin değiştirilmesi gerektiği fikri de ön plana çıktı.

İşte Habertürk yazarlarının Türk futbolu değerlendirmesi;

"ORTAK TAVIR ALMA ZAMANI" - Halil Özer
Türk futbolunun bütün sorunları iyi bir akılla çözülebilir. Ancak şu var; bunun nasıl çözüleceğini bilmiyorum. Sevgisizliği, sürekli kavga ortamını, gerginliği, ona buna sataşmayı, hedef aramayı, düşman yaratmayı bir tarz haline getiren kulüpler, başkanlar, hocalar ve yöneticiler var. İnsanlar kavgadan bıktı. İnsanlar sürekli didişmeden nefret etmeye başladı. Üstelik bu durum tribünlerde seyirci sayısının azalması ile etkisini göstermeye başladı. Ve ne yazık ki bu berbat tarza ayak uyduran, bu şekilde seyirciyi kazanacağını düşünen futbolcular da ortaya çıkmaya başladı. Böylesine bir kaos ortamında Türk futboluna bir çözüm bulmak gerçekten çok zor. Bu camianın acil olarak içinin temizlenmesi, futbolu çekilmez hale getirenlerin arındırılması gerekiyor. Futbol ailesi eğer bu tarza ortak bir tavır almazsa korkarım ki hasarımız giderek daha da büyüyecek. 

"HİÇ SAMİMİ DEĞİLİZ" - Meriç Müldür
Samimi değiliz, birbirimizi sevelim diyoruz da sevmiyoruz. Hatta birbirimizin altını oyuyoruz. Sorunları tartışmak işimize gelmiyor, üzerini kapatmayı tercih ediyoruz. Kaostan, kavgadan, hakaretten besleniyoruz. Gençlik aşısı diyoruz, yeniden yapılanma diyoruz, sürekli fikir değiştiriyoruz, aldığımız kararların arkasında duramıyoruz. Kurtuluş altyapıda diyoruz bir türlü altyapılara el atmıyoruz. Her şeyin başı eğitim diyoruz, eğitime öncelik vermiyoruz. Kolay yolu, günü kurtarmayı seçiyoruz. Hatır gönül işlerini seviyoruz. Liyakat değil sadakat arıyoruz. Taraf olmazsak bertaraf oluyoruz. Hesap soruyoruz, hesap vermiyoruz. Sonuçta da yıllardır başaramıyoruz. Fazla araştırmaya gerek yok. Terim’in manifestosunu taviz vermeden uygulayalım yeter. Yeter ki samimiyetle uygulayalım. Kolaycılığa kaçmayalım, yine günü kurtarmaya kalkmayalım.

"NEYİMİZ MÜKEMMEL Kİ!" - Serdar Ali Çelikler
Türk futbolunun en büyük sorunu Türkiye’de olması. Nasıl ki Türkiye’de hiçbir şey mükemmel değilse Türk futbolu da mükemmel olamaz. Nasıl ki her 3-4 yılda bir eğitim sistemi değişiyorsa; vergi sistemi değişiyorsa; yani özetle yıllardır birçok konuda tam oturmuş ve kurumsallaşmış bir sistematik yoksa futbolda da sistemin oturmamış olması doğaldır. Türk futbolu aşağı yukarı Türkiye’nin aynasıdır. Basit bir altyapı sisteminin kurulamaması bile çarpıcıdır. Bunun da sebebi liyakat sorunudur. Layık olan yerine ‘bizim evlat’ mantığı nedeniyle çok basit ve mikro sistemler bile kurulamıyor. Türkler futbola aşık falan değil. Türkler rekabete ve yarışmaya bayılıyor. ‘Türk futbolu nasıl düzelir?’ sorusuna yanıtım şu: Ülkemiz ne kadar kalitelileşirse futbolumuz da o kadar kalitelileşir. Yani zamanla daha iyi olur.

"MOR'U LEYLEKLER GETİRMEDİ" - Faik Çetiner
Sezon başında 14 yabancı futbolcuya transfer izni verilmesi biraz tembellik, biraz da kolaylık yarattı. Yöneticiler ve teknik adamlar scout ekiplerine değil, acilen menajerlere başvurdular. Eksik mevkiler yabancı oyuncularla donatıldı. 14 yabancının cirit attığı bizim Süper Lig’de de mükemmel bir yerli takım çıkarmak zordu. Fatih Hoca da ister istemez Milli Takım’ı genelde bilinen oyunculardan seçmek zorunda kalıyor. Milli Takım’da “Stoper yok, forvet yok” diyorlar. Geçen sene şampiyonluğa oynayan Beşiktaş ve Fenerbahçe’nin stoperleri, forvetleri yerli de Fatih Hoca mı almadı? Mesele, gerek Türkiye’de, gerekse yurt dışında scout ekipleriyle mükemmel bir tarama yapıp yetenekli gençler bulmak. Emre Mor’u leylek mi getirdi? İstikbal vadeden ve milli forma aşkını ön plana alan gençleri bulursak bu işi çözeriz.

"SİYASET VE DEVLET" - Ali Gültiken
Türk futbolunun en büyük sorunu, potansiyel ve imkanların kullanılamamasıdır. Bunun temelinde ciddi bir başı başıboşluk ve kontrolsüzlük yatıyor. Bu şartlarda devam eden yapıyla Türk futbolunun kulüpler ve Milli Takım bazında sürüdürülebilir bir başarı yaratması mümkün değil. Türkiye’de yeni bir furtbol reformuna ihtiyaç var. Bunu ne TFF ne de Kulüpler Birliği yapabilir. Bu, ancak siyasetin ve devletin hep birlikte yeni bir iradeyi ortaya koymasıyla gerçekleştiribilir. Kontrol edilmeyen, yaptığı işin hesabını vermeyen kişiler tarafından kullanılan ve yalnızca makama oturanların iradesine bırakılan bir yapının geldiği noktayı hep beraber yaşıyoruz.

"YENİ SİSTEM GEREKLİ" - İbrahim Yıldız
Futbolumuzun bitmek bilmeyen sorunu oyuncu yetiştiremeyişimiz. Yıllarca büyük paraları yabancılara verdik. Menajerler, yöneticiler sorumludur. Tek kurtuluş alt yapıların yeniden düzenlenmesi, proglamlanması bir proje olarak hayata geçmesidir. Böylece bir sistemimiz olur. Uluslararası alanda da daha pozitif, mücadeleci, fizik gücü yüksek, kendimize özgü bir futbol anlayışını oturtabilirz.

"DEREBEYLİK YIKILMALI" - Mehmet Atalay
Türkiye’nin artık hiçbir şeyi, futbolun zirvesindeki ülkelerden eksik değil... Onlarda olmadığı kadar gencimiz var, hem de çok kabiliyetli... Tesislerimiz en modern ülkelerle yarışacak nitelikte... Paramız bol, futbola ayırdığımız bütçe bakımından en önlerdeyiz... Her şey var, helva yok, onu da yapacağız ve hak ettiğimiz yeri alacağız... Eğitici yetiştirmemiz, uluslararası donanıma göre örgütlememiz lazım, Milli Eğitim’de beden eğitimi ders sayısını 4’e çıkarmamız gerekiyor... Federasyonun derebeyliğini yıkıp, özel teşebbüs gibi çalıştırmamız ve yurt içi ve dışındaki gençlerimizi iyi tarayıp kulüplerimizi altyapıya önem verir hale getirmemiz gerekir... Kulüpler Yasası’nı çıkarıp kulüpleri soyulmaktan kurtarmamız lazım... Transferlere paraları çarçur edip tüketen değil, futbol okullarından gençler kazanıp üretken olmaya zorlamalıyız... Yabancı sınırlaması yapmak yerine kriterler getirip en verimli çağında faydalı oyuncuları değerlendirmeliyiz.

"KALİTELİ EĞİTİM LAZIM - Bülent Yavuz
Futbolu oynamak ve beğendirmek istiyorsak, şampiyonalarda adımızdan söz ettireceksek futbolcu yetiştireceğiz. Önce yürümesini öğreteceğiz, sonra sevgi nedir saygı nedir sorumluluk nedir anlatacağız. Sanatını öğretmek için 5-6 yaşlarından başlayıp yeteneğini arttıracağız ki büyürken üzerine katarak yükselsin, başka çare yok. Okullar kuracağız, yetenekli ve kaliteli öğretmenlerimizi başa getireceğiz. Sistemi kurmazsak ilerisi için her şey hayal olabilir. Bu nedenle gerçekten isteyeceğiz ki başarı gelsin.

"SORUN DENETİMSİZLİK" - Kaan Ark
Futbolun ana problemi; yönetenlerin denetimsizligi ve sorumsuzluğudur... Türk futbolu, taraftar popülizmi üzerinden gitgide kendilerini büyük bir sivil toplumu lideri konumuna oturtan başkanların egoları ve futbol yönetimini bildikleri yanılsaması sonucu manevi ve maddi dibe vurmuş hatta batık durumdadır. Çözüm için yapılması gereken ilk şey ‘para’yı takip edip denetimleri etkin ve yaptırımları çok sert hale getirmektir. Böylece futbolcu, teknik direktör, antrenör, yönetici ve başkanlar hatta medya bile yenilenme süreci girecektir.