Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

TAKINTILI AVUKAT | SERDAR ALİ ÇELİKLER
Dick Advocaat, Vitor Pereira’dan bile daha fazla uyuyarak izliyor maçı. Geldiğinde hakkındaki en büyük endişem her Hollandalı gibi 4-3-3 takıntılı olması olduğunu söylemiştim. Ve fakat eski tüfek, inatçı, takıntılı Advocaat’ın tek takıntısı 4-3-3 değilmiş meğer. Neden mi? anlatalım:

Antep buraya ‘oynamaya’ gelmiş. Savunması önde 4-4-2 ile sahadalar. Kötü bir kalecileri, 2. lig seviyesinde bir iki oyuncularına karşın ‘ne yapabilirsek onu yapmaya çalışalım’ diyorlar. Yani geçen hafta ligin kalitesi düşük takımlarından biri olan Kasımpaşa karşısında alınan galibiyetin sonrası karşılaşılabilecek cillop gibi bir rakip var. Nitekim ilk 45’te sadece Volkan Şen 2; Ozan 1 net golü kaçırdı. Duran topta altıpasa kesilen topa çıkmayan bir kaleci ve Emenike’nin kafası ile gelen skor avantajı. Her şey iyi gidiyor yani.

2. yarıda İsmail Kartal tek bir hamle yapıyor; İlhan Parlak’ın yerine Angan’ı sürüyor sahaya. Antep bu kez hücum edebiliyor. Fener yine Volkan Şen’le cömertçe gol pozisyonlarını harcayınca takım yorulup yavaş yavaş geriye yaslanıyor. Yani hem Fener yorulmuş, Lens geri hiç gelmemeye başlamış, Emenike ile tandem arası 80 metre olmuş hem de Antep top oynamaya başlamış. Vasat bir teknik adam 3 şey yapar:

1- Orta alana 1 ya da 2 oyuncu sokup “pas yapın, tempo düşürün” der.

2- 2 hücumcu alır, tersine ileri çıkmış gol arayan Antep defansını tehdit eder ve bloklar arası bağlantıyı koparmayı planlar.

3- Bir stoper daha alır ve Antep’in hücumlarına karşın savunmaya çekilir.

Advocaat ne yaptı? Hiç. A oyuncusunu (Şen) çıkardı B oyuncusunu (Sow) aldı. Ne formasyon değiştirdi, ne sistem ne de taktik. 80’de Antep’in şişman santrforu, Kjaer’in hatasından attı golü. Şimdi maçın hakkı beraberlikti. Ve bunun en büyük sorumlusu Dick Advocaat’ın takıntılarıdır. Bu kadar oyunu uyuyarak seyreden tecrübeli hoca olabilir mi? Fener bu sene birçok maçı bu hoca yüzünden kaybedebilir söyleyeyim. Antep’in orta sınıf kalecisi olsa bu maçta gol yemezdi. 3 puan bu hocaya, bu kadar çok gol kaçıran beceriksiz oyuncularına karşın çok iyi sonuç. Ama zaten kalite problemi olan; bitiriciliği 0 (yazıyla: sıfır) olan Volkan Şen’in en iyi futbolcusu olduğu bu beceri fukarası kadro bir de takıntılı bir hoca ile sezonu zor bitirir.

JOSEF:
Onu hep beğendim. Anlatıldığı kadar yeteneksiz değil. Bana göre Topal’dan da daha faydalı. Pozisyon bilgisi de gayet iyi.

VOLKAN’LAR:

Şen: Bu kadar rahat adam geçip sık pozisyona girebilen dünyada bile çok az oyuncu var. Ama bitiricilik sıfır oğlu sıfır. Biraz vuruş çalış kardeşim.

Demirel: Bir topu da kurtarsın. Kaleyi bulan her şut gol oluyor. Ama Aziz Yıldırım’ın manevi oğlu olarak 40 yaşına kadar oynar nasıl olsa.

FARK BEKLERKEN | FAİK ÇETİNER
Rakip Gaziantep'in ilk yarıdaki görüntüsünün özeti şuydu: “Ben defansif oyunu da defansif oyunu da beceremiyorum.” Kalesinde çok tehlike yaşayan, rakip kaleye gitmeyi beceremeyen G.Antep karşısında F.Bahçe maçı istediği gibi oynadı.

Düşünün; ilk yarıda kaleci Volkan Demirel’e ciddi tek top gelmedi. Rakibe orta alanda baskı kuramayan, çok pas hatası yapan G.Antep karşısında ilk yarıda sahanın tek hakimi F.Bahçe oldu.

F.Bahçe sağdan Van der Wiel ve Lens ile soldan da Hasan Ali ve Volkan Şen’in bindirmeleriyle rakibine nefes alırmadı.

Fenerbahçe’nin çok adamla hücuma kalkması, geride sadece Skrtel ve Kjaer’i bırakması bile G.Antep’i ofansa yöneltmedi. Oyunun ilk 45 dakikası içerisinde 3. bölgede Volkan Şen ile Ozan Tufan biraz becerilerini konuştursalar oyunun ikinci yarısı idman maçına dönerdi.

İlk yarıdaki görüntüye bakınca, Antep’in maçı döndüremeyeceğini düşündük. Misafir takım ikinci bölümde biraz hareketlenip önde baskı yapmaya başlayınca pozisyonlar da buldu. F.Bahçe’nin ise kale önündeki beceriksizliği ve vurdumduymazlığı devam etti. Advocaat ilk hamleyi son 20 dakikada yaptı. Volkan Şen ve Ozan Tufan’ı dışarı alıp Sow ve Alper Potuk’u sahaya sürdü. Oyunun son bölümünde beklenen gol F.Bahçe’den değil rakipten gelince, maçın havası da rengi de değişiverdi. Sarı-Lacivertliler büyük yara alacakları bir 90 dakikayı yine bir duran top ve Souza’nın kafa vuruşuyla kazandılar. “Çok kolay” denilen bir maçı bile zora sokup fark yapacağı maçta ecel terleri döken F.Bahçe, aldığı 3 puan için mutlu olmalı. “Oynadığı futbol taraftarlarını mutlu eder mi?” derseniz, ona da “Evet” demek çok zor.