Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

TRANSFER YAPMAYIN MHK'Yİ GÖNDERİN | SERDAR ALİ ÇELİKLER

Bir kere Hüseyin Avni Aker Stadı’na ‘elveda’ diyelim. Bu stat son yıllarda Fenerbahçe için en rahat deplasman oldu. Dün de bu rahat deplasmanda maçın favorisi F.Bahçe idi. Düne değin F.Bahçe burada pas yapar ve genelde rahat kazanırdı. Bu sene pas oyunu oynamadıkları için (çok şükür) bekleyip hızlı çıkmayı planladılar. ‘Delikanlılığı Trabzon’a kadar olan hakem Ali Palabıyık’ da ev sahibi lehine eyyam üstüne eyyam yapınca, faulleri vermeyip Fenerli oyunculara her müdahalede sarı çıkarınca (mesela Roman’a çıkan sarı) Trabzon baskılı gözüktü. İlk duran topta Trabzonspor’un bence kaliteli birkaç oyuncusundan biri olan Yusuf Erdoğan penaltı-kırmızı’ya sebebiyet verdi. Maç o anda bitti. Sonrası Lens şovu.. Sadece bir gol, bir asist, bir de duran top ustalığını sergilemedi. Onazi’nin; Akbaş’ın; Zeki’nin; Uğur Demirok’un sadece ‘yetenek’ değil ‘fizik fakiri’ de olduğunu ortaya koydu.

Dün sahada orta sınıf bir yabancı hakem olsa sadece Lens’e yapılan fauller nedeniyle ev sahibinden en az 3 oyuncu sarı, en az biri kırmızılık olurdu. Ali Palabıyık fırsatını bulsa hemen Fener’den birini atacak gibi maç yönetti. 3-0’dan sonra o da rahatladı. Kendisini cin; milleti de aptal sanıyor.

Sezona Vitor problemleri ile başlayan, Advocaat ve ekibinin ‘oturtma’ süresinceye kadar şampiyonluk yolunda epeyce kredi tüketen F.Bahçe, ligin 16. haftası sonunda liderden 5; Beşiktaş’tan 4 puan geride ilk devreyi tamamladı. Eğer Antalya’da Cüneyt Çakır’ın bile isteye katli olmasa bugün çok beğenilen Beşiktaş’tan 1 puan geride olacaklardı. O yüzden F.Bahçe yönetimi şampiyonluk bekliyorsa iki şey yapmalı:

Yaratıcı, skorer orta alan oyuncusu almak ve ne yapıp edip ‘Anti-F. Bahçeli’ Yusuf Namoğlu-Metin Tokat MHK’sini göndermek. Yoksa hiiç ümitlenmesinler!

KADER ANI » 27' YUSUF'UN HATASI... Yusuf Erdoğan, amatör bir futbolcunun dahi yapmayacağı hatayla Trabzon’u yaktı... Genç futbolcunun kendini kaleci sanması çok pahalıya patladı... Kırmızı, penaltı, gol; sonrası malum...

LENS
Fenerbahçe MHK’yi gönderir, skorer bir orta saha alırsa deplasman derbilerinin de efsanesi Lens olabilir. Muh-te-şem oynadı. Trabzon savunmacılarını hallaç pamuğu gibi attı.

USTA ve YANAL
Trabzonspor tarihinin en berbat transferlerini yapan bu ikili sayesinde Trabzonspor bayağı bir kazık yedi. Ama sadece ‘kazma ve yetenek fakiri oyuncular grubu’ sorunu yok. Ersun Yanal’ın alamet-i farikası olan fizik gücü de hak getire. Gördüğüm en kötü Ersun Yanal.. Muharrem Usta da artık bir özür dilesin camiasından.

LENS! | ERCAN TANER

1-Fenerbahçe maça başlarken şunu biliyordu..6 senedir.

Trabzonspor Fenerbahçe karşısında galibiyet sevinci yaşayamamıştı...

2-23 Ağustos 2010 Trabzonspor :3 Fenerbahçe:2, futbolda buna, psikolojik baskı altında oynamak derler..

3-Uche-Högh ikilisinden sonra, Skrtel ve Kjaer, savunmanın ortasında en uyumlu ikili olarak geliyordu bana... Ama, Neustadter, özellikle ilk yarıda görevini yaptı.

4-İsmail milli oyuncu.. Bu haftaki maçta, kafa olarak kendisini iyi hazırlamamış, nasıl olsa oynamayacağım diye.. Bu düşünceyle, Hasan Ali’yi geçemez...

#quato2#Kanarya, Trabzon’a karşı son yıllardaki büyük üstünlüğü dün de sürdürdü. Sarı-Lacivertliler, rakibiyle oynadığı son 15 resmi maçta 10 galibiyet almayı başardı. F.Bahçe, Avni Aker’de ise son 15 maçta 11 kez kazandı.#

5-Mustafa’nın şutu direkten dönmese, belki başka bir maç izleyebilirdik, diye düşündüm kısa süre.. Sonra zor dedim, çünkü Trabzonspor çok kırılgan bir ekip..

6-Ersun Yanal’ın takımları, inatçı, sert, maçları kolay kolay bırakmayan bir yapıya sahiptir.. Bu kadroyu kim kurdu peki?

7-Advocaat takımının yapısını, oyuncuların karakterini, huyunu, suyunu çok çabuk çözdü. Takıma, kötü gününde olsa bile, kontrollü oyunu çok iyi oynatıyor..

8-Yusuf Erdoğan’ın oyun şifrelerini hala çözemedim... Ya çok iyi, ya da çok kötü... İstikrar yok...

9-Lens, dün akşam da müthiş oynadı. Ocak transferinde, diğer kanata Lens gibi bir oyuncu bulursa, Fenerbahçe için galibiyetler serisi hayal olmaz..

10-Fernandao attı, kaçırdı, ama çok arzuluydu.. Onun, Bursaspor’da leblebi gibi gol atmasını sağlayan etken, devamlı oynamasıydı... Van Persie iyileştiğinde, yedek kulübesine dönüş, onun formunu korumasına maalesef engel olur..

11-Şöyle bir iddiam var.. Sezona Advocaat ve ekibi ile başlansa, Fenerbahçe zirvenin çok yakınında olurdu...

Sistemler kolay oturmaz.. Ersun Yanal için, artık her maç çok zor olacak, çünkü Trabzonspor taraftarı futbolu çok iyi bilir ve dün gece gördüğüm kadarıyla, bu takımdan umudunu kesmiş. Yeni yapılacak transferler ile, bence, Ersun Yanal’a en fazla 3 maç kredi verir yönetim..

HANİ ADALETİN ALİ PALABIYIK! | HALUK AYYILDIZ

Hakem Ali Palabıyık; F.Bahçeli Mehmet Topal’ın, Mehmet Ekici’nin yüzüne dirsek atmasını sarı kartla cezalandırdı, halbuki bu pozisyon net kırmızıydı. Aynı oyuncunun yüzüne bu kez de Alper Potuk dirseğiyle vurdu, kart bile göstermedi. Yusuf Erdoğan’ın kale çizgisi önünde topu eliyle kesmesine gelince, net kırmızı kart ve penaltıydı, doğru. Tamam da hani adaletin Ali Palabıyık Hoca...

Aslında Trabzonspor maça müthiş başlamıştı. Hatta, Mustafa Akbaş’ın harika şutu da direkte patlamıştı. Ersun Yanal’ın taktiği de tıkır tıkır işliyordu. Ama Ali Palabıyık Hoca, Fenerbahçe’nin 10 kişi kalmasını engellediğinden işler bir anda Trabzonspor’un aleyhine döndü ve sonrasında Fenerbahçe, Fernandao ile Moussa Sow’un golleriyle ilk yarıyı 2-0 önde kapattı. Tebrikler Palabıyık’a! Trabzonspor’un saha içindeki yanlışlarına gelince, Onazi berbat ötesi oynadı. Ersun Hoca bunu daha erken fark edip, değişiklik yapmalıydı. Formdaki genç Yusuf Yazıcı’ya görev vermeliydi. 10 kişi kaldıktan sonra Yusuf’un oynatılması hiçbir şeyi değiştiremezdi. Fenerbahçe’de yıldızlaşan Lens’ten de bahsedelim, adam arı gibi çalışkandı. Jet hızı çıkışlarını engellemek mümkün bile değildi, attığı harika golü de unutmadık, usta işiydi.

10 kişi Trabzonspor’u avlamak tabii ki daha kolaydı. Tecrübeli Durica’nın performansını da kutlamak gerek. Tek başına savaşmaktan adeta canı çıktı. Mehmet Ekici de formda gibi gözüktü ama sonuca etki edemeyişi takım dengesini bozdu. Orta sahada daha diri hale gelen Fenerbahçe, 2-0’ı yakaladıktan sonra sahanın iyice hakimi oldu. 3. golden sonra iyice rahatlayan Fenerbahçe, Avni Aker’de skoru tayin etti ve üç puanını aldı. Sonuç olarak, Trabzonspor bir daha Avni Aker’de Fenerbahçe’yle oynamayacak. 6 yıldır Trabzon’da yenemediği rakibini belki seneye Akyazı’daki Şenol Güneş Stadyumu’nda mağlup eder diyelim ve noktayı koyalım.

Şimdi başkan Muharrem Usta’nın yapması gerekenleri söyleyelim. Teknik direktör Ersun Yanal’ın elini mutlaka güçlendirmelidir. Devre arasında takıma kaliteli takviyeler yapılarak Trabzonspor’un yeniden yarışmacı bir takım haline getirilmesi gerekiyor. Yoksa Şenol Güneş Stadyumu’na geçmenin bana göre anlamı yok! Şu Mehmet Ekici konusuna gelince, farkında değilsiniz belki ama ikinci bir Selçuk İnan vakası yaşanmak üzere. Attırın Mehmet’e imzayı, ondan sonra gönderecekseniz de gönderin. Bedava gitmesin adam. Yazıktır, günahtır.

YUSUF ERDOĞAN
Josef’in kaleye giden kafasını kırmızı kart yiyeceğini bile bile nasıl elle kesersin! Keşke bıraksaydın da gol olsaydı, takım 10 kişi kalmasaydı. Yusuf artık genç değilsin, bu hatalar sana hiç yakışmıyor.

PENALTI VE KIRMIZI KARARI DOĞRU | BÜLENT YAVUZ

Avni Aker Stadı’nda Fenerbahçe kolay bir galibiyet aldı. Maçın sakin ve vukuatsız geçmesi, her iki takım oyuncularının maçtan sonra birbirlerini tebrik etmesi takdir edilecek hareketlerdi. Maçın hakemi Ali Palabıyık, bu hafta oynanan karşılaşmalardaki hakem yanlışlarına yeni bir halka eklemedi. Tam tersi, böyle bir ortamda kısmen de olsa hakem camiasına moral verdi. Maçın en kritik anı, penaltı ve kırmızı karttı. Yusuf’un kaleye girmekte olan topu koluyla önlemesi net bir penaltıyı gerektiriyordu. Hakem tereddütsüz düdük çalarak penaltı noktasını gösterdi. Kuralın gereği olarak da Yusuf’a kırmızı kart gösterdi. Bazıları, “Kardeşim gol oldu. Bekleseydin golü verseydin” diyor. Kesinlikle katılmıyorum. Top, Trabzonlu oyuncunun kolundan döndüğünde kalenin içinde en az 6-7 kişi var. Burada yüzde 100 gol şansından bahsedemeyiz. Hakem bu kriteri göz önüne alarak düdüğünü çaldı. Düdükten sonra gol olunca haliyle “Biraz bekleseydin” diyorlar. Bekleseydi ne olacaktı? Ben bu pozisyonda hakemin doğru olanı yaptığını düşünüyorum. Sebeplerini de yukarıda izah ettim.