Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

İSTEDİĞİ GİBİ... | ALİ GÜLTİKEN

İlk maçtaki skor üstünlüğü büyük avantaj. Özellikle bu tür iki ayaklı maçlarda stratejik üstünlüğü yakalamak demek. Beşiktaş bu avantajını çok iyi kullandı. Özellikle ilk maçta rakibini durdurmak adına uyguladığı savunma argümanlarını aynen tekrar etti. Buna ilave olarak elindeki büyük silahları; Quaresma, Talisca, Babel ve Aboubakar’ı da etkili kullandı.

Hapoel takımı, grup maçlarında çok iyi sonuçlar almış, flaş bir takım. Fakat Beşiktaş iki maçta da hiçbir sürprize şans tanımadı. Bunu önce savunma aklıyla, sonra da hücum üstünlüğüyle gerçekleştirdi. Burada Şenol Hoca’nın taktik becerilerini de alkışlayalım. İki maçta da doğru stratejilerle oynayarak kendi takım üstünlüklerini ön plana çıkardı ve skora yansıttı. Bu maçın ilk maça göre kadrosunda 5 oyuncu değişikliği var. Buna rağmen takım temposunda ve verimliliğinde bir fark yoktu. Hatta bu maçta şans alan Atınç, Gökhan İnler, Beck ve Aboubakar gibi oyuncuların çok da motive olduğunu gördük. Özellikle Aboubakar formasını çok özlemiş. Afrika Kupası dolayısıyla takımından ayrı kalmasından sonra ilk kez 11’de başlamasına rağmen çok istekliydi. Bu isteğinin yanında performansı da oldukça verimliydi. Maçın içerisinde Aboubakar’ın golü dışında Talisca’nın yine etkili şut denemelerini gördük. Çok önemli bir oyuncu. Bu şut denemelerinde belki golü bulamadı ama her şut vuruşu gol kadar Beşiktaş taraftarını heyecanlandırdı.

Bu maçın özellikle ikinci yarısında oyun dengesinin ortada görünmesinin sebebi Beşiktaş’ın ilk maçta yakaladığı skor avantajı oldu. Doğal olarak oyun içerisinde Hapoel takımı biraz daha inisiyatif olarak oyunu zorladı, gol de buldu. Gol sonrasında da oyuna biraz daha tutundu. Oyunun ikinci yarısının bazı bölümleri sanki rakibin inisiyatifindeymiş gibi gözükse de buna biraz da Beşiktaş müsaade ettiğini biliyoruz. Ancak Fabri’nin kalede güvenli duruşuyla da yerini çok da endişeye bırakmadı. Cenk’le de son sözü söyledi.

142 dakikada 3 gol Aboubakar 17. dakikada enfes bir gole imza atıp bu sezon Avrupa’daki gol sayısını 4’e yükseltti. Kamerunlu golcü, Beşiktaş formasıyla son 4 resmi maçta sahada kaldığı 142 dakika içinde 3 gol attı. (47 dakikada bir gol)

Beşiktaş bu turu ilk maçta geçti. Oradaki farklı galibiyet bu maçı biraz daha düşük tempoda oynar noktasına getirse de Beşiktaş iki maçta da rakibine göre daha etkiliydi. Kalite olarak da, oyuncu yetenekleri ve takım olarak da daha öndeydi. Bu farklılıklarını da hem sahaya hem skora yansıttı. Ve güzel bir tur geçişi yaptı.

KARTAL YÜKSEL UÇAR | İBRAHİM YILDIZ

İki maçta 5 gol, iki galibiyet. Dışarıda, içeride fark etmiyor. Beşiktaş, Avrupa yoluna devam ediyor.

Hapoel Beer Sheva dinamik bir ekip. Ancak, Siyah-Beyazlılar’ın kontrollü oyunu karşısında ilk maçta olduğu gibi yine yenilmekten kurtulamadılar. Saha avantajının yanı sıra, oyuna her dakika ağırlığını koyan Beşiktaş turu geçmenin tüm şifrelerini çözmüştü. Aslında tur ilk maçta gelmişti.

Şenol Güneş elindeki kadronun avantajını iyi kullanıyor. Birbirini tamamlayan öyle oyuncular var ki, kimin yedek kaldığı ya da oynadığı önemli değil. Formayı giyen her Beşiktaşlı futbolcu verilen görevi eksiksiz yapmayı başarıyor. Futbolcuların kendilerine olan özgüveni önemi bir itici güç. Üstelik tribünleri dolduran taraftarlar en az futbolcular kadar oyunun içindeler. Nerede, ne zaman, nasıl tezahürat yapacaklarını iyi biliyorlar. Koro halinde bir teknik adam gibi oyuncuları yönlendirmeleri müthiş bir olay.

Leblebi gibi atıyor! Beşiktaş’ın yıldızı Cenk Tosun, ilk maçta boş geçmediği Hapoel Beer Sheva filelerini dün de havalandırdı. Ligde 16 golü bulunan Cenk, Avrupa’da bu sezon 3 gole ulaştı, toplam skor sayısını 19’a yükseltti.

Süper Lig’de şampiyonluk kovalayan hatta en yakın adayı olan Siyah-Beyazlı takım bu sezon ortaya koyduğu oyunla haklı bir övgü alıyor. Taraflı tarafsız herkes bu gerçeğin farkında. Bu başarının altında imzası bulunan en önemli kahraman şüphesiz Şenol Güneş. Güzel bir hikaye okursunuz. Ya da roman. Okuduğunuz o satırların yazarıdır sizi olayın içine çeken. Beşiktaş’ın hikayesi de aynen öyle. Oyunun içine giriyorsunuz ister istemez. Senaryoyu kurgulayan, sahaya koyan yönetmenin hakkını vererek.

Avrupa Ligi’nde 16 takım arasına girmek büyük başarı. Beşiktaş’ın final oynaması mümkün. Geniş bir kadrosu var. Üstelik birçoğu yüksek kaliteli maçları oynama tecrübesine sahip. Yeter ki, oyun disiplini ve mücadele gücünü her maç olduğu gibi yine göstersinler. Pas trafiğini en iyi uygulayan, kenarları verimli kullanan Beşiktaş, savunma refleksini dikkatli yaptığı sürece oyunu istediği gibi yönlendirebiliyor. Dün de bu özelliklerini istediği zaman diliminde sahaya yansıttı.

Aboubakar’ın golünden sonra oyunu ağırlaştıran Siyah-Beyazlılar, rakibine geniş alan bıraktılar. Bu anlarda çokça pozisyon verdiler. Fakat, istedikleri oyun taktiğini uygulamakta sıkıntı yaşamadılar. Uzaktan atılan şutlar gol girişimi adına sonuçsuz kaldı. Oyunun sonlarına doğru sahne alan Cenk, beklentileri yanıltmadı. Yine golünü attı. Beşiktaş, iki maçta da galip gelerek Avrupa yürüyüşünü sürdürmeyi başardı. Fenerbahçe ile Osmanlıspor’un elenmesi sonucu ülkemizin tek temsilcisi oldu.

TALİSCA BÜYÜK DÜŞÜNÜYOR
Maçın her dakikası onun için gol kokuyor. Ayağına topu her aldığında uzak, yakın fark etmiyor. Kaleyi gördü mü patlatıyor şutunu. Her vuruşu tehlikeli. Her vurduğu yer farklı. Dün de çok denedi. Gol olmadı, ancak birbirinden güzel şutlardı. Takımın gizli santrforu gibi oynadı.

SAVUNMA KORKUTTU
Atınç başta olmak üzere Tosic ile Marcelo dün fazla hata yaptılar. Yenilen golde, verilen pozisyonlarda rolleri büyüktü. Her zaman şans yanlarında olmayabilir. Daha dikkatli olmak zorundalar.