Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Kulüpler Birliği ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ortaklığında bu yıl ikincisi düzenlenen Futbol Zirvesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katılımıyla Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleşti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

"Futbol dünyasının kıymetli temsilcileri, değerli sporcular sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. İkinci Futbol Zirvesi'nin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Katkı sağlayan tüm herkese teşekkür ediyorum. Sunumlarıyla zirveye katkı sunacak herkese teşekkür ediyorum. Türk futbolunun daha iyi ileri gitmesi için Kulüpler Birliği'nin gösterdiği ilgiyi yakından takip ediyorum."

"FUTBOL BİR DİRENİŞ AYNI ZAMANDA MEYDAN OKUMAKTIR"

"Sporun özellikle futbolun kaynaştıran, farklı kimlikleri ve hikayeleri bir araya getirdiğini çok iyi biliyoruz. Futbol çok farklı anlamlara sahiptir. Futbolun özünde rekabetle birlikte fedakarlık, centilmenlik, dostluk, dayanışma vardır. Futbol aynı zamanda bir direniştir, bir meydan okumadır. Yöneticinden, teknik kadroya varıncayağa kadar tribünlere aynı heyecanı verecektir. Hakem bitiş düdüğünü çalana kadar ümitsizliğe asla yer yoktur. Dünya takımlarının asla pes etmeyerek, rövanşlarda aldığı zaferleri hep beraber gördük. Futbol tarihi, hezimetin kıyısından kurtarılmış geri dönüşlerle doludur."

"Afrika çöllerinden, Brezilya gecekondularına kadar dünyanın her yerinde itilip kakılan kenar mahalle çocuklarının kurtuluş umudu olan bir oyundan söz ediyoruz. Bu aynı zamanda bizim çocukluğumuzun da hikayesidir. Mahalle arasında yazın toz toprak, kışın çamur içinde tüm çocuklar için futbol parlak bir geleceğe çıkan yolun adıdır. Bugün Beşiktaş'ın Vadofone'nu düşünüyorum bir de Şeref Stadı'nı düşünüyorum. Bir Fenerbahçe'nin şu anki stadyumunu düşünüyorum, bir de Dereağzı'ndaki yeri düşünüyorum. Nereden nereye?"

"FUTBOLUN ORDİNARYUSU LEFTER'İ BÖYLE HATIRLIYORUZ"

"Öyle futbolcular vardır ki biz onları sadece yetenekleri, golleriyle değil aynı zamanda dürüstlükleri, tevazu, yetenek ve takım arkadaşlarıyla olan örnek ilişkileriyle tanınırız. Kaleci Lastik Ömer'in nitelemesiyle, "Gözlerle bile yakalaması mümkün olmayan Metin Oktay"ı böyle hatırlıyoruz. Fenerbahçe'de futbolun ordinaryüsü denilen Lefter'i böyle hatırlıyoruz. Tek başına bir takım denebilecek Baba Hakkı'yı böyle hatırlıyoruz. Futbola bağrından çıktığı şehre, tutkuyla bağlandığı takımın renklerin ömrünü vakfetmiş Dozer Cemil'i böyle hatırlıyoruz. Pele, Ronaldo, Hagi'yi böyle hatırlıyoruz."

"SPOR GİBİ SİYASETİN ÖZÜ DE REKABETTEN KAYNAKLANIYOR"

"Çocukluk dönemlerinden itibaren futbola gönül vermiş gençlik yıllarında top koşturmuş bir kardeşiniz olarak bir insana neler kazandırabileceğini çok iyi biliyorum. Bu oyunun bana kazandırdığı tüm kazanımlardan çok istifade ettim. Siyasetin temelde futbolla birçok yönü olduğuna inanıyorum. Spor gibi siyasetin de özü rekabettir, yarıştır. Bu yarışın ilk aşaması sandıktan galip çıkmak için, ikinci aşaması ise sorumluluk üstlendikten sonra millete hizmet götürmektir. Futbol gibi siyaset de takım oyunudur. Sağlam bir kadro gerektir. Taktiği ve stratejisi olmayan bir takımın kupayı kaldırma şansı yoktur, millete sözü olmayan siyasilerin başarı şansı yoktur. Futbolun da bir inadı vardır. Sporun içine şiddet ve saldırganlık girince centilmenlik ruhu nasıl kayboluyorsa siyasetin içine yalan, iftira ve çarpıtma girince aynı sonuç ortaya çıkıyor."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde Uluslararası Futbol Zirvesi'ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, penaltı atışı kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde Uluslararası Futbol Zirvesi'ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, penaltı atışı kullandı.

 

"BUNLARIN JÜBİLE ZAMANI GELDİ AMA HALA DİRENİYORLAR"

"Son anayasa değişikliğinde olduğu gibi hala nasıl futbolun, inşallah onlardan kurtuluyoruz, holiganlar varsa hala holigan siyasetiyle sonuç almaya çalışanları da görüyoruz. Hala şikeden, hileden çekinmiyorlar. Anayasa değişikliğinin Meclis'in kapatılacağından, ülkenin bölüneceğine kadar akla hayale sığmayacak yalanlar ortaya konuyor. Böyle bir şey asla yoktur. Cumhurbaşkanının böyle bir yetkisi yoktur. İktidarı şikeyle elde edeceğin izannedenler millet tarafından her zaman engellenmiştir. Şimdi 18 yaşında parlamentoya girmenin önünü açıyoruz. Bu ne demektir, genç, dinamik, ilim irfan sahibi bir gençlik parlamentomuzda yer alacaktır. Gençlerden korkan bir anlayış olabilir. Aslında bunların jubile zamanı gelmiş ama hala direniyorlar. Onun için çıktıkları her maçta yeniliyorlar. Daha önce 7 maçta yenilmişlerdi inşallah 16 Nisan'da sekizinci defa yenileceklerdir."

ÜLKEMİZİN PEKÇOK ŞEHRİNE YENİ STADLAR KAZANDIRDIK

"Gençliğimizde koskoca İstanbul'da eli yüzü düzgün saha sayısı yoktu, bir elin parmaklarından azdı. 2002'den itibaren Türkiye spor altyapısında gerçekten çok ileri ve önemli bir konumda bulunuyor. Cumhuriyet tarihimizde 2002 yılına kadar yapılan toplam spor tesisi sayısı 1575 adet ken biz buna 14 yılda 1924 yeni tesis ilan ettik. Genelleme yapıyorum sadece 12 olan atletizm pistini 52'ye çıkardık. Gençlerimizin futbola olan ilgisinde çok önemli yere sahip olan halı saha sayısını 578'den aldık 1924 mahalle tipi ve 736 standart ilavesi yaptık. Ülkemizde 48 yarı olimpik veya olimpik havuz varken 14 yılda 78 adet yeni havuz ilan ettik. 2002'e kadar olan 272 stadın çoğuna stad demek için binbir şahit lazımdı. Çoğu yıkık dökük haldeydi. Biz ülkemizin pekçok şehrine dünyada parmakla gösterilen yeni stadlar kazandırdık, kazandırıyoruz."

ANKARA'DA 19 MAYIS STADYUMU 35-40 BİN KAPASİTELİ OLACAK

"İnşallah Ankara 19 Mayıs Stadı'nı yıkıyoruz onun yerine 35-40 bin seyirci kapasiteli yeni bir stadyum yapmaktayız. İhale aşamasında. Onu da süratle bitirip futbolun hizmetine sunacağız. Başkent'te örnek bir stadyumumuz yok. İstanbul güzel bir noktaya geldi. Bir kere olimpiyat yapmış olanlara ikinci kez olimpiyatlar verdiler. Oralarda dönen dolapları gördüm, biliyorum. Olimpiyatlar için altyapıda ciddi mesafeler katettik. İstanbul'un yanında Erzurum, Antalya, Trabzon, Mersin pekçok şehrimiz uluslararası müsabakalar için daima hazır durumdalar."

GENÇLİK MÜJDESİ

"Futbol da insan ile kaimdir. Süper Lig takımlarımızda oynayan kendi gençlerimizin sayısının giderek azalıyor olmasını hep birlikte düşünmeliyiz. Dünyanın en iyi futbolcuların takımlarımızda oynaması hepimizi elbette sevindirir. Ama kendi çocuklarımızın buralarda olması sevincimize gurur katar. Yeni dönemde Süper Lig'de oynayan kendi gençlerimizin artacağını ümit ediyorum. Sporda şiddeti de önümüzdeki süreçte alacağımız ilave tedbirlerle çok güçlü seviyelere getireceğimize inanıyorum."

Kulüpler Birliği ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ortaklığında bu yıl ikincisi düzenlenen Futbol Zirvesi'nde TFF Başkanı Demirören ise Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde gelişmesini sürdürdüğünü belirterek, "Son 15 yılda sizin önderliğinizde bunun meyvelerini toplamaya başladık. Ekonomimiz düzelmeye başladıkça, futbolumuz yükselmeye başlar. Ülkemiz güzelleşmeye başladıkça futbolumuz yükselir. Artık planlı bir şekilde büyüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Spor Toto Süper Lig maçları için yapılan yayın ihalesinin 600 milyon dolarlık bedelle tamamlandığına dikkati çeken Demirören, şöyle konuştu:

"Bu sadece ülkemize yapılan yatırım değil, ülkemize duyulan güvenden ötürü. Sayın Cumhurbaşkanım, Türk futbol ailesi adına size minnettarım. Siz güçlendikçe futbol da güçlendi. Milli gelirimiz 3 bin dolardan 10 bin dolar seviyesine yükseldikçe şubat ayında Avrupa'da üç takımla mücadele eder hale geldik. Belki de şampiyonluklar gelecek."

Kulüpler Birliği Vakfı ile yaptıkları iş birliğiyle Türk futbolunun çağ atladığını belirten Demirören, "Bundan sonra yapmamız gereken futbolumuzun marka değerini artırmak. Kulüplerimiz 'ben' değil, 'biz' demeli. Başkanlar ve yöneticiler konuşmalarında yapıcı olmalılar. Herkes bir günde sonuç almaya çalışıyor. Böyle devrim niteliğinde çalışmalarda bir günde sonuç alınamaz. Seyirci konusunda yüzde 10 düşüş var ama yüzde 50 artırmak için buna ihtiyaç var. Tribün profilleri hızla değişiyor." şeklinde konuştu.

Türk futbolunda en büyük şanslarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiği destek olduğunu anlatan Demirören, şunları söyledi:

"Artık biz futbolu seyreden değil, Avrupa tarafından takip edilen bir ülke haline geldik. Artık UEFA başkanlık seçiminde söz sahibi ülkeyiz. Belirleyici ülke haline geldik. Fikri alınan, tavrı ne olacak diye merak edilen ülke haline geldik. Bizim önerdiğimiz kişi UEFA başkanı oldu. Nisan ayındaki seçimde de büyük bir ihtimalle bir Türk arkadaşımız yönetimde yer alacak. Sayın Cumhurbaşkanım, gücümüzü sizden ve devletten alarak 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası'na aday olduk. Yeni Türkiye, bu şampiyonayı saygınlığıyla organizasyonu alacak güçtedir. Bu federasyonumuzun olduğu kadar, devletimizin, ekonomimizin gücüyle geldiğimiz noktadır. Bundan sonra da böyle devam edecek. Artık Avrupa'da ve dünyada söz sahibi ülkeyiz. Sayın Cumhurbaşkanım daha güçlü Türkiye için 17 Nisan sabahı 'Evet' diyen bir Türkiye'ye uyanmak için saygılarımı sunuyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan katılımcılara plaket

Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Gümüşdağ, açılış konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bir plaket takdim etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da zirveye konuşmacı olarak katılan isimlere birer plaket verdi.

Erdoğan, kulüp başkanlarının sahneye çıktığı sırada Galatasaray Başkanı Özbek ile Fenerbahçe Başkanı Yıldırım'ı yanına aldı. İki başkan, Erdoğan'ın yanında el sıkıştı.

Zirvede farklı başlıklarla çeşitli oturumlar gerçekleştirilecek.