Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısında yapılan binada görülen duruşmada, tutuklu sanık Haşim Gülal, savunmasını tamamladı. Gülal, kamuoyuna "şike soruşturması" olarak yansıyan operasyonda, birçok kişiye yönelik teknik takibin yapıldığını anlattı.

Söz konusu soruşturmanın sadece Fenerbahçe Kulübü’ne yönelik olmadığını kaydeden ve "kumpas" iddialarını reddeden Gülal, şunları kaydetti:

"Şike soruşturmasında birçok kişi ve kulübe yönelik soruşturma yapılmıştır. Sadece Fenerbahçe Spor Kulübü'ne yönelik bir soruşturma yapılmamıştır. Ayrıca söz konusu soruşturmada yapılan yeniden yargılamada 13. Ağır Ceza Mahkemesi, kişiler hakkında beraat kararı vermesine rağmen kumpas iddiasını reddetmiştir. Beraat kararı, o dönem yasada yapılan değişiklikle verilmiştir. Yoksa soruşturmada yapılan herhangi bir usulsüzlük olduğu iddiasıyla değildir. Zaten, soruşturmada usulsüzlük de yoktur. 2014 yılındaki yasa değişikliğiyle 13. Ağır Ceza Mahkemesince verilen kişiler yönünden beraat kararı henüz Yargıtay'dadır ve kesinleşmemiştir."

"ByLock" KULLANILDI İDDİASI
Görevi boyunca idari amirlerinin dışında kimseden emir almadığını iddia eden Gülal, "Fenerbahçe'ye kumpas kurulduğu iddiasını kesinlikle kabul etmiyorum. İletişim tespiti yapılması istenen şahıslar, yaptıkları görüşmeleri kabul etmişlerdir." dedi.

"ByLock" kullandığı iddiasını da reddeden Gülal, şöyle devam etti:

"Sayın Başkan, pazartesi günü içerisinde benim de bulunduğum bir liste okudunuz. ByLock kullandığımı, 'turuncu' olarak belirtilen kullanıcı olduğumu, rütbemi ve çalıştığım yeri okudunuz. ByLock'u kullandığım yönünde nasıl bir tespit yapıldı ise tutanakta belirtilmemiştir. Dijital veriler sürekli değişmez, değişiklik arz etmez. Ben, ByLock programını kesinlikle kullanmadım. Bu iddiayı kesinlikle kabul etmiyorum."


Duruşma, tutuklu sanıklar yönünden tahliye taleplerin alınması için yarın devam edecek.

İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Fuzuli Aydoğdu tarafından hazırlanan 434 sayfalık iddianamede, bir numaralı sanık olarak FETÖ elebaşı Fetullah Gülen yer alıyor.

İddianamede, Gülen'in yanı sıra eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, eski Organize Suçlarla Mücadele Şube müdürleri Mutlu Ekizoğlu, Nazmi Ardıç, kapatılan Zaman gazetesinin Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı, kapatılan Samanyolu Yayın Grubu'nun Başkanı Hidayet Karaca, eski milletvekili İlhan İşbilen, avukatlar Halil İbrahim Koca ve Orhan Erdemli, kapatılan Taraf gazetesinin yazarı Mehmet Baransu, iş adamı İhsan Kalkavan, Prof. Dr. Suat Yıldırım, kapatılan Fatih Üniversitesi Rektörü Şerif Ali Tekalan, kapatılan Zaman gazetesinin Haber Müdürü Muhammed Fatih Uğur'un da aralarında bulunduğu 108 sanık bulunuyor.

Davada, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Eskişehirspor Kulübü Başkanı Halil Ünal, Sivasspor Kulübü Başkanı Mecnun Otyakmaz, eski Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, Fenerbahçe Kulübü Yöneticileri Osman Murat Özaydınlı, İlhan Yüksel Ekşioğlu, Şekip Mosturoğlu ve Antalyaspor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay'ın da aralarında bulunduğu 74 kişi ise müşteki olarak yer alıyor.

Davada, eski Beşiktaş yöneticisi Serdal Adalı, eski Beşiktaş Teknik Direktörü Tayfur Havutçu, Gaziantepspor Teknik Direktörü Bülent Uygun, Rizespor Teknik Direktörü Hikmet Karaman, Teknik Direktör Yılmaz Vural, futbol yorumcusu Sinan Engin, İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü ve Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Göksel Gümüşdağ, Fenerbahçeli oyuncu Emanuel Emenike ve eski futbolcu Ümit Karan'ın da aralarında bulunduğu 91 kişi de mağdur olarak bulunuyor.

İSTENEN CEZALAR
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Fuzuli Aydoğdu tarafından hazırlanan iddianame kapsamında, bir numaralı sanık Fetullah Gülen'in, ''kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, resmi belgede sahtecilik, iftira, iftira nedeniyle mağdurun gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olma, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme'' suçlarından 35 yıldan 85 yıla kadar hapsi isteniyor.

Suç tarihinde kapatılan Zaman gazetesinin genel yayın müdürü Ekrem Dumanlı hakkında ''resmi belgede sahtecilik, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak, haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek, iftira, iftira nedeniyle mağdurun gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olmak, silahlı terör örgütü kurma veya yönetmek'' suçundan 35 yıldan 78 yıla kadar hapis cezası talep edilen iddianamede, eski Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca hakkında, ''özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek, resmi belgede sahtecilik, iftira, iftira nedeniyle mağdurun gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olma, haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme'' suçlarından 35 yıldan 80 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

İddianamede, eski milletvekili İlhan İşbilen ve iş adamı Muammer İhsan Kalkavan hakkında, "kişiyi 'hürriyetinden yoksun kılma, haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek, resmi belgede sahtecilik, iftira, iftira nedeniyle mağdurun gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olma, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme'' suçlarından 35 yıldan 85 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Yardımcısı Mutlu Ekizoğlu, İstanbul Organize Suçlar ile Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç hakkında ise ''kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, iftira nedeniyle mağdurun gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olmak, iftira, resmi belgede sahtecilik, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçlarından ayrı ayrı 34 yıldan 80 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Kapatılan Fatih Üniversitesi Rektörü Şerif Ali Tekalan ve Prof. Dr. Suat Yıldırım hakkında da ''iftira, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak, haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek, resmi belgede sahtecilik, iftira nedeniyle mağdurun gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olma, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme'' suçlarından ayrı ayrı 35 yıldan 78 yıla kadar hapis istenen iddianamede, Fetullah Gülen'in avukatı Orhan Erdemli, gazeteci Mehmet Baransu, eski emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer ve avukat Cemalettin Mutlu'nun ''silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan ayrı ayrı 5 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

Hazırladığı tutanakla ''futbolda şike'' soruşturma sürecini başlattığı iddiasıyla polis memuru Lokman Yanık hakkında ise ''resmi belgede sahtecilik, iftira nedeniyle mağdurun gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olmak, iftira, silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçlarından 10 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası istenen iddianamede, diğer 94 sanık hakkında ise benzer suçlardan 5 yıldan 70 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezası öngörülüyor.