Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Hızlıok, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye Futbol Federasyonu yönetim kurulu tarafından Disiplin Talimatının 58. maddesinde değişiklik yapıldığını ve bu cezaların gerektiğinde ertelenmesinin kararlaştırıldığını anımsattı.

Böyle bir değişikliğin 26 Ocak'ta yapılan Futbol Federasyonu Genel Kuruluna katılan kulüpler ve ilgili meslek kuruluşları temsilcileri tarafından reddedildiğini hatırlatan Hızlıok, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

''2011 Temmuz ayından beri, Türk futbolu herkesin bildiği, dile getirdiği ancak yokmuş gibi davranmayı tercih ettiği kirlilikten kurtulma yolunda eline geçen fırsatı değerlendirememiştir. Maalesef bugün gelinen noktada futbol ve kulüp yöneticilerinin futbol algısının gelişen, dinamik, dünya ile entegre olmuş Türk ulusunun gelişmişlik düzeyinin altında kaldığı, evrensel hukuk kuralları ile uygar dünyanın yerleşmiş değerleri ile çelişen, şark usulü kurnazlıklar ile tüm toplumun aklı ile alay eder tarzda hareket etmekte ısrarlı olduklarını ortaya koymuştur. Hukukun temeli, suçluları affetmek değil bilakis mağdurların zararlarını telafi etmek olmalıdır. Diğer türlü davranışın kamuoyu vicdanını zedeleyeceği ve toplumda dayanak bulamayacağı açıktır.''

Hızlıok, futboldaki kirlilikten, spora siyaset karışmasından, şike ve teşvikten en fazla zarar gören kulübün Altay olduğunu savunarak, eskiden olduğu gibi bugün de temiz futbol için çabalayacaklarını kaydetti.

''Şikenin ve teşvik eylemlerinin sahaya yansımadığı'' şeklindeki açıklamanın devam eden şike davasını, ayrıca dosyanın sevk edildiği PFDK'nın kararlarına müdahale anlamı taşıdığını savunan Hızlıok, şunları bildirdi:

''Artık bunun böyle gitmeyeceği, bu tip hareket ve kararların devamı halinde, uzun vadede Türk Futbolunun imajının üçüncü dünya ülkeleri düzeyine ineceği kanısındayız. Türk halkının büyük çoğunluğunun da bu durumdan rahatsız olduğu bilinci ile Haziran ayında yapılacak Altay Spor Kulübü Genel Kurulunda, önümüzdeki sezon lige katılma taahhüdünün Federasyona verilmemesi konusunun görüşülmesini de gündeme almaya kararlıyız. 100 yıllık tarihe sahip olan büyük Altay Kulübü'nün önümüzdeki sezon liglere katılmama kararı alma düşüncesinin vicdani sorumluluğunu, bu kararı alan kişi ve kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Bizim gibi düşünen, temiz futbolu özleyen, kirlilikten ve bu oyunlardan sıkılan tüm kulüpleri ve kuruluşları de bu haksızlıklara boyun eğmemeye, birlikte hareket etmeye, sessiz çoğunluğun birlikte hareket etmesi halinde kirliliğin devamını isteyenlerden çok daha güçlü olduklarını göstermeye çağırıyoruz. Sloganımız eskiden olduğu gibi 'temiz kulüp, temiz futbol' olacaktır.''