Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

KAFAMDA DELİ SORULAR KOLAYCA SİLEMİYORUM
SERDAR ALİ ÇELİKLER

FENERBAHÇE’Yİ Kıbrıs’taki bu önemli galibiyeti için kutlarım. Her iki ülke halkı için de futboldan öte anlamlar taşıyan bu tür maçlarda atmosfer dünkü gibi sakin olsa bile mücadele etmek zordur.

Gelelim müsabaka ile ilgili söyleyeceklerimize:

* Fenerbahçe 60 dakika hiçbir şey oynamadı. Hücum yapamadı; kanat bindirmesi yapamadı, pas yapamadı, dış şut atamadı. Savunma da yapabildi diyemeyiz.

* AEL ise son derece kapasitesiz bir takım olmasına rağmen ilk yarıda ikisi çok tehlikeli 3 pozisyon buldu.

* 60’tan sonra ise atak yapıp Volkan’ı geçemeyen bu yetenek fakiri takıma karşı pas yapan Fenerbahçe üst üste akınlar geliştirdi. Tamamen rakip alana yerleşen temsilcimiz yine pozisyon üretmekte zorlansa da duran toptan skoru buldu.

* Fenerbahçe bu gruptan artık çıktı diyebiliriz. Aykut Kocaman “eğer gruptan çıkarsak sonuna kadar gidebilecek kapasiteye sahibiz” diyordu. Bakalım Fenerbahçe UEFA’da nereye kadar gidebilecek. Bu kadronun çeyrek; hatta yarı final oynaması lazım.

***

Galibiyetten dolayı kutladığımız takıma ve Aykut Kocaman’a yine de bazı sorular sorulması şart.

1- Selçuk Şahin gibi gayet iyi bir kesiciniz var. Bir de Mehmet Topal. Bu iki oyuncunun birbirlerine göre artıları ve eksileri var. Ama ikisinin de oyun mantaliteleri ve bölgeleri aynı. Cris-Topal-Şahin üçlüsü ile üretim nasıl yapılır?

2- Bu üçlü orta saha ile pozisyon vermeme düşünceniz de gerçekleşmedi. Peki hücum yapamaz, savunmada da istediğiniz verimi alamazken bu üçlü ile ne yapmayı planlıyorsunuz?

3- Moskova’da da aynı üçlü ile oynadınız, Almanya’da da Selçuk’un yerine Raul’u oynattınız. Peki yarın misal Manchester United ile oynasanız sahaya santraforsuz 6 defansif orta saha oyuncusu ile mi çıkacaksınız?

4- Gökhan’ın kanat bindirmeleri dışında hiç ama hiç hücum planınız yok. Yarın Gökhan’a önlem alındığında ne yapacaksınız?

5- Bu derece ağır oynayan, pas dışında hiç bir artı özelliği olmayan orta üçlü, dışında Caner – Sow – Kuyt üçlüsü hangi savunmayı hangi bireysel yetenekleri ile açabilir?

6- Ve duran toplarda yaptığınız organize çalışmaları akan oyunda uygulayacak hücum çalışmaları yapacak mısınız?

***

Fenerbahçe bu soruların yanıtını samimiyetle veremezse daha fazla ilerleyemez. Bugün ilk yarıda Hürriyet-Ayman-Adem üçlüsü ile oynayan sıradan bir Anadolu takımına benzeyen Fenerbahçe’nin artık büyüklüğüne yaraşır oyun planlarına dönmesi lazım.

KÖTÜ OYUN SÜPER SKOR
SERGEN YALÇIN

FENERBAHÇE zor da olsa Kıbrıs Rum Kesimi’nden 3 puanı alarak gruptan çıkma yolunda dev bir adım attı. Ancak gecenin kahramanı Volkan’dı... En az 4 net kurtarış yaparak, galibiyette önemli pay sahibi oldu. Gecenin en sevindirici yanı ise oyunun kötü, skorun güzel olmasıydı.

Limassol kolay rakip gibi gözükse de, bu tür maçların zorluk derecesi hep yüksektir. İyi konstantre olman lazım. Rakibin agresif oyununa, aynı karşılığı vermen lazım. İlk 60 dakikalık bölümde maalesef F.Bahçe bunu başaramadı. Oyunculardaki bu pasif anlayışı çözemedim. Ön libero ve kenar oyuncuları ayaklarına gelen her topu ya kötü kullandılar ya da rakibe teslim ettiler. Bu kadar kötü geçen koca bir 60 dakikada rakibe 3-4 pozisyon verilmesi doğaldı. O bölümlerde de Volkan devreye girip takımını oyunda tuttu.

Son yarım saat tamamen F.Bahçe’nin kontrolünde geçti. Hava toplarında üstünlüğünü bildiğimiz Egemen, takımın çok ihtiyacı olduğu anda mükemmel bir gol atarak grupta F.Bahçe’nin rahatlamasını sağladı.

F.Bahçe’de konuşulması gereken en önemli konu, Selçuk ve Mehmet Topal’ın arkası dönük top alamamaları. İki oyuncu da baskı yiyince topu rakibe teslim etti. Limassol presle kazandığı toplarla pozisyon buldu. Bu tür oyunlarda defansın orta sahayı kullanmadan uzun toplarla çıkması gerekirdi. Ancak F.Bahçe yapamadı.

Kenarlar da hiç işlemedi. Temposuyla bildiğimiz Caner, oyunda kaldığı süre içinde solda hiç verimli olamadı. Sağ kanadı Sow ile Kuyt eşit kullanmaya çalıştı, ancak ikisi de kanat oyuncusu olmadığı için o bölge Gökhan’e emanet kaldı. Gökhan da ofansif açıdan yalnız kalıp verim sağlayamadı. Cristian son yarım saatte iyi işler yaptı. Ancak o dakikaya kadar hiç ortalarda yoktu.

Defansın arasına koşu yapan her Limassollu oyuncu neredeyse Volkan’la karşı karşıya kaldı. Hasan Ali birkaç önemli kademe hatası yaptı ki, gol yenmemesi tamamen F.Bahçe’nin şansıydı. Takımın iyi oynadığını söylemek mümkün değil. Son yarım saatte iyi mücadele ederek kazandılar. Bu futbol, Limassol önünde galibiyeti getirebilir. Ama ciddi bir rakip olursa, kazanamazsınız. F.Bahçe özellikle Meireles ve Yobo’yu çok aradı. Meireles orta sahanın yaratıcı ismi, Yobo da, defansın orta sahaya dönük yüzüydü.

Gelelim Krasic’e.... Transfer olduğundan beri bir tane iyi maçını görmedim. Dün de kısa süre oynadı. Onda da herkese saç baş yoldurdu! Bu kadar beklenti içinde alınan bir oyuncunun hayalet gibi dolaşması, her topu kaptırması, çalım atamaması hayal kırıklığı yarattı. F.Bahçe, bu oyuncudan nasıl faydalanacak, inanın bilmiyorum. Herhalde tüm taraftarlar da merak ediyordur.