HT Gastro
Stil

Karbon emisyonunuzu hızlıca azaltmanın 6 yolu

Güncel global krizlerin en büyüklerinden birinin iklim değişikliği olduğunu hepimiz biliyoruz artık. Global sera gazı salınımını hızlı bir şekilde azaltma gerekliliği gün geçtikçe artıyor. Peki bunun için neler yapabilirsiniz? Yapabilecekleriniz arasında daha az et yemekten daha az uçağa binmeye kadar pek çok şey var.

Giriş: 01.05.2024 - 09:30 Güncelleme: 12.05.2024 - 21:19
Haberler Stil Karbon emisyonunuzu hızlıca azaltmanın 6 yolu

Yenilenebilir enerji altyapısının iyileştirilmesinden fosil yakıtların hızla kullanımdan kaldırılmasına kadar, iklim değişikliğini hızlı bir şekilde engellemek için gereken değişimin büyük bir kısmı, herhangi bir bireyin yapabileceklerinin çok ötesinde elbette. Ancak bireysel eylemler gene de önemli. Kişisel gaz salınımınızı düşürmek amacıyla hemen şimdi eyleme geçebileceğiniz hızlı ve etkili değişiklikleri sizler için derledik.

Daha az uçağa binmek

Dünyadaki bütün uçuşların bir anda durması tüm CO2 salınımının %2,5’inin bir anda durması anlamına gelir. Havacılık faaliyetleri, her yıl yaklaşık 1 milyar ton CO2 salınımına sebep oluyor. 2013 ile 2019 yılları arasında, havacılık sektörü kaynaklı salınım, %30 oranında artış gösterdi. Pandemi sebebiyle oranda bir miktar düşüş yaşansa da salınım şu an yine yükselişte.

Her bir uçuş, azımsanamayacak ölçüde bir sera gazı salınımına sebep oluyor. Örneğin Londra’dan New York’a bir uçuş demek, yaklaşık 1 ton kadar CO2 demek; hava aracının CO2 harici salınımları da göz önüne alındığında iklim üzerindeki etkisi çok daha fazla artıyor.

Uçma yasağı gibi uygulamalar düşünülemez elbette; ancak uçuş talebini düşürmek son derece mümkün ve bu seyahat edemeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Gaz salınımı daha düşük olan tren ya da otobüs gibi seçenekleri tercih edebilirsiniz. Ya da uçuş sıklığınızı biraz da olsun düşürmeye çalışabilirsiniz.

Hava araçlarının çalışma prensiplerinde uzun vadede değişiklik olmayabilir. Ancak küçük uçaklar, yakın bir tarihte elektrik motorlarıyla uçabilir. Örneğin Norveç, 2040 yılına dek, havalimanlarından kalkış yapan kısa mesafeli uçuşların tümünün elektrik enerjisi ile çalışmasını istiyor. Ayrıca, daha büyük uçaklar da biyoyakıt, yenilenebilir enerjiden elde edilen sentetik yakıtlar ya da uzun vadede hidrojen gibi alternatif yakıt türlerine geçebilir.

Bitki temelli beslenme

Bitki temelli bir beslenme düzenine geçiş yapmak, her yıl 0,8 ton CO2’ten kurtulmak anlamına geliyor. Dünyadaki herkes bitki bazlı diyetlere geçecek olsaydı, dünya genelindeki tarım arazilerinin yaklaşık %75’i farklı şekilde kullanılmak üzere boşa çıkardı; biyolojik çeşitlilik açısından zengin ve karbon-yakalayıcı ekosistemler gibi.

Ancak tamamen bitki temelli sisteme geçemeseniz de yiyecekleri düşük karbonlu alternatifleri ile değiştirerek salınımınızı azaltabilirsiniz. Örneğin arazi kullanımı, sera gazı salınımı, su tüketimi ve böcek ilacı kaynaklı çevre kirliliği söz konusu olduğunda inek sütü, bitki bazlı alternatiflerine kıyasla çok daha büyük bir zarar kaynağı.

Beslenme düzeninizde ve yemek pişirme yöntemlerinizde minik düzenlemeler yaparak kayda değer bir yol kaydedebilirsiniz; toplu pişirmeler yapmak ya da daha az hayvansal ürünler kullanmak gibi.

Ulaşım alternatifleri

Özel taşımacılık, dünyanın en büyük sera gazı kaynaklarından biri. Özellikle de gelişmiş ülkelerde araba, kamyon, otobüs ve motosikletlerin baskın olduğu taşımacılık sektörü, diğer tüm sektörlerden daha fazla sera gazı salınımından sorumludur.

Araç sahibiyseniz eğer, arabanızı kullanma sıklığınızı azaltarak salınım miktarınızı azaltabilirsiniz. Araç yolculuklarının büyük bir kısmı, pek çok yerde kısa mesafelerde yapılıyor; yürümek ya da bisiklete binmek, sağlık üzerindeki pozitif etkileriyle birlikte bu yolculuklara harika birer alternatif.

Daha uzun yolculuklarda toplu taşımayı daha düşük karbonlu bir opsiyon olarak özel araçlara tercih edebilirsiniz.

Evi ısıtma ve soğutma

Evinizde ve günlük hayatınızda yapacağınız birkaç değişiklik çok fark yaratacaktır. Özellikle de ana ısıtma kaynağı fosil yakıtlar olan ülkelerde, ev ısıtmaları, en temel emisyon kaynaklarından biri olarak öne çıkar. Avrupa Birliğinde, ev içi enerji tüketiminin %63’ünün sorumlusu ısınma. İngiltere’de ısınma salınımın miktarının üçte birine denk düşerken, ABD’de evlerin neredeyse yarısı gazla ısınıyor. Küresel ısınmayı sınırlandırmak istiyorsak bu durumun büyük ölçüde değişmesi gerekiyor. Neyse ki termostatınızı yalnızca bir derece düşürerek hem elektrik faturanızı %10 oranında azaltabilir hem de emisyonunuzu düşürebilirsiniz.

Ev soğutma uygulamaları, iklim değişikliğinin bir diğer büyük sorumlularından biri. Dünya çapında artan sıcaklıklar, havalandırma talebini arttırıyor; 2050 yılında, dünya genelindeki klima sayısının, mevut sayıyı üçe katlayacağı öngörülüyor. Bu klimalarda ciddi miktarda sera gazı barındıran soğutucular bulunuyor ve cihazlar çok miktarda elektrik harcıyor. Ama neyse ki daha sürdürülebilir alternatifler mevcut. Hindistan’daki jaali mimarisi gibi antik bina tasarımlarından, eko çatılara, ağaç dikmeye ve hatta sıcak havalarda perdeleri kapamak gibi basit şeylere kadar, global ısınmaya katkıda bulunmaksızın bina soğutabilmenin pek çok yolu var.

Finans

Karbon ayak izini azaltmak denince akla gelen ilk şey finans olmayabilir; ancak tasarruf ya da yatırım yapma tercihlerimiz, iklim krizi konusunda büyük farklar yaratabiliyor.

Birçok banka, fosil yakıt endüstrisine trilyonlarca dolar aktarma yoluyla iklim krizinin finansörlüğünü üstleniyor. Bankaya yatırdığınız paralar, doğrudan bunlarda kullanılmıyor; ancak uzmanlara ve aktivistlere göre, bu şekilde, dolaylı da olsa müsaade etmiş oluyoruz bu tür uygulamalara. Kendilerini etik ve çözüm odaklı olarak pazarlayan alternatif bankaların sayısında yükseliş var.

Moda

Her yıl, dünya genelinde 100 milyardan fazla giyim ürünü üretiliyor ve bunların yaklaşık %65’i 12 ay içerisinde atık oluyor. Moda sektörü, global karbon emisyonunun %8-10’undan sorumlu; bu oran havacılık ve gemiciliğin birleşiminden daha fazla.

Gardırobumuzu daha sürdürülebilir bir hale nasıl getirebiliriz peki? Yeni ürünler almak yerine, özellikle de online’da bolca bulunan ikinci el seçeneklere yönelmek iyi bir başlangıç mesela.

Yıkama sıklığını azaltmak da gardırobunuzun karbon ayak izini düşürmenize ve sularımıza karışan mikroplastik sayısını azaltmanıza yardımcı olacaktır. Ayrıca ömrünü tüketen kıyafetlerimizi ne yaptığımız da önemli. Kıyafetlerinizi çöpe atmak yerine, arkadaşlarınıza verebilir, online platformlarda satabilir ya da ikinci el dükkânlarına verebilirsiniz.

Bunların dışında yapabilecekleriniz

Daha verimli LED ampullere geçebilirsiniz mesela. İyi haber şu ki bu değişikliklerin avantajları yalnızca iklim özelinde değil; fiziksel sağlığınız ve mental iyiliğiniz üzerinde de etkili. Daha büyük ölçekte düşünüldüğünde, iklim değişikliğini zapt etmeye yardımcı olarak cinsiyet eşitsizliği ve biyolojik çeşitlilik gibi çağımızın önde gelen sorunlarının çözümünde de söz sahibi olabilirsiniz.

Bu içeriği paylaş
İLGİLİ İÇERİKLER