Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Başkentin güneyindeki Nimetabad'daki gecekondu ve derme çatma yapılarda elektriksiz, susuz ve doğal gazsız yaşam mücadelesi veren halk, bir yandan da koronavirüs salgınına karşı korunmaya çalışıyor.Önceleri tuğla ocağı olarak kullanılan alanda yaptıkları gecekondu ve baraka evlerde yaşayanlar, hükümetin ihtiyaç sahibi ailelere sübvanse olarak verdiği kişi başı 45 bin tümen (yaklaşık 11 Türk lirası) gelir ve hayırseverlerin yardımlarıyla geçiniyor.

- Hem geçim sıkıntısı hem koronavirüsle mücadele

Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin açıklamalarında "ağır şartlarda" olduğunu ifade ettiği Tahranlı ev hanımlarından biri olan Zeyneb Gonabi, koronavirüse karşı da mücadele ettiklerini ancak önceliklerinin geçim sıkıntısı olduğunu söyledi.Ağır şartlarda yaşam mücadelesi verdiklerini ve diğer yandan da kız kardeşinin 2 defa koronavirüse yakalandığını anlatan Gonabi, "Kız kardeşim birkaç ay önce koronaya yakalanmıştı ancak kısa sürede iyileşti. Bu yakınlarda tekrar hastalandı ve durumu çok kötü. Hastanelerde yer kalmadığı için kabul edemediler, şimdi evde tedavi oluyor." dedi.

Ekonomik kriz nedeniyle de her şeyin zamlandığını ve halkın durumunun kötüleştiğini dile getiren Gonabi, şunları söyledi:"Bu pahalılık nereye kadar devam edecek? Hükümet halka verdiği aylık 45 bin tümen (11 TL) desteği artırmalı, çünkü çok zor durumdalar. Kişi başı 45 bin tümen yerine 200 bin tümen (50 TL) destek vermeliler."

- "Hayırseverlerin dağıttığı yemekleri almak için bekliyoruz"

Kızının koronavirüse yakalandığını ve 9 gün hastanede yattıktan sonra iyileştiğini söyleyen Tebriz asıllı ev hanımı Rukiye Esfencani de hükümet ve belediyelerin dağıttığı dezenfeksiyon malzemeleri ile kendilerini koronaya karşı korumaya çalıştıklarını dile getirdi.

Ekonomik durumlarının da iyi olmadığını ifade eden Esfencani, "Burada hayırseverlerin dağıttığı yemekleri almak için bekliyoruz. Olsaydı gelmezdik fakat muhtaç olduğumuz için mecburen duruyoruz. Hükümet de gücü yettiği kadar ulaşmaya çalışıyor, yetişmediği yere ne yapsın?" ifadelerini kullandı.

Matematik öğretmeni Hüseyin Ahmedi, şubatta eşi ve çocuğuyla Kovid-19'a yakalandığını, 1 hafta boyunca öksürdüğünü ve hastaneye yatmadan evde tedavi olduğunu söyledi. Ahmedi, şu an da salgından kaynaklı nefes darlığı sorunu yaşadığını aktararak, "Daha sonra tekrar hastaneye korona testi yaptırmaya gittim, bana belirtin var eve git 14 gün evden çıkma dediler. Hastaneye yatırmadılar." dedi.

Tahranlı işsiz Behmen Tevekkuli ise sokak çocukları gibi bir hayat sürdürdüklerini ve içinde bulundukları şartlardan razı olmadıklarını kaydederek, şunları anlattı:

"Sürekli hayırseverlerin gelip bize iyilik yapmasını bekliyoruz. Yetkililere sesleniyoruz, bizi bu durumdan kurtarsınlar. Su, elektrik ve doğal gaz yok. 18 yıldır bu şartlarda yaşam mücadelesi veriyoruz, böyle hayat olmaz."

- "Su yokken temizliğe nasıl dikkat edebilirim?"

Elinden geldiği kadar sağlık kurallarına riayet etmeye çalıştığını söyleyen Tevekkuli, temizlik ve hijyenle ilgili olarak da "İçme suyu ve temiz su olmayınca nasıl temizliğe riayet edebilirim? Öncelikli sorunumuz sudur. Su olmayınca elimizi nasıl yıkayacağız? Bütün şartları hazır etsinler çadırda da yaşamaya razıyız." ifadelerini kullandı.

Kasım Muradi de kimseyle görüşmediğini ve kalabalık ortamlarda bulunmadığını o nedenle maske takmadığını savunarak, yasakla ilgili şunları söyledi:"Maske takmadığım için ceza verirlerse versinler. Vermedikleri tek ceza kaldı. İmkanlarım olursa sağlık kurallarına riayet ederim. Su ve imkanlar yoksa nasıl sağlık kurallarına riayet edebilirim?"