Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
AA

Türk Böbrek Vakfı (TBV) Kovid-19'la mücadele sırasında, daha önce genellikle dışarıda tüketilen veya hazır olarak alınan yiyeceklerin evde yapılmasının un, tuz ve şeker tüketiminde artışı beraberinde getirdiğine işaret ederek, "Evde yapıldığı için sağlıklıdır." düşüncesiyle aşırı tüketimin, aşırı kilonun yanı sıra hastalıklara yol açabileceği uyarısında bulundu.

Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, yaptığı açıklamada, günlük hareketlerin kısıtlandığı karantina ve izolasyon döneminde ortaya çıkan bilinçsiz beslenme davranışlarının bağışıklık sistemi tahribatına ve hastalıklara davetiye çıkarır nitelikte olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Vakıf olarak uzun yıllardır savaştığımız aşırı un, tuz, şeker tüketimi ve hareketsiz yaşamdan uzak kalmak konuları, maalesef bugünlerde tekrar gündeme geldi. Özellikle anneler önce kendileri sonra da diğer aile bireylerinin sağlıkları için bu konuya azami özen göstermeli."

- "Farklı besin gruplarına yer verilen öğünler, bağışıklık sistemini güçlendirir"

Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın da evde kalınan süreçte sağlık için yapılması gerekenler ile ramazan ayında yeterli ve dengeli beslenmenin detaylarına değindi.

Evde yapılabilecek ve bağışıklık sistemini güçlendirecek besinlerin başında yoğurt ve kefirin geldiğini, kullanılan doğal süte ve mayaya bağlı olarak, yapılan bu probiyotik besinlerin sağlığı olumlu etkilediğini anlatan Aydın, şu bilgileri paylaştı:

"Bu dönemde bol miktarda antioksidan içeren A, E ve C vitaminlerinden zengin besinleri mevsimlerine uygun olarak tüketmek bizim için faydalı olacaktır. A vitamini: karaciğer, balık yağı, süt, tereyağı, yumurta, havuç, kış kabağı, yeşil yapraklı sebzeler, kayısı, şeftali; E vitamini: bitkisel yağlar, avokado, yağlı tohumlar, soya, yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller; C vitamini: limon, portakal, mandalina gibi turunçgiller, çilek, böğürtlen kuşburnu, domates, lahana, patates, ıspanak, yeşil biber, asma yaprağı, yeşil yapraklı sebzeler. Ayrıca D vitamininin de bağışıklık sistemimizi güçlendirdiği bilinmektedir. D vitamini eksikliğinde hastalıklara yakalanma riskimiz artacaktır."

Aydın, "Mutfakta geçirdiğimiz zamanın artması diyetimizi olumsuz yönde de etkileyebilir. Öğün sayısı ve porsiyon artışı kilo artışına sebep olabilir. Porsiyon miktarı ve içeriğindeki bu değişmeler tuz ve şeker tüketimini de artırarak vücudumuzu hastalıklara açık hale getirebilir. Obezite, diyabet ve yüksek tansiyon gibi hastalıkların görülme sıklığı artabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Farklı besin gruplarına yer verilen öğünlerin, vücudun ihtiyaçlarını karşılayarak bağışıklık sistemini güçlendireceğine işaret eden Aydın, öğünlerde sebze ve meyvelere yer verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Aydın, günde kadınların ortalama 2, erkeklerin 2,5, çocukların ise 1,5 litre sıvı alması gerektiğini belirterek, çay ve kahvenin alınması gereken sıvının yerini tutmadığını belirterek, vücutta sürekli olarak sıvı kaybı meydana geldiğinde dehidrasyonun derecesinin artacağını ve başta böbrek hastalıkları olmak üzere birçok hastalığa neden olacağını aktardı.

- "Tatlı ve hamur işleri her gün ve her öğünde tüketilmemeli"

"Evde yapıldığı için sağlıklıdır." düşüncesinin her zaman doğru olmadığını ifade eden Aydın, şunları kaydetti:

"Yenilen yiyeceklerin içerisindeki malzemelerin sağlıklı olduğu bilinse dahi bu yiyeceklerin aşırı tüketimi porsiyon kontrolünü zorlaştıracaktır. Özellikle evde yapıldığı için masum olduğu düşünülen tatlı ve hamur işleri her gün ve her öğünde tüketilmemelidir. Ayrıca, bu dönemde çocuklar eğitimlerini ev ortamında televizyon ve bilgisayar başında sürdürürken abur cubur tüketimi yerine meyve, kuru meyve ve kuru yemiş tüketimine yönlendirilirse çocuklar için daha sağlıklı olacaktır."

Gökçen Efe Aydın, günlük sağlıklı beslenme rutininin ramazan ayında da geçerli olabileceğine işaret ederek, "Ramazan ayı beslenme alışkanlıklarının belirgin bir şekilde değiştiği dönemlerden biridir. Bireylerin yaş, cinsiyet ve fiziksel aktivitelerine göre günlük almaları gereken enerji, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral oranlarında herhangi bir değişiklik olmaz. Bu süre zarfında sağlığın korunması açısından yeterli ve dengeli beslenmeye devam edilmesi gerekir." uyarısında bulundu.