Togan Gökbakar...
Yıl 2006.
Gerilim türündeki 'Gen' adlı filmin set izlenimi için davet aldım.
Doğa Rutkay, Yurdaer Okur ve Şahan Gökbakar başrolde.
Şahan Gökbakar'ı 'Dikkat Şahan Çıkabilir'den tanıyordum ama Togan Gökbakar'ı hiç tanımıyordum.

Sette 'Şöyle çekelim, böyle çekelim' nidaları atan kişiyi görünce 'Vay canına, filmi bir çocuk yönetiyor' demiştim.
Henüz 22 yaşındaki Togan Gökbakar hakkındaki ilk izlenimim, 'İlk filmini değil de sanki 10'uncu filmini çekiyor. Ne kadar soğukkanlı' olmuştu.
İlerleyen dakikalarda ortalıkta çok dolaşmamdan rahatsız olsa gerek bir ara gerildik.
Uzaktan uzağa birbirimize yan gözlerle bakıp bakışlarımızla 'Kanım sana hiç ısınmadı' mesajı vermeyi ihmal etmesek de gerginliği tartışmaya dönüştürmeden her ikimiz de işimizi yaptık.
Sonra o çocuk, ilk filmi 'Gen' ile Adana Altın Koza Film Festivali'nde 'Umut Veren Genç Yönetmen' ödülünü kazandı.

Bir yıl sonra...
Faruk Aksoy ile ofisinde sohbet ediyoruz.
Birçok yapımcının çekmeyi kabul etmediği 'Recep İvedik'i çekmeyi kabul eden Faruk Aksoy, Şahan Gökbakar'a sorar; "Filmi kim çeksin?"
Şahan Gökbakar cevap verir; "Kardeşim sinema - TV okudu. 22 yıldır aynı evde oturuyoruz. Beni en iyi o anlar. Zamanlamamı en iyi o bilir. İstersen konuş."
Faruk Aksoy; Togan Gökbakar ile konuştu.
O konuşmanın ardından Togan Gökbakar, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sinema Televizyon Bölümü'nde edindiği bilgileri ağabeyiyle çalışmanın avantajlarıyla harmanladı.

Togan Gökbakar, Türk sinemasının en çok izlenen 'Recep İvedik' serisinin yönetmeni ve ortak senaristi.
'Recep İvedik'in yanı sıra 'Celal ile Ceren', 'Kayhan'ın da yönetmeni.
'Gen' ile umut veren Togan Gökbakar, ağabeyi Şahan Gökbakar ile Türk sinemasında gişe egemenliği kurdu.
Şu ana kadar 25 kategoride rekoru bulunan 'Recep İvedik'e yönetmen ve ortak senarist olarak imza attı.

1.023.136 kişiyle açılış yapan 'Recep İvedik 6', gösterime yeni girdiği için listeye alınmadı.

'Recep İvedik'in en belirgin alameti farikası nedir?
'Recep İvedik', hikâye konusunda kendini sürekli yenilerken karakteri ve değerleri hiç değişmiyor. 12 yıldır popüler olmasının nedenleri değişmeyen karakteri ve değerlerinin yanı sıra hikâye konusunda sınırsız olması. Çünkü çatışma hiç bitmez. 'Recep İvedik', gittiği her yerde çatışıyor. Olimpiyatlarda, ıssız adada, Afrika'da...

Birçok kişi bana şu soruyu soruyor; 'Recep İvedik' filmleri neden çok gişe yapıyor?
Filmin neden çok gişe yaptığı 3 ana maddede toplanabilir.
1- Komedi filmi.
2- Karakter seviliyor.
3- Gökbakar Kardeşler'in özel hayatlarındaki hal ve tavırları.


Yüksek gişe yapmanın belli bir formülü var mı?
Gişe yapmanın belli bir formülü yok. ABD'li büyük stüdyolar bile gişe yapmanın hesabını yapamıyor. Bir formülü olsaydı her film büyük gişe yapardı. Sadece tahmin edebiliyoruz. 'Bunu yaparsan bu kadar izlenir, bunu yapmazsan izlenmez' şeklinde bir düşünce şekli yok. Biz hoşumuza gidenleri yapıyoruz. Eğlendirecek filmler çekmeye uğraşıyoruz. 

Togan Gökbakar'ın dediğinden anladığım şu; 'Mutlu ol, mutlu kıl' felsefesini benimsemişler.

Gökbakar Kardeşler, 13 yılda çektikleri 10 filmde birlikte çalıştı. Kardeşlerin bir arada çalışmasının avantajları da vardı, dezavantajları da... Gişe başarılarından anlaşılan o ki kardeş kardeş çalışmanın hep avantajını yaşamışlar.

Kardeş kardeş çalışmanın avantajları nelerdir?
Kardeş kardeş çalışmanın avantajları şudur; konuşmadan anlaşabildiğiniz bir iş ortağınız olur. O günkü ruh halinize göre başka biri sizin kahrınızı çekmezken kardeşiniz çekebilir. Daha fazla vakit geçirdiğiniz için konuşmadan bile anlaşmak acayip güzeldir. Örneğin şöyle oluyor; aynı hikâyeyi, aynı sahneyi hayal edebiliyoruz. Birimiz 'Aklımda şöyle bir sahne var' dediğimizde diğerimiz 'Evet, şimdi ben de sana tam onu diyecektim' diyebiliyoruz. Bu tarz avantajları oluyor. Bir de bizim işimiz aslında profesyonel bir şekilde hayatımızdan çok kopartabileceğimiz bir iş değil. Ne kadar kendin olursan, ne kadar eğlenirsen, ne kadar kendinden bir şeyler katarsan film o kadar güzel olur. Kendin olmak, eğlenmek, kendinden bir şeyler katmak kendini güvenli ve rahat hissettiğin zaman daha verimli sonuçlar çıkarır. Kendini güvenli hissettiğin, hiç kasılmadan, % 100 kendin olabildiğin zaman ortaya nasıl iyi sonuçlar çıkıyor. Şahan benimle olduğu için rahat ediyor. Ben başka biriyle film çeksem belki çalışma süreci zor geçecekse Şahan ile rahat ediyorum. Sürekli birlikte zaman geçirdiğimiz için fikirlerimizi çarpıştırıyoruz. Örneğin gece yarısı aklımıza bir fikir gelirse mesaj atabiliyoruz. Bu gibi avantajlar ortaya daha fazla sinerji çıkmasına neden oluyor. Aramızda filtre olmamasından kaynaklanan rahatlık ortaya daha verimli bir çalışma ortamı çıkarıyor. 

Başarınızın sırrı bu olabilir mi?
Olabilir. Çünkü film çekerken oyuncunun bir reaksiyon alması gerek. Şahan o reaksiyonu benden alıyor. O reaksiyon da onu motive ediyor. Aramızdaki reaksiyon alışverişi o andaki sahnenin çekiminde doğru yolda olup olmadığımızı göstermesi açısından oldukça önemli. Başka bir yönetmenle 'Recep İvedik' çeksek gene başka bir lezzette gene komik bir film olur ama benim olmam daha nötr, daha rahat, daha özgür ve daha kendi gibi olacağı bir çalışma imkanı sağlıyordur. Ben böyle düşünüyorum.

En büyük anlaşmazlığınızı hangi konuda yaşıyorsunuz?
Çok büyük bir anlaşmazlık yaşamıyoruz ama Şahan, zamansal konularda daha rahat bir insandır. Ben yönetmen olarak zamansal konularda daha hassasım. 'Haydi şu sahneyi çekelim' dediğimde Şahan 'Sakin ol, çekeriz. Önce bir yemek yiyelim, sohbet edelim' diyebiliyor. Çünkü o anda rahat olması gerek. Rahat bir yapıda, rahat bir moddayken daha komik bir sahne çekeriz. Sonuç olarak ortak bir noktada buluşup günün sonunda o sahneyi çekiyoruz.

Üzerinde komediden başka bir tür film çekmiyor' baskısı var mı?
Böyle bir baskı yok. Genelde bir konuda uzmanlaşmak da güzeldir. Komedi filmi çekmek açıkçası kolay değildir. Biz insanlar eğlensin diye film yapıyoruz. Yönetmenin kim olduğunun bilinmesi, hatırlanması çok önemli değil. Önemli olan filmin iyi olması. Günün sonunda film komik ve eğlenceli olmalı. Film iyi olsun da yönetmenin kim olduğu bilinmesin.

Takdir ediliyor musun?
Filmlerimiz rekor kırıyor. Benim için daha güzel bir takdir yok. Dikkate aldığımız tek takdir izleyicilerimizin takdiri.

Togan Gökbakar ile Şahan Gökbakar, 'Kayhan'da çektikleri bir sahneyi izleyerek fikir alışverişinde bulunuyorlar.

Hayata dair edindiğin en önemli öğreti nedir?
Zamanın inanılmaz hızla geçtiği. Örneğin seninle röportaj yaptığımız ilk günden bu yana zaman ne çabuk geçti değil mi? Zaman çok çabuk geçiyor. Belki her şey satın alınabilir ama zaman asla satın alınamıyor. Sahip olduğumuz zamanı sevdiğimiz insanlarla harcamalıyız.

Şahan Gökbakar ile ToganGökbakar'ın ortak olduğu Çamaşırhane Film, geçtiğimiz aylarda dışa açıldı. Gökbakar Kardeşler, bundan sonra başkalarına da film çekecek. Şahan Gökbakar'ın ilk kez yönetmenlik yaptığı, HabertürkHT Stüdyo'ya verdiği röportajda dediğine göre ise son yönetmenliği olan Yasemin Sakallıoğlu'nun'Zengo' filmi ilk örnek oldu. Şimdi yeni film üzerine çalışmalara da başladılar.

Yeni çekim hazırlıkları hangi film üzerine olacak?
'Recep İvedik 7' de olabilir, 'Sarah ile Musa' da... Şahan'a bağlı. İkisinin de çalışmalarına başladık. Çalışmalarımızı iki 'Recep İvedik' arasında başka bir film yapma konusunda planladık. Bu sistemde ilerleyebiliriz.

Ağabeyinin yönetmenlik de yapmasını nasıl değerlendiriyorsun? 'Bir daha yapmam' dedi.
Şahan'ın bilgisi ve deneyimi yönetmenlik de yapmaya çok uygun. 'Recep İvedik'i çekerken yer yer yönetmenlik de yapıyor zaten. Neden öyle dediğini anlıyorum. Şu sebepten dolayı; yönetmenliğin suyun üstünde kalan kısmı var. O kısmı güzel. Oyuncuya oyun veriyorsun, sahneyi çekiyorsun... Geri kalan organizasyon zordur. Yönetmenlik asli işiniz değilse o kısımlar sıkabilir. Bir gazetecinin biriyle röportaj yapma kısmı keyiflidir. Sonra o röportajı deşifre etmek zordur. İşte öyle bir şey. Yönetmenliği hakikaten hayatınızın bir parçası haline getirmeniz lazım ki yapabilesiniz. Şahan'ın acayip bir komedi yeteneği ve anlayışı var. 'Zengo'da Yasemin'in komedisini daha çok çıkarma noktasında Şahan'dan daha iyi bir yönetmen olamaz. Yönetmenliğin de zor yanlarını görmesi Şahan'a yeni bir perspektif açmıştır mutlaka.

1881 -
1938