Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
HABERTURK.COM

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a "Suriye'de Türkiye ile işbirliğini güçlendirmemiz gerekiyor" diyen ABD Başkanı Donald Trump'ın bu noktaya gelmesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun ABD'ye yönelik eleştirilerde kullandıkları söylemin ve stratejinin büyük etkisi var.

Erdoğan ve Çavuşoğlu, sert şekilde eleştirdikleri ABD kurumlarından çoğu zaman Trump'ı ayrı tuttular. Trump'ın iç politikada sıkıştırıldığı bir dönemde Erdoğan ve Çavuşoğlu, Trump'ın verdiği sözlere güvenmek gerektiğini, sözlerini tutacağına ve geri adım atmayacağına inandıklarını söyledi. Ayrıca, Afrin operasyonunun başarıyla tamamlanması, Türkiye'nin söylediklerini yapmada kararlılığını ortaya koyunca Trump, Türkiye ile ilişkilerin rayına sokulması için bazı adımlar attı. Rusya faktörü de bunda etkili oldu.

ABD KONGRESİ'NDE TEMASLAR

Tabii ABD bürokrasisini de başta PYD/YPG konusunda çevirmek gerekiyor. Komite toplantıları başlıyor. Dışişleri Müsteşarı Ümit Yalçın, 30 Mart'ta ABD'ye gidiyor. Geçen hafta Volkan Bozkır başkanlığındaki Türk parlamenterler heyeti Washington'da ABD Kongresi üyeleri ve think thank kuruluşları ile bir araya geldi.

- Türk heyet, ABD'lilere "YPG'yi Münbiç'ten çıkarmazsanız, biz çıkaracağız" dedi. ABD'liler "Vefa borcumuz var, onları yüz üstü bırakmış oluruz" yanıtı verince, Türk vekiller "Terör örgütünü terör örgütüyle yok edemezsiniz. Onları Münbiç'ten çıkarın gerisi kolay. Biz onları buluruz" diye konuştu.

- Türk milletvekilleri, ABD'nin yanlış tutumunu anlatırken "Rakka operasyonunu bizimle yapsaydınız, orası harabeye dönmezdi. Afrin'e bakın; her şey yerli yerinde duruyor" dedi.

- S-400'ler konusunda ABD'liler rahatsızlıklarını iletince, Türk parlamenterler "Güvenliğimizin bir unsuru olarak alacağız ancak Patriotlar için teklifinizi verin, onu da alabiliriz" ifadesini kullandı.

- ABD'liler "Suriye'nin imarını sizinle birlikte yapalım" deyince, Türk milletvekilleri "Ne kadar maliyet hesapladınız?" diye sordu. ABD'liler "20 milyar dolar" deyince, Türk vekiller "20 milyar dolar sadece çimento parası" yanıtını verdi.

BUNDAN SONRA NE OLACAK?

ABD'nin "Suriye'de birlikte çalışalım" önerisine rağmen YPG'nin silahlı unsurlarının ne olacağı, CENTCOM'un Suriye'den çekilip çekilmeyeceği kararlaştırılmış değil. Trump, askeri çekmediği gibi Suriye'deki askeri varlığını, CENTCOM üslerini hacimli artırdı. Trump, Suudi Arabistan ve İsrail'in beklenti ve taleplerini karşılar gibi görünüyor. Suriye'nin kuzeyinde kurulacağı ilan edilen 30 bin kişilik Sünni-Arap aşiret ordusunun akıbeti belli değil. Sınır muhafız gücünün, PKK/YPG bölgesinde mi görev yapacağı bilinmiyor. Düzenli ordu formatına uymayan PKK/YPG'nin bu kuvvetin koordinasyon ve sahaya yayılımına destek vereceği ifade ediliyor. İddiaya göre bu kuvvet, Fırat'ın doğusunda; güneybatı ucunda Rakka olan, güneyde Deyrezor-Ebu Kemal'den Irak sınırına dek uzanan üçgende konuşlanacak, Türkiye-Irak sınırlarını da koruyacak. Buna Türkiye ile birlikte Rusya ve İran da şiddetle karşı çıkıyor. Suudi Arabistan'ın radikallerden PKK/YPG işbirliğine geçmek istemesine karşın, Türkiye yeni duruma göre pozisyon alıyor.

TERÖRLE MÜCADELE STRATEJİSİ

PKK ile ürettiği işbirliğinden ya da destekten vazgeçer mi? Belli değil ancak ABD desteği sayesinde yüksek askeri güç edinmiş PKK'nın Fırat'ın doğusunda da Türkiye için sorun oluşturacağı kesin. Bu nedenle Türkiye, PKK üzerinden dayatılmaya çalışılan bir teritoryal özerklik baskısından çıkabilmek ve bekasını koruyabilmek için Suriye ile birlikte Irak'ı da hedefe koyan bir terörle mücadele stratejisi izliyor. Sincar ve Karaçok'taki terör hedefleri de bu yüzden gündemde.