Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Türkiye Diyabet Vakfı’nın İstanbul Şile Doğancılı Köyü’nde 2012’de temelini attığı Avrupa’nın en büyük Diyabet Eğitim ve Yaşam Köyü büyük ölçüde tamamlandı. 4 yıllık çalışmanın ardından, törenle dev tesisin Eğitim Kompleksi dün düzenlenen muhteşem törenle hizmete başladı. Uluslararası Diyabet Federasyonu, diyabetin önlenmesinde kadının rolünün büyük olması nedeniyle bu yıl Dünya Diyabet Günü ana temasını ‘kadın’ olarak belirlemişti. Türkiye Diyabet Vakfı da, bu doğrultuda görkemli açılışa Türkiye’nin dört bir yanından 50 diyabetli kadını davet etti. Törende, 50 kadın hasta ve yakınlarının hikâyelerinin anlatıldığı film gösterimi yapıldı.

AYDA 200 İĞNE

Gazete Habertürk'ten İrem Koca'nın haberine göre Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Temel Yılmaz, törende yaptığı konuşmada Diyabet Eğitim ve Yaşam Köyü’nün amacını anlattı, Ciner Grubu ve diğer bağışçılara teşekkür etti: “Burayı tamamladığımız için huzurluyum. Tip 1 diyabet hakikaten gençlerde ve çocuklarda çok sert, acımasız giden bir form. Hayat boyunca insülin almak, günde 5 kez parmaklarını delmek zorundalar. Ayda 200 iğne batırıyor çocuklar kendilerine. Ama iyi tedavi edildiklerinde, hayata uyum sağladıkları zaman yaşam süreleri normal insanlardan daha uzun oluyor. Tarih gösterdi ki çok başarılı oluyorlar. Çocukluktan itibaren hastalıkla yaşamayı öğrendikleri için daha duyarlı daha akıllı oluyorlar.”

Törene Türkiye’nin dört bir yanından 50 diyabetli kadın davetliydi

 

YILDA 5 BİN ÇOCUK

Yılda 5 bin çocuğun bir hafta süreyle tesiste konaklayacağını ve uygulamalı eğitim alacağını anlatan Yılmaz, şöyle devam etti: “Bir çocukta diyabet çıktığı zaman çok gürültülü bir tablo oluşuyor. Vücutta insülin yok, birden bire kan şekeri 400-500’lere çıkıyor. Ağız kuruluğu, zayıflama, idrara çıkma bir anda gürültülü bir tablo. Hastanede ellerine verilen bir insülin, yemek listesi ve ölçüm aletiyle kapının önüne koyuluyorlar. Bundan sonra anne yalnız. Aile bu hastalıkla nasıl başa çıkacağını düşünüyor. Kan şekerine göre insülinin dozunu ayarlama vs. gibi her şeyi bir haftada öğrenmeye çalışıyor. Düşerse ne yapar, yükselirse ne yapar... Çocuk çok umutsuz hale geliyor. Çevresinde herkes istediğini yiyor, istediğini yapıyor ama o yapamıyor. Başka kimse iğne olmazken o kendine yapıyor. Olağanüstü psikolojik depresyona giriyor hem aile hem çocuk. Dünyada sosyal bir kamp ve eğitim içinde bu çocukların diyabete uyumunu sağlıyorlar. Bir uyanıyor ki 80 çocuk hepsi iğne yapıyor, hepsi aynı şeyi yiyor. Hastalığın yönetilebilir olduğunu, yalnız olmadığını görüyor. Buradan çıkarken özgüveni olan, hastalığını yönetebilen, kimseyi suçlamayan kimseye küsmeyen bir çocuk ortaya çıkıyor.”

SAĞLIK TURİZMİNİN MERKEZİ

Şile Belediye Başkanı Can Tabakoğlu da, Diyabet Eğitim Merkezi’nin tamamen açılmasıyla birlikte Şile’nin sağlık turizmi alanında adından söz ettirecek bir markaya dönüşeceğini belirtti.

Diyabet Eğitim ve Yaşam Köyü’nde hastalar, 1 hafta, uzman hekim, hemşire, psikolog ve fizyoterapistten oluşan sağlık ekibiyle yaşayacak

 

HER YIL 5 BİN KİŞİ FAYDALANACAK

2018 Mayıs’ında tamamen hizmete girmesi planlanan Diyabet Köyü, deniz kenarında 18 bin metrekarelik alan üzerinde inşa ediliyor. Konferans salonları, konaklama üniteleri, restoranlar ve spor merkezlerine sahip olan Diyabet Eğitim ve Yaşam Merkezi’nden her yıl yurtiçi ve yurtdışından 5 bin diyabet hastasının faydalanması planlanıyor. Hastalar, tatil köyü konseptinde 1 hafta, uzman hekim, hemşire, psikolog ve fizyoterapistten oluşan sağlık ekibiyle yaşayacak. Diyabetik beslenmeye uygun restoranında diyet uzmanları kontrolünde beslenecek. Her gün, sabah ve akşam uzmanlardan eğitim alacak. Her diyabetli, kan şekerini ve bilgilerini geliştirebilmesi için interaktif çalışmalara katılacak. Gündüz yüzme, tenis, basketbol ve orman yürüyüşü gibi spor aktivitelerine, gece ise eğlence programlarına katılabilecek. Yaşam merkezi ile diyabet hastaları, hem sağlık kontrollerini aksatmayacak hem de tatillerini yapabilecekler. Diyabet Merkezi’nde 525 metrekare alanlı havuz ve 30 metrekare çocuk havuzu ile 2 açık spor tesisi (futbol, basketbol, voleybol, tenis) yer alıyor.

12 MİLYON LİRA BAĞIŞLA YAPILDI

Tesis için 12 milyon TL bağış yapıldığını hatırlatan Prof. Temel Yılmaz, “Biz Türkler olarak abarttık, profesyonel olarak Tip 1 diyabet anlamında Avrupa’nın hatta dünyanın en büyük merkezi burası. Bu eğitimi organize olarak verebilen başka bir merkez yok. Dünyada bile 60 çocuğu 1 hafta alıp bir yere götürüyorlar, kamp yaptık diyorlar. Burası doktorlarıyla, kadrosuyla yıl boyunca 5 bin kişiye hizmet verecek” dedi. Prof. Yılmaz, bağışçılar arasında yer alan Ciner Grubu’na teşekkür etti; Ciner Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kenan Tekdağ’a teşekkür plaketi takdim etti.

                

Habertürk ve Selçuk Tepeli’nin ödülleri Avukat Dilan Tekdağ Sevik’e takdim edildi

 

HABERTÜRK’E ÜÇ ÖDÜL

Törende, Avrupa’nın en büyük Diyabet Hasta Eğitim Merkezi olan kompleksin yapımında emeği geçenler için ödül töreni düzenlendi. Habertürk Gazetesi ve Habertürk Televizyonu “Yılın Medya Kuruluşu” ödülüne; Habertürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Selçuk Tepeli “Diyabet Dostu” ödülüne layık görüldü. Üç ödül, Ciner Yayın Holding Hukuk Departmanı’ndan Avukat Dilan Tekdağ Sevik’e takdim edildi.

“Yılın Hayırsever İşadamı” ödülü Gönül Talu ve Canan Talu’ya verilirken, açılışta gösterilen 50 Diyabetli Kadın filmi ve Sen Bul Diyabetin Kolaylaşsın, Avrasya Diyabet Yürüyüşü, Okulda Diyabet Günü etkinlikleri “Yılın En İyi Sosyal Sorumluluk Projeleri” ödülüne layık görüldü.