Türkiye'de;
İlk banka, Jacques Alléon ve Manolaki Baltazzi adlı iki Galata bankeri tarafından Bank-ı Dersaadet adıyla 1847'de kuruldu.
İlk banka soygunu girişimi 7 Temmuz 1961'de gerçekleştirildi.
İlk banka 'Kimse kıpırdamasın! Eller havaya, bu bir soygundur' denilerek 18 Ağustos 1961'de soyuldu.
İlk banka soyguncusu Necdet Elmas.

Necdet Elmas...
Yoksulluklarına nazire yaparcasına 'Elmas' soyadını alan bir ailenin çocuğu olarak 9 Ocak 1935'te Konya'nın Ereğli ilçesinde dünyaya geldi.
12 yaşında evden kaçarak Konya'da zengin olma hayaliyle birçok iş denedi.
Konya'da hayal ettiği zenginliğe ulaşamayınca İstanbul'a gelerek İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi.

Fakülteyi ikinci sınıfta bırakarak parayı yasa dışı işlerle kazanmanın peşine düşerek kirli işlere bulaştı.
İlk olarak Chevrolet marka bir araba çaldı.
Yakalandıktan sonra 11 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Bir süre sonra hapishaneden kaçtı ancak polisle girdiği çatışmada tekrar yakalandı.
Sultanahmet Cezaevi'ne gönderildikten sonra, kalp rahatsızlığı gerekçesiyle hapishane yönetimi tarafından hastaneye yollandı.
Hastane dönüşü ikna ettiği askerlerle gittiği meyhanenin tuvaletinin penceresinden kaçtı.

Necdet Elmas'ın çaldığı otomobil...

Necdet Elmas, 7 Temmuz 1961'de Çemberlitaş'taki Buğday Bankası'na girerek soygun yapmak istedi.
Ne var ki banka müdürünün bir fırsatını bularak kapıya çıkıp 'İmdat! Bankayı soyuyorlar' şeklinde yardım istemesiyle Necdet Elmas, bankayı soyamadan kaçtı.
Bankayı soyamayan Necdet Elmas, bir kaç gün sonra Çatalca'da bir benzin istasyonunu soydu.
Polis, Buğday Bankası'nı soymak isteyen, benzin istasyonunu soyan kişinin eşkâlini belirleyemedi.
Soyguncu hakkında tek bilinen, iyi giyimli ve iyi tahsilli biri olduğuydu.
Benzin istasyonu soygunundan bir kaç gün sonra otobüs durağında bir polis, Necdet Elmas'tan şüphelendi.
Kendisinden şüphelenen polisi başına vurarak bayılttıktan sonra havaya 4 el ateş ederek kaçtı.

Karikatür: Can BAYTAK

18 Ağustos 1961...
Kazlıçeşme'deki karakola 30 metre mesafedeki İş Bankası'na çaldığı Chevrolet ile gelen Necdet Elmas, elindeki Sten - Gun marka silahıyla 'Kimse kıpırdamasın! Eller havaya, bu bir soygundur' diyerek kapıdan girdi.
Soygun sırasında gözüne çarpan bir adamın yanına giderek ne iş yaptığını sordu.
'Ben işçiyim. 450 liram var. Onu yatırmaya geldim. Benim paramı alma' diyen adama 'Ben işçinin parasını almam' sözleriyle karşılık verdi.
Bankadaki 165 bin 850 lirayı alarak gözcülük yapan adaşı 'Küçük Necdet' lakaplı Necdet Sinkil ile birlikte ortalığı tozu dumana katarak izini kaybettirdi.
İyi giyimi, tahsil gördüğü belli olan kaliteli konuşması ve işçinin parasına dokunmaması basının oldukça ilgisini çekti.
Öyle ki 1961 Askeri Darbesi'nden sonra ülkede en çok konuşulan olay oldu.

Kim olduğu bilinmediği için gazeteler tarafından 'Gangster' olarak tanımlanan Necdet Elmas, 'The Gang Buster of İstanbul' imzasıyla gazetelere mektuplar göndererek otomobili çalanın, Buğday Bankası'nı soymaya çalışanın, benzin istasyonunu ve İş Bankası'nı soyanın kendisi olduğunu açıklayarak soygun planlarını anlatırken polisleri eleştirdi.
Necdet Elmas'ın her gün gazetelerde yer alarak şöhret haline gelmesinden büyük rahatsızlık duyan darbe yönetimi askerleri de bir soyguncunun alay konusu olan emniyet de sıkı bir takibe başladı.
Hatta Cumhuriyet Gazetesi, İstanbul Emniyeti'ne yardımcı olmak amacıyla özel bir araştırma birimi kurup başına ABD'den bir hafiyeyi İstanbul'a getirdi.
700 kişilik polis ve askeri güvenlik birimiyle birlikte Cumhuriyet Gazetesi'nin kurduğu özel ekibin de peşine düştüğü Necdet Elmas, Türkiye'nin o güne kadar gördüğü en geniş kapsamlı operasyonuyla aranmaya başlandı.
Gangsterin kim olduğunu ve yerini ihbar eden kişiye 100 bin lira ödül verileceği açıklandı.
İş Bankası soygunundan 12 gün sonra 30 Ağustos'ta aynı zamanda ev sahibi olan arkadaşı Muzaffer Balçık'ın ihbarıyla Darıca'da yakalandı.

Yakalanma anı;
Polisler ve askerler evin önüne geldiğinde şöyle bir uyarı yapıldı; 'Necdet! Teslim ol, her tarafın çevrildi, kurtulamazsın'...
Necdet Elmas'ın cevabı şöyleydi; 'Bana bakın, zaten kafam bozuk, üzerime varmayın. Yoksa ya intihar edeceğiz ya da yaylım ateşi açacağız. Kıyamet o zaman kopacak. Evvela şefinizle konuşmak istiyorum'...
İçeri giren binbaşıya silahını ve paraları teslim ettikten sonra 'Müsaade edin, tıraş olayım. Bu şekilde çıkamam' dedi.
Binbaşının izin vermesi üzerine tıraş olduktan sonra kelepçelenerek tutuklandı.
Necdet Elmas, 'Küçük Necdet' ile çaldıkları paradan 30 bin lirasını kadınlarla alem yaparak harcamıştı.

Necdet Elmas, tutuklandıktan sonra düzenlediği basın toplantısında polislerden ve halktan özür diledi.
Gözaltında bulunduğu süre içinde birçok kadın, İstanbul Emniyeti'ni arayarak Necdet Elmas'ın dövülmemesini istedi.

Necdet Elmas, gördüğü 2 yıllık hukuk öğrenimine güvenerek mahkemede savunmasını şu sözlerle yaptı;

Dipnot...
Ne kadar doğrudur bilmiyorum.
Hakkında yazılan bilgilerden biri şöyle;
Necdet Elmas'ın çaldığı 1959 model otomobili hızından dolayı takip etmekte zorlanan İstanbul Emniyeti çareyi polislere 1960 model otomobiller tahsis ederek aramış.

Dava sonucunda Necdet Elmas, 20 yıl, Necdet Sinkil ise 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Necdet Elmas, hapishanede tanıştığı Nur Cemaati'nden kişiler aracılığıyla dine yöneldi.
Kur'ân-ı Kerim okuyan, namaz kılan Necdet Elmas, 13 yıl hapis yattıktan sonra 1974'te Bülent Ecevit hükümetinin çıkardığı genel afla tahliye oldu.
Hapishaneden çıktıktan sonra Beşiktaş Belediyesi'nin tahsis ettiği büfede işletmecilik yapan Necdet Elmas, bir isyanda mahkumlarla hapishane yönetimi arasında arabuluculuk yaptı. Gazeteler aracılığıyla topladığı kitaplarla hapishaneye bir kütüphane kurduran Necdet Elmas, her ne kadar eskisi biri olmasa da geçmişi izini bırakmadı.

Öyle bir şöhret olmuştu ki; yolda yürürken bile tanıyor, gören dönüp bir daha bakıyordu.
Bir gün gittiği otelde kapıdaki görevlinin kendisini içeriye almamasına oldukça içerleyen Necdet Elmas, 'Eski Necdet olsaydım suratının orta yerine indirirdim ama eski Necdet değilim. Tövbeliyim' diyerek İstanbul'dan taşınmaya karar vererek doğduğu Konya'nın Ereğli ilçesine döndü.

Necdet Elmas, 15 Ocak 2017'de Antalya'da öldü. 
2014'te F. Cengiz Erdinç, 'Gangster - İstanbul'da 12 Gün' adlı bir kitap yazarak Necdet Elmas'ın hayatını kaleme aldı.

Bu arada 2017 yapımı 'Cingöz Recai' adlı filmin Necdet Elmas'ın hayatını konu edindiği yönünde haberler çıkmıştı.
Kenan İmirzalioğlu ile Meryem Uzerli'nin başrollerini paylaştığı filmdeki karakterin Necdet Elmas ile ilgisi yoktur.
'Cingöz Recai', Peyami Safa'nın 1925'te yayımlanan romanıdır.
Roman kahramanı 'Cingöz Recai' ile Necdet Elmas'ın tek benzerliği iyi giyimli hırsız olmalarıdır.