Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

VakıfBank Genel Müdürü Mehmet Emin Özcan, banka olarak Türkiye’nin mega projelerinin hep yanında olduklarını belirterek şu açıklamalarda bulundu:

"Son 10 yılda yapımı gerçekleştirilen Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu, üçüncü havalimanı gibi mega projelere destek olduk. Türkiye’nin gelişiminde ve milletin refah düzeyinin artırılmasında büyük önem taşıyan projelere yaklaşık 3.5 milyar dolar finansman sağladık. Milli tankımız, milli helikopter ve uçağımız derken şimdi de milli otomobilin heyecanını yaşıyoruz. Bu zamana kadar olduğu gibi stratejik projelerin yanı sıra istihdam sağlayan, üretimi destekleyen, katma değer oluşturan her projeye finansman sağlamak için gayret edeceğiz."

DOLARIN YÜKSELİŞİ

Gazete Habertürk'ün haberine göre Özcan, 2018 yılının 2017’den çok daha iyi geçeceğini tahmin ettiklerini söyledi. Dolardaki yükselişe de değinen Özcan, "Türkiye’nin kamu bilançosu hiç olmadığı kadar güçlü. Kamu borç stokunun milli gelirimize oranı yüzde 28. Kura karşı duyarlılık azaldı. Bankacılığın sermaye yeterlilik rasyosunun yüzde 17’lerde olduğunu görüyoruz. Kaldıraç oranları da oldukça düşük olan bankaların çok güçlü olduğunu görüyoruz. Ülke olarak bir borç yükü sorunumuz da yok. Hane halkının 100 milyar dolar fazlası var. 212 milyar dolar döviz borcu olan reel sektörün de hazırlıklı olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin genel bilançosunun da iyi olduğu ortada. Bu tablo bize dövizdeki yükselişin normal olmadığını gösteriyor. Türkiye bunların hepsini aşacak güçtedir" dedi.

SPEKÜLASYONLARA EN İYİ CEVAP

Özcan, VakıfBank’ın uluslararası piyasalardan uygun maliyetlerde fon bulduğunu kaydederek "Kasımda Fransız Kalkınma Ajansı’ndan 12 yıl vadeli 80 milyon euro kredi temin ettik. Yurtdışı borçlanma tutarımız 12.5 milyar dolara ulaştı. Uluslararası piyasalardan temin ettiğimiz kaynağın maliyet ve büyüklüğü de ülkemize duyulan güveni göstermiştir. Bu da ülkemiz üzerine yapılan spekülasyonlara verilen en iyi cevaptır" diye konuştu.

1-TEKNOLOJİ TEHDİT EDİYOR

Dijital kanalların aktif bir şekilde kullanıldığını anlatan Özcan, işlemlerin yüzde 92’sinin şube dışı kanallardan yapıldığını aktardı. Özcan, mobil bankacılığı kullanan müşteri sayısında yüzde 44’ün üzerinde büyüme yakalandığını ve 2 milyonu aştıklarını söyledi. Bankacılığı en çok tehdit eden unsurlardan birisinin teknoloji şirketleri olduğunu anlatan Özcan, “Bize rakip olmaya başladılar. O nedenle teknoloji alanında atılım yapmak istiyoruz” dedi.

2-ABD'DEKİ DAVA HAKSIZ, SİYASİ

Amerika’da devam eden dava ile ilgili olarak Özcan, “ABD’deki davanın haksız bir dava olduğunu düşünüyorum. Halkbank’ın uluslararası kurallara, yasalara, ambargo ile ilgili düzenlemelere harfiyen uyduğunu düşünüyorum. İşlemleri yaparken de ABD’deki otoritelerle yakın işbirliği içerisinde olduğunu biliyorum. Bu dava daha çok siyasi yönü ağır basan bir dava. Türk bankacılık sisteminin bundan çok büyük etkileneceğini düşünmüyorum” diye konuştu.

3-EN AZ YÜZDE 15 BÜYÜYECEĞİZ

Özcan henüz bütçe çalışmalarını tamamlamadıklarını belirterek, “Önümüzde bir yanda OVP var, bir yanda Bankalar Birliği’nde bankaların tahmin ve görüşleri var, bir yanda da kendi çalışmalarımız var. Bunları harmanlayıp kendimize projeksiyon yapacağız. (2018 aktif ve kredilerde büyüme) En az yüzde 15 olacak diye düşünüyoruz” dedi.

4-KGF'DE YENİ DÜZENLEME

Özcan, “KGF uygulaması büyüme rakamlarına oldukça olumlu yansıdı. KGF kapsamında kullandırdığımız kredi miktarı 20 milyar TL’yi aştı ve bu alanda lider bankalardan biri olduk. KGF’yi başarılı şekilde yönettik. Yeni dönemde KGF konusunda hükümetimizden bazı düzenlemeler bekliyoruz. Üzerimize düşeni yapmaya hazırız” diye konuştu.