HABERTURK.COM

Düzce'de şiddetli yağmuru cep telefonuyla çeken bir vatandaşı yıldırım çarptı. Balıkesir'de 2010 yılının ekim ayında yaşanan benzer olayda eşiyle yağmurda konuşan Erol Aladağ (39) yaşamını yitirmişti.

Marmara Bölgesi'nde geçen hafta çarşamba günü etkili olan yağışlı hava Düzce'de de kendisini hissettirdi. Sağanak ve dolunun ardından bazı evlerin bodrum katlarını su bastı, şiddetli rüzgar nedeniyle ağaçlar otomobillerin üzerine devrildi.

Yaklaşık 45 dakika süren şiddetli yağışı cep telefonuyla kaydetmeye çalışan bir vatandaş ise ölümden döndü. Uzmanların, yağmurlu havada cep telefonuyla yıldırım ya da yağmur görüntüsü çekilmemesi konusunda yaptıkları uyarılara rağmen Düzce'de bir vatandaş telefonuyla yağmurun görüntüsünü çekmeye başladı. Kısa süre sonra ise elindeki cep telefonu yıldırımı çekti. Cep telefonu elinden fırlayan ve olayın görüntüsünü Habertürk WhatsApp İhbar Hattı ile paylaşan vatandaş büyük panik yaşadı.

 

EŞİYLE KONUŞKEN HAYATINDA OLMUŞTU

Düzce'de yaşanan ve ucuz atlatılan olay, Balıkesir'in Ayvalık İlçesi'nde, 2010 yılının ekim ayında yaşanan, can kaybıyla sonuçlanan olayı hatırlattı. 7 aylık evli olan ve bir satış pazarlama şirketinin seminerine katılmak için Ayvalık'a giden Erol Aladağ (39),Sarımsaklı mevkiinde manzarayı izlerken eşini telefonla aramıştı.

Şiddetli yağmurun altında eşiyle konuşan Aladağ, 60 kişinin gözlerinin önünde cep telefonunun yıldırımı çekmesi sonucu alev huzmesi içinde kalmış, kurtarılamamıştı.

"TELEFONLA GÖRÜŞMEYİN"

Uzmanlar, açık alanda şiddetli yağmur altında saçların dikildiği hissediliyorsa, yıldırım düşme riski olduğunu söylüyor. Uzmanlar, bu durumda ayaklar birleşik olarak hemen yere dizüstü çökülmesini, ellerin dizlerin üstüne konulmasını ve öne doğru eğilmeyi tavsiye ediyor. Böyle durumlarda yüzükoyun yatılmasının yanlış olduğuna dikkat çeken uzmanlar, kauçuk tabanlı ayakkabıların da bilinenin aksine yıldırımdan koruma sağlamadığına vurgu yapıyor.

Şimşek çakan havalarda evlerin içinde ise kapı, pencere, şömine, radyatör ve soba gibi elektrik iletecek nesnelerden uzak durulması gerekiyor. Banyo yapılmaması, elektrikli eşyaların fişlerinin çekilmesi, telefon kullanılmaması da önem arz ediyor. Açık havada ise yapılan faaliyetlerin sonlandırılması gerekiyor. Uzmanlar, her türlü elektronik cihazın hatta anahtarın bile yıldırımı çekebileceğini belirtiyor.