Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HT CUMARTESİ/ Ekin TÜRKANTOS

Atlarla eğitim yapan Ilgınay Göbüt, kısa sürede insanın kendini tanımasını sağlayan ilgi çekici bir teknik uyguluyor. 600 kiloluk canlıların sezgilerinin insanın kendini tanımasında yol göstermesi etkileyici bir yöntem. 20 yıldır at binen Göbüt, kurumsal işinden ayrılarak At Destekli Gelişim Danışmanlığı’nı kuruyor. Almanya ve California’da aldığı sertifika programlarının sonunda atlarla eğitimler vermeye başlıyor. Her ne kadar uzun yıllar bu büyülü hayvanlarla iç içe olsa da aldığı eğitimler onlara bambaşka bir gözle bakmasını sağlamış. Ata sezgisel yaklaşıldığında ne gibi mucizeler yarattığını ancak eğitim vermeye başladıktan sonra görüyor. Atın sezgilerinin bu kadar güçlü olduğunu da atın içinde kişinin kendini görebileceğini de bu eğitimle öğreniyor. Ve belki de en önemlisi sabretmeyi... Ona göre kadın-erkek ilişkilerindeki sorunlar da yöneticilerin liderlik becerileri de atlarla çalışıldığında net bir sonuç veriyor. Kişinin ata yaklaşımı aslında kendi hayatına ilişkin ipuçları veriyor. Ve böylece eğitmenin yönlendirmesiyle sorununu fark ediyor. “At ile koçluk becerisi nasıl olur?” diye merak edip Ilgınay Göbüt’ün eğitim verdiği İstanbul Yeniköy’deki at çiftliğine gittik. Benim gibi hayatında sadece bir defa ata binmiş, atlara hayran ancak yine de temkinli biri için bu eğitim enteresandı. 600 kiloluk dişi bir at olan Diamond’ın yanında kendimi minicik hissettim. Göbüt’ün komutlarıyla Diamond’a yaklaştım. Elimi uzatıp beni tanımasını sağladım ve onu sevdim. Diamond, ilgisiz tavırlarıyla bizi umursamadan yemek yemeye devam etti. Meğer bu “Her şey yolunda” deme şekliymiş. Eğitmen “Atlar otantik canlılar. Güvensiz ortamlarda bulunmak istemez ,böyle bir ortamda yemek yemez ve yanınızda durmaz”deyince ise rahatladım. Demek ki o da yanımızda huzurlu ve mutlu.

ATIN KALBİ ŞİFA VERİYOR

Bu eğitimle CEO’lar çalışanlarına nasıl davranması gerektiğini öğrenirken, kadınlar da özgüvenlerini geliştiriyor. Göbüt ilginç bir noktaya değiniyor: “Eğitim sonrasında kadınlar ‘600 kiloluk atın yanına gittim, 60 kiloluk görümcemden neden korkayım ki’ demeye başlıyor.” Atlar için “Et yemiyor, ot yiyor, güvenli, hisleri muazzam güçlü” diyen eğitmen, atın kalbinin yarattığı manyetik alanın insanın sezgilerine yaklaşmasında son derece etkili olduğunu söylüyor. Mesela kötü bir gün geçirdiyseniz at bunu seziyor ve yanınıza gelmiyor. Atın bu davranışı bu duygunuzu mutlaka dışa vurmanız gerektiğini gösteriyor. Bu arada atların kalbinin yaydığı manyetik alan bilimsel olarak da kanıtlanmış. Amerika’daki Kalp Matematiği Enstitüsü tarafından her yıl çeşitli ölçümler yapılıyor.

 ‘Ama bu at gelmiyor’

TJK’da “Atla Gelişim” adında bir de televizyon programı yapan Ilgınay Göbüt, eğitimlerinde önce ata nasıl yaklaşılması gerektiğini anlatıyor. Sonrasında alana çıkıp at ile ufak yakınlaşmanızı ve bu esnada da gözlem yapmanızı istiyor. Siz atı gözlemlerken o da sizi inceliyor. Bir şirket CEO’sunun at ile yürümesini istediğinde genç adamdan gelen “Ama bu at gelmiyor” yanıtı üzerine Göbüt şöyle bir cümle kurabiliyor: “İşte o senin personelin. Sen personelini de sezgisel olarak yönetmiyorsun. Sezgisel iletişimde olabilirsen müdürlükten liderliğe terfi edersin. Bu yönünü geliştirmen gerek.” Kimi katılımcı da atı ilk gördüğünde “Bu çok özgür” diyebiliyor mesela. O da aslında bu cümleyle kendini ele veriyor. Herkesin geri bildirimi farklı, herkes farklı şey söylüyor.