Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Arda Tuna\GAZETE HABERTÜRK

 

Yaz aylarının en ünlü eğlence merkezlerinden biri Ibiza. Fiyakalı Avrupalı gençler house müzik eşliğinde Space ve Amnesia gibi kulüplerde dans ederken, rock yıldızları ve mankenler Sangria’nın bolca tüketildiği öğle yemekleri için Formentera’ya yelken açar. Varlıklı ailelerse dalarak ve şezlonglara yayılarak geçecek, güneşin tadını çıkaracakları haftalar için Akdeniz tipi villalar kiralar. Ancak Balear Adaları’nda günlerin kısalıp havaların soğumasıyla turizm sezonu kapanmaz. Yılın 300 günü güneşin kendini göstermesi ve sıcaklığın 10 derecenin altına nadiren düşmesi sebebiyle, İspanyol adası tüm yıl ziyaret edilebilecek bir tatil yeri olarak pazarlanıyor.

RAHAT RAHAT GEZİN

Ibiza merkezli konsiyarj hizmeti veren Deliciously Sorted’da çalışan Annabel Adams, “Ağustosta sabaha kadar süren partilerde çılgınlar gibi eğlenen insanlar, aralıkta her şeyden kurtulup kafalarını dağıtmak için geri gelirler” diyor. Birçok tatilciye göre yazlık mekânlar sezon dışında çok daha caziptir. Sıcak yaz ayları boyunca Ibiza, St. Tropez ve Dubrovnik gibi Avrupa’nın popüler merkezlerinde kalabalık plajlar, trafik ve kapasitesi üstünde rezervasyon alan restoranlar büyük sıkıntı yaratır. Yaz sezonunda fiyatların ikiye ya da üçe katlanması da cabası. Örneğin, Terre Blanche’ta bulunan Four Seasons Provence Otel’in aralık ayından marta kadar olan rezervasyon fiyatları temmuzun üçte biri... Bu nedenle, özellikle de ekonominin zora girdiği dönemlerde Noel’i Cannes’da geçirmek, yeni yıla Napoli’de girmek giderek daha cazip hale geliyor. Glasgow Caledonian Üniversitesi Turizm Bölümü’nden Profesör John Lennon, “Tatil merkezlerinin tatilcileri yılın her mevsiminde bölgeye çekmek için sezonları uzatma girişimleri giderek artıyor” diyor ve ekliyor: “Ölü sezonun, kolay hareket etme ve tarihi-turistik yerleri rahatça gezme imkânı sunması, kullanılan pazarlama yöntemlerinin başında geliyor.” Turizme yönelik reklâm panoları bölgelerin ölü sezona göre uyarlanan tanıtımlarıyla dolu. Ibiza, adanın bir tarafından ötekine uzanan 20’den fazla bisiklet yolu ve sarp kayalıklar boyunca trekking opsiyonlarıyla sonbahar ve kış aylarında macera dolu bir tatil seçeneği sunarak turistleri tavlıyor. D-Lite gibi şirketler yoga paketleri sunarken, Gran Hotel ve Aguas de Ibiza gibi oteller kendi spa merkezlerini öne çıkarıyor. Damak tadına düşkün olanlarsa gözde restoranlarda bir masa uğruna kavga etmek zorunda kalmıyor. Ibiza’nın popüler kulübü Pacha, Noel ve yılbaşı arasındaki tüm hafta da dahil olmak üzere yıl boyunca her hafta sonu açık. Mallorca’da bulunan adanın en büyük şehri Palma ise plajlarından ziyade, Akdeniz şehirleri içinde kişi başına en fazla sanat galerisine sahip olmasıyla övünüyor. Son yıllarda Avrupalı zenginlerin yeni trendi haline gelen Hırvatistan da kış aylarındaki açık hava etkinlikleriyle ön planda. Diocletian Sarayı’na ev sahipliği yapan Split, ölü sezonda ve Noel’de Hvar ve Brac Adaları’na feribotlarla yapılan turların kalkış merkezi. Turistler Cetina Nehri boyunca rafting gezileri yapabilir ya da Biokovo Dağları civarında uzun yürüyüşlere çıkabilir. Daha güneyde, Dubrovnik’te, ziyaretçiler kale duvarları boyunca yürürken, Adriyatik’in muhteşem manzarasının tadını çıkarabilir. Şehrin önde gelen otellerinden Pucic Palace ve Grand Villa Argentina, misafirlerine restoran ve mağazalarda geçerli bir indirim kartıyla (Winter Card) birlikte etkinliklere ücretsiz katılma olanağı sunuyor.

ŞIMARTILMAK İÇİN

Kış tatilcileri yaz kalabalıklarını kıskandıracak kadar şımartılıyor. St. Tropez’nin internet sayfasındaki özel kış bölümünde açık oteller, restoranlar, barlar ve mağazalarla ilgili bilgiler mevcut. Chateau de Verne, Chateau des Selve ve Chateau Saint Roseline’deki üzüm bağları, ziyaretçileri şarap ve zeytinyağı tatma etkinlikleriyle cezbediyor. Lorgues’daki Chez Bruno ve Grasse’daki La Bastide St. Antoine gibi restoranlar yer mantarı dolması gibi özel yemekler sunuyor. Four Seasons gibi otellerse ziyaretçileri galerilerle ve sanatçılarla buluşturmak için turlar düzenliyor. “Güney Fransa kış boyunca farklı bir yüze bürünür” diyor Four Season’dan Caroline Mennetrier. “Yerel kültürü yaşayabilir, yöre halkıyla, hatta ürünlerini nasıl ürettiğini anlatacak peynircilerle konuşabilirsiniz.” Kısacası yerel bir marketten bir kalıp peynir alabilmek için ağustos kalabalığıyla uğraşmaktan farklı bir deneyim yaşayabilirsiniz.