Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Sema EREREN/ HABERTÜRK

Andrew Hozier Byrne. Belki ismini ilk kez şimdi duydunuz ama şarkısını duyduğunuza eminim. Malum, 2015’in en çok dinlenen “Take Me To Church” şarkısı onundu. Üniversite eğitimini hayallerinin peşinden gitmek için yarıda bırakıp kendini müziğe adayan Hozier’le tanışın...

Öncelikle Hozier mi Andrew mi?

Aslında Andrew. (Gülüyor.) Çevremdekiler bana Andrew der. Okulda takma adımdı Hozier. 

Nasıl başladı müzik serüveniniz?

15 yaşında başladım. Önce şarkı sözleri yazma denemelerim oldu ardından gitar çalma... Yıllar çok çabuk geçti. Bazen inanamıyorum. 

Ailede başka bir müzisyen var mıydı?

Babam bateristti. Zaten müziğe olan tutkum da ondan geliyor. Amcam da müzisyendi. 

“Bu meslek için doğmuşum” dediniz mi hiç?

Yok demedim. Ama şanslıydım, bunu özellikle söylerim hep! Sağlam fırsatlar çıktı karşıma... 

Milyonları kendine müptela eden “Take Me To Church”şarkısının bu kadar çok beğenileceğini bekliyor muydunuz?

 Kesinlikle hayır, tahmin bile edemezdim. 

‘Dönüm noktası’ dediğiniz bir şey oldu mu hiç hayatınızda?

Pek çok kez evet! Sizin de, bu haberi okuyacak herkesin de olmuştur yeniden doğduğu zamanlar... İşte benim için o dönüm noktalarından bir tanesi demin bahsettiğimiz “Take Me To Church” şarkısı oldu. Hayatımı bütünüyle değiştirdi, hayal edebileceğimden de büyük hem de. 

Ünlü olma hayali olan biri miydiniz? Bu tanınır olmayı sevdiniz mi?

Yok aslında, amacım şöhret olmak değildi. Hayatım bir başka artık. Sevdim mi? Bilmiyorum. Benim için ön planda olan hep müzik, öyle de kalacak. Mutluluk kaynağım, tutkum o! İstanbul’daki müzikseverlerin karşısına çıkacak olmanın heyecanını daha şimdiden yaşıyorum mesela.

Unutulmaz dediğiniz performansınız hangisiydi?

Kesinlikle Grammy! İnanılmaz bir geceydi benim için... Çok özeldi. 

Öyle anlarda sakin olmayı başarabilir misiniz?

Rahat birine benziyorsunuz sanki... Başaramam. Çok heyecanlıydım o gece de. 

“Take Me To Church” şarkısının sözleri de size ait. İyi şarkıs özü yazmanın kuralı ne sizce?

Çok çalışmak ve yeterli vakit ayırmak. 

İstanbul’a ilk kez mi geliyorsunuz?

Evet. Maalesef şehrinizle ilgili hiçbir şey bilmiyorum, çok ufak tefek şeylerden haberdarım sadece ama keşfe geliyorum. Sokaklarda yürümek, İstanbul’un havasını solumak eminim unutulmazlarım arasında olacak. Bir de dünya turumuzun son durağı İstanbul. İnanılmaz bir şov sizi bekliyor. 

İtalyan yemeklerine hayran olduğunuzu biliyorum. Hiç Türk yemeği yediniz mi?

Yok yeme şansım olmadı ama çok duydum, geldiğimde tadacağım. 

Peki Türk müziği?

Türk Halk Müziği hakkında bir şeyler duymuştum. Pek hâkim olduğum söylenemez ne yazık ki. 

İstanbul’dan sonraki planınız ne?

İstanbul’dan sonra biraz dinlenmeyi planlıyorum. Ama merak etmeyin, uzun sürmeyecek. Ardından bir albümle geri döneceğim. Sadece birkaç ay mola... 

İstanbul’daki hayranlarınıza vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Beni bu kadar çok destekledikleri için onlara çok teşekkür ederim. Beklentimizin çok üzerinde bir talep aldık. Ekibim ve ben sizlerle buluşmak için sabırsızlanıyoruz. Çok özel bir gece olacak.