Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Ece ULUSUM / GAZETE HABERTÜRK 

Çok kişi tanıyorum dansçı olmak isteyip para kazanamayacağını ya da başaramayacağını düşünüp hayallerinden vazgeçen. Eee... Billy Elliot olmak o kadar kolay değil. Bu dediklerime haftaya izleyeceğimiz dansçı Kerem Gelebek de katılıyor. O her şeyi bile bile yoluna devam edenlerden. 20. İstanbul Tiyatro Festivali programının en dikkat çeken performanslarından biri “Gerçek Hayattan Alınmıştır” da Fransa, Viyana ve İstanbul arasında dans uğruna mekik dokuyan Gelebek de var. Ünlü dansçı hikâyesini kendi anlattı.

■ Her dansçının zorlu bir hikâyesi vardır. Sizinki nedir?

Başta tiyatro okumak istediğimi sanıyordum. Tiyatrodan çok da hoşlanmadım ama hocam Şahika Tekand beni dans sınavlarına girmeye ikna etti ve kendimi Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde modern dans bölümünde buldum. Herkesin hayalleri başka dönemlerde farklı sebeplerle oluşuyor.

■ Eğitiminize yurtdışında devam ettiniz...

Okurken para kazanmak için Beyazıt Öztürk ve Candan Erçetin’in yer aldığı “Yıldızların Altında” müzikalinde oynadım. Amacım Fransa’daki okulu kazanıp gidebilmekti. Erçetin yardım etti, sınava girebilmem için Paris’e gidiş-dönüş bileti hediye edip kazanmadan gelmememi tembih etti. Sözümde durdum. Centre Nationale de la Danse’a burslu olarak kabul edildim.

■ Neden yurtdışı?

Profesyonel dansçıların sosyal statülerinin toplum tarafından benimsenmemiş olması, hâlâ bunun bir hobi gibi algılanması, beni hem üzüyor hem de bilinmeyene teşvik ediyordu. Üstelik ekonomik olarak bu işle ‘zengin’ olmayacağımı biliyordum.

■ Rizzo ile yollarınız nasıl kesişti?

Staj yaparken, mezun olur olmaz kendisiyle çalışmaya başladım. Christian ile hemen her projede beraber çalıştık. “d’apres une histoire vraie” da bunlardan biri.

■ Gerçek Hayattan Alınmıştır ile neyi ele alıyorsunuz?

Türkiye’deki dans kültüründen yola çıkılmış olsa da amacımız herhangi bir ülkenin kültüre bağlı kalmadan Akdeniz folklor kültürünü çağdaş anlamda sahneye koymak. Bu gösteriyi İstanbul’da paylaşacak olmanın gururu inanılmaz.

■ Hayalleriniz neler?

Bütün bu serüvenin getirdiği hafızayı dansla ve diğer sanat dallarıyla ilgilenen insanlarla paylaşmak istiyorum. Hayallerim yaptığım iyi bir iş ya da bir başarısızlıkla şekilleniyor. Samuel Beckett’in bir deyişindeki gibi: Hep denedin, hep yenildin. Olsun, yine dene, yine yenil. Daha iyi yenil.