Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

DENİZ ÇAĞLAR - HABERTÜRK PAZAR 

mail@denizcaglar.com

Orijinal haliyle Bankside Power Station elektrik santralı olarak kullanılan bina, zamanında kırmızı telefon kulübelerinin mimarı olan Sir Giles Gilbert Scott tarafından yapılmıştı. 2000 yılından bu yana ulusal ve uluslararası modern sanat eserlerinin sergilendiği müzeye çevrilen santral, şehrin mimari ikonları arasında olma geleneğini yeni binayla da devam ettiriyor. Binanın tasarımcısı Pritzker ödüllü İsviçreli mimarlar Herzog&de Meuron. Zamanında 148 adayın katıldığı uluslararası yarışmayı kazanarak müzenin orijinal binasını da onlar yapmıştı. Yeni Tate, Switch House binası, yeni ve eskinin başarılı kombinasyonuyla adından söz ettirecek. Yaklaşık 21 bin metrekarelik 10 katlı projede çağdaş mimariyle endüstriyel görünüm birleşirken, tüm detaylar orijinal binanın bütünlüğüyle uyum gösteriyor. Dışarıdan bakınca bükümlü piramit formundaki bina, cam kesitlerle güneş ışığı alıyor. Tuğlalardan oluşan cephe ise mevcut yapının yüzeyiyle eşleşiyor. “Switch House” ismini eski elektrik santralından alan binanın, yüksekliği de santralin 99 metrelik meşhur bacasına gönderme yapıyor.

ZAHA HADİD’İN İZİNDE: KOLONSUZ SERGİ SALONLARI

Projede, geçtiğimiz ay kaybettiğimiz Zaha Hadid’in tasarladığı kültür merkezlerinde de dikkat çeken detaylar var. Tıpki Roma’da 2010’da açılan MAXXI Müzesi ve Bakü’deki Haydar Aliyev Kültür Merkezi’ndeki gibi Tate Modern’de de sergi salonlarında kolon olmayacak. 90 derecelik açı kısıtlamalarından kurtulmuş tavan ve merdivenler görülecek; eğriler, yuvarlak hatlar baskın olacak. Ham beton görünümünde, dramatik açılar verilmiş duvarlar çok çeşitli türden sergilere ev sahipliği yapabilme imkânı sağlayacak. Sanatsal içerik olarak da eski ve yeninin karışımından oluşacak müzeyi, Tate Direktörü Sir Nicholas Serota, ‘eski dostlar’ ve yeni arkadaşların buluşma noktası olarak özetliyor; Picasso, Matisse ve Rothko gibi isimlerin eserlerinin yanı sıra Saloua Raouda Choucair, Meschac Gaba, Daido Moriyama ve Cildo Meireles gibi son yıllarda Tate Modern ile kamuoyuna tanıtılan genç sanatçılar yer alacak. Dijital sanat ve interaktif çalışmalara ağırlık verilecek bina, çok amaçlı salonlarla birlikte dünyanın performans sanatlarına adanmış ilk müzesi ‘The Tanks’i içinde barındıracak. Tate’in ziyaretçi kapasitesini yüzde 60 artırması beklenen binanın en üst katındaki halka açık panoramik terastan Thames Nehri ve hızla değişen Londra silueti izlenebilecek.

TOPLAM MALİYET 260 MİLYON STERLİN

Giderlerinin yüzde 30’unun kamusal gelirlerle, geri kalan yüzde 70’in ise kendi finansmanıyla karşılandığı Tate Modern’in yeni ek binasının maliyeti ise ortalama 260 milyon sterlin. 2012 Londra olimpiyatlarına yetişmesi beklenen binanın 4 yıl gecikmeli açılma sebebi de işte bir türlü bu rakama ulaşılamamış olması. Son yıllarda kısıtlanan devlet desteğiyle birlikte müzenin kendini nasıl döndürmeyi başaracağı da tartışma konusu bugünlerde. Bazı yorumcular, fon kesintilerine çözüm olarak 2000 yılında Tony Blair hükümetiyle getirilen müzelere ücretsiz giriş politikasının gözden geçirilmesini öneriyor. Tate Mütevelli Heyeti Başkanı Rab Browne’a göre ise olası bir durum Tate’in varoluş amacına aykırı.

5 BİN ÇOCUKLA ÖZEL AÇILIŞ

Müzeyle ilgili en enteresan detaylardan biri de 17 Haziran günü, yalnızca ilkokul çağındaki 5000 çocuğun katılımıyla kapılarını halka açacak olması. Sir Serota, açılışın çocuklarla gerçekleşecek olmasının üzerinde uzun süredir düşünülmüş bir karar olduğunu ifade ediyor, “Böyle ikonik bir binayı açmak bu günden çok gelecek kuşakları ilgilendirir.” Açılış aynı zamanda, çocukların geçmişe ait ve günümüz sanatını tanımalarının, kültür-sanat ile iç içe büyümelerinin önemini sembolize ediyor.

2 HAZİRAN'DA LONDRA SANATA DOYACAK

Önümüzdeki hafta Londra’da gerçekleşecek etkinliklerden bir diğeri de 2 Haziran’daki Art Night. Sabahın ilk ışıklarına kadar Westminster Belediyesi’ne bağlı galeriler açık olacak, metroları, sokakları geceye özel üretilen enstalasyonlar süsleyecek, özel performanslar gösterilecek. Bu yıl ilk kez gerçekleşecek Art Night’ın önümüzdeki her yıl şehrin farklı bölgelerinde tekrarlanması bekleniyor. Etkinlik için 2002’de Paris’te gece yapılan sanat festivali Nuit Blanche’dan esinlenilmiş.