• Canlı Yayın
  • 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlık ve Spor Bayramı kutlu olsun
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Dilek BİRGEN / HT CUMARTESİ

Bir dönemin aranan yüzlerinden fotomodel Kate Unsworth, bugün dünyanın önde gelen teknolojik girişimcilerinden biri. Unsworth’e son günlerin merak edilen trendi giyilebilir teknolojiyi ve tasarımlarını sorduk.

Kate Unsworth, giyilebilir aksesuvar teknolojisi markası Vinaya’nın hem kurucusu hem de CEO’su. Bu ilgisi çocukluk dönemine dayanıyor. Sürekli teknolojik gelişmelerden bahseden babasını örnek alan Unsworth, “Babam elektronik ve teknoloji merakımı tetikledi. Çünkü ben çocukken eve geldiğinde bütün gün teknolojiyle ilgili şeylerden bahsederdi” diyor. En büyük arzusu hep şık görünümlü, giyilebilir teknoloji ürünleri tasarlamaktı. Altius markası böyle doğdu. Giyilebilir teknoloji dünyasının yeni ürünü Zenta ise insanın duygusal açıdan iyi hissetmesi için yaratılan ilk biyometrik kol bandı. Kullananın hislerini değerlendiriyor, davranışlarıyla ilgili model oluşturuyor, duygularını anlamasına yardımcı oluyor, dahası bunları başkalarıyla sanat yoluyla paylaşmasını sağlıyor.

Çoğu kişi “giyilebilir teknoloji” tabirini ilk kez duyuyor. Bize anlatır mısınız?

Artık tasarım takılar sayesinde mobil cihazlarınıza daha az bağlanabiliyorsunuz. Amacımız insanlara sanal dünyayla ilişkilerini kesmeden daha az sanal olma imkânını vermek. 

13 yaşında DJ olmak istiyormuşsunuz. Elektronik ve teknoloji merakınız babanızın elektrik mühendisi olmasından mı kaynaklandı sizce? Bir de 11 sene mankenlik yaptığınızı biliyoruz, neden mankenliği bırakıp teknoloji danışmanı oldunuz?

Mankenlik hayatım boyunca yapabileceğim bir meslek değildi. Geleceğimin teknoloji sektöründe olacağından her zaman emindim. Her iki meslek birbirlerini tamamladı. Ayrıca haklısınız, elektronik ve teknoloji merakımı tetikleyen kişi babam. Ben çocukken evde hep teknolojiden bahsederdi. 

Giyilebilir teknoloji sektörüne ilgi duyduğunuzda kaç yaşındaydınız?

Bu fikir bana 25 yaşındayken geldi. İlham kaynağım, yaşadığım hayattı çünkü teknoloji bağımlısıydım ve bu durum, gerek özel ilişkilerimi gerekse beni kötü etkiliyordu. Giyilebilir teknoloji endüstrisi ilgimi çekti. Şık görünümlü giyilebilir bir teknoloji ürünü tasarlamak ve bu sayede sürekli çevrimiçi olma takıntımdan kendimi kurtarıp özgürlüğüme kavuşmak istedim.

ARZUYA GÖRE KOLYE, BİLEZİK VEYA YÜZÜK 

Şirketiniz nasıl bir misyona sahip?

Londra’nın Shoreditch bölgesinde bir araştırma laboratuvarı ve tasarım stüdyosu. Amacımız yeryüzünü daha az teknolojiye bağımlı bir yer haline getirmek. İnsanları akıllı telefon ve bilgisayarlardan uzaklaştırmaya çalışıyoruz. Teknolojik anlamda son derece sofistike cihazlarımız giyilebilir teknoloji dünyasında öncü konumunda.

Bluetooth destekli Altrius takı koleksiyonunuzun içeriği hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Modern ve giyilebilir bir takı koleksiyonu... Size gelen mesajları ve uyarıları filtreliyor. Bu sayede hayatınızı ve kendinizi daha verimli kılıyorsunuz. Sonuçta iPhone’nunuza yükleyeceğiniz bir uygulamayla mesaj veya bildirim almak istediğiniz kişileri seçiyorsunuz. Tasarımı da çok sade ve şık. Arzunuza göre kolye, bilezik veya yüzük olarak takabilirsiniz.

İlk tasarladığınız yüzüğün ana fikri nedir?

Sihir, zirkonya seramiğinden bir yüzüğün taşında gerçekleşiyor. Taşın içine titreşim aygıtı, bilgisayar çipi ve diğer malzemeler yerleştirilmiştir. Bilgisayar çipi akıllı telefonunuzdaki uygulamaya bağlanır, bu sayede aldığınız bildirimleri arzunuza göre uyarlarsınız. 

Moda dünyası uygulamaya nasıl tepki verdi?

Olumlu tepki aldık. Gerek moda dünyasından gerekse teknoloji yazarları ürünün yenilikçi ve heyecan verici olduğundan övgüyle bahsetti. 

Estetiğe mi yoksa teknolojiye mi ağırlık veriyorsunuz?

Tasarım ve teknoloji dünyasının liderlerinden biriyiz. Ürünlerimizin görünümünü güzelleştirmeye ve teknolojik özelliklerini geliştirmeye yönelik çalışmalar yapıyoruz sürekli. 

Sizce insanlar teknolojiyi mecbur oldukları için mi kullanıyor?

Teknoloji bize çok imkân sağladı ancak doygunluğa ulaştık. Günlük yaşantımızda teknolojiye aşırı bağımlıyız ve bu bizi güçsüzleştiriyor.

"İyi hissetme teklonojisi"

Başlangıçta size en çok engel olan neydi?

Bir an evvel ürünü sunmak istiyorduk, yeterli kaynağımız yoktu ve ilk sene ücret almadan çalışacak on kişi gerekiyordu. Kimse çalıştığı işi bırakmadı, bu nedenle garip saatlerde buluşuyorduk. Hatta kuruculardan Fabio, prototipleri evinde üretiyordu.

Gelecek projeler neler?

Bir sonraki ürünümüz Zenta, insanın duygusal açıdan iyi hissetmesi için yaratılan ilk biyometrik kol bandı. Kullananın hislerini değerlendiriyor, duygularını anlamasına yardımcı oluyor, başkalarıyla sanat yoluyla paylaşmasını sağlıyor.

BUDA'NIN ÖĞRETİLERİNİ İFADE EDİYOR

Vinaya’nın anlamı nedir?

Vinaya, Sanskrit dilinde Buda’nın disipline edici öğretilerini ifade ediyor. İnsanların ruhlarıyla bağlarını koparmamaları gerektiğini düşündüğüm için bu kelimeyi, ürünlerimize çok yakıştırıyorum. 

Kaç kişilik ekibiniz var?

40 kişilik bir ekibiz, çoğunluğu mühendis, tabii tasarımcılar, pazarlamacılar da var. 

Avrupa’daki yaratıcılık ve teknik gelişim hakkında ne düşünüyorsunuz?

Avrupa’da finansman bulmak zor ama çok daha yaratıcı insan bulunabiliyor. Dolayısıyla rekabet fazla. Zannediyorum ki, Avrupa önümüzdeki yıllarda teknoloji ve tasarım dünyasını kasıp kavuracak.

Akıllı telefonların beyindeki nöral bağlantıları değiştirdiği söyleniyor....

Dokunmatik ekranların sürekli kullanımı beyindeki sensör işleyişini değiştiriyor. Dokunmatik ekrana parmak basma hareketleri sık yapıldıkça beyin buna uyumlu bir gelişim sağlıyor. Bilhassa henüz gelişimlerini tamamlamamış gençlerde. İyi mi, kötü mü, bilmiyorum aslında biraz ürkütücü. Biz, sağlığı olumsuz etkilemeyecek tasarımlar üretmeye özen gösteriyoruz

Zenta biyometrik bileklik, vücudun algoritmasını ölçüyor ve kişinin duygusal durumunu ortaya koyuyor. Stresi azaltıp, üreticiliği artırıyor. Dokunuşlar ve titreşimlerle çalışıyor.

Kleopatra kolyesi sarı altın ve siyah seramik altrius taşından tasarlanmış.

DİLEK BİRGEN İLE GÜZELLİK

Vücut şekillendirmede lazer ışıltısı

Son yıllarda bel bölgesinde depolanan yağlardan Liposuction yöntemi ile kurtuluyoruz. Bu yöntemde yeni trend ise lazer Liposuction

Dünya Plastik Cerrahi Derneği’nin (ISAPS) 2014 yılı istatistik bilgilerine göre, liposuction dünyada en sık yapılan vücut şekillendirme operasyonlarında ikinci sırada. Lokalize yağların kanül adı verilen ince bir tüple negatif basınç yardımıyla alınması işlemine deniyor. Lokalize yağlar, karın bölgesi, uyluk iç ve uyluk dış tarafı, kalçalar, diz ve çene altı bölgelerinde bulunuyor. Erkeklerde görülebilen meme büyümesi de bu yöntemle tedavi edilebiliyor. Kanüller çok küçük kesikler yardımıyla yağ dokusu içerisine yerleştiriliyor. Bu esnada uygulanan vakumla yağ dokusu dışarı çekilerek hacim azaltılıyor. Op. Dr. Alpaslan Topcu; günümüzde kullanılan en başarılı yöntemlerden biri olan lazer yardımlı liposuction tekniğini “yağların lazer enerjisiyle parçalanarak emilmesi” olarak tarif ediyor ve “Diğer yöntemlere göre avantajı cilt sıkılaştırma opsiyonudur. En son kabul gören lazer liposuction yöntemi, 2006 yılında FDA onayı alarak yaygınlığını artırdı” diyor.

Lazer liposuction’ın klinik ve deneysel yayınlarla ispatlanmış cilt sıkılaştırma etkisi, liposuction sonrası görülebilen ciltte dalgalanma ve çökmeleri en aza indirmekte ve ilerleyen zamanda cildin kalitesini artırıyor. Kalça, bel, baldır, bacak, kol ve yüz bölgelerine uygulanabilen bu yöntem, selülit ve lokal yağlanmanın görüldüğü her bölgede uygulanabiliyor. Yine de vücut konturlarını düzelten liposuction’ın tümüyle ideal bir vücut yaratamayacağını unutmayalım. Bu uygulamayı yaptırabilecek hastalar, boy ve kilo oranı ideale yakın ölçüde olan hastalardır.

Dr. Ayla Onurlu ise şunları anlatıyor: “Lazer liposuction’ın başta en eleştirilen özelliği, alınan yağ miktarının azlığıydı. Günümüzde daha güçlü lazer liposuction cihazları üretildi ve güç arttırıldı, böylece daha fazla yağ alabilme seçeneği eklendi. Sonuçta doğru hastada ve doğru ellerde kullanılırsa, yüz güldürücü sonuçlar alınabilir.”

Liposuction sonrası korse gibi giysiler giyilmesi şart. Yağ kitlesinde boşalan yerlerin bir an önce deriyle tekrar birleşmesi ve boşluğun dolması önemli. Klasik liposuction sonrası korse kullanım süresi 4-6 hafta iken, lazer liposuction sonrası bu süre 2 haftaya düşüyor. Operasyon sonrası hastalar 1-3 gün içinde günlük aktivitelerine dönebiliyor. Yoğun aktiviteler içinse 3-6 haftalık bir süre gerekiyor. Ayrıca liposuction öncesi ve sonrasında hastalar daha etkili sonuç almak için vakum, vibrasyon ve radyofrekans, Velashape3 cihazı ve USG gibi yardımcı yöntemlerden de faydalanıyor.