Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Sema EREREN / HT CUMARTESİ

İstanbul’da yerli yabancı binlerce yüzücü yarın Boğaz’da kulaç atacak. 6.5 kilometrelik parkurda gerçekleşecek Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı için dünyanın her yerinden binlerce kişi geldi. Samsung Electronics Türkiye Başkanı DaeHyun Kim ile etkinliğin ayrıntılarını konuşuk.

BOĞAZ 4 SAAT DENİZ TRAFİĞİNE KAPALI

Yarış, Kanlıca’da vapur iskelesinden başlayıp Kuruçeşme Cemil Topuzlu Parkı’nda son buluyor. İstanbul Boğazı bu yarış için senede 4 saatliğine deniz trafiğine kapatılıyor.

28 yıl önce sadece 4’ü kadın olan 64 erkek sporcusu vardı. Şimdi boğazın serin sularında kulaç atmaya hak kazanmak için sporcular dakikalarla yarışıyor, kontenjan sınırlı. Kabul edilmek için milliyetini değiştirerek söyleyenler bile varmış, çünkü malum her ülkenin belirli sayıda kontenjanı var. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi tarafından ilk kez 1989’da gerçekleştirilen yüzme yarışında bu yıl 1243 Türk, 916 yabancı katılımcı olmak üzere 2159 kişi kıyasıya mücadele edecek. Rusya, Ukrayna, Birleşik Krallık, Almanya, Hollanda ve 55 diğer ülkeden katılımcılar Kandilli’den boğazın serin sularına kendini bırakacak. Bu uluslararası etkinliğin hemen öncesinde, bir öğle vakti Samsung Electronics Türkiye Başkanı DaeHyun Kim ile buluştuk, Boğaz kıyısında sohbet ettik... 

Bugüne dek duymayanlar için sohbetimize yarıştan bahsederek başlayalım...

28 yıldır gerçekleşen, sponsorluğunu 12 yıldır Samsung’un üstlendiği ve dünyanın her yerinden yoğun katılım olan global bir etkinlik... 

Size göre neden önemli?

Olimpiyatların resmi sponsoru Samsung, sporun uluslararası bir dil olduğunun bilincinde. Olimpiyatlara desteğimiz bugün Asya Oyunları, Paralimpik Oyunlar, Gençlik Olimpiyatları’yla ve uluslararası atletizm, hokey ve futbol federasyonlarıyla çok sayıda işbirliğiye devam ediyor. Marka, spora farkındalığın artması ve olimpik ruhun gelişmesi adına 12 yıldır bu yarışa destek veriyor. Sponsorluk bütçemiz yüzde 100 arttı. 3 yıldan beri de isim sponsoruyuz.

Yarışa dünyadan 4 bine yakın kişi başvurdu. En çok hangi ülkeden talep oldu?

Bir kere sadece profesyonel sporculara değil, dünyanın dört bir yanından amatör katılımcılara da açık olan bu uluslararası yarışın, Türkiye’nin tanıtımında önemi büyük. En büyük talep Rusya’dan. 300 kişilik Rusya kontenjanı 4.5 saatte doldu. Sadece Rusya değil dünyanın her yerinden yoğun katılım oldu. 

Pazar günü katılımcıları neler bekliyor? Siz de yüzecek misiniz?

Bu yıl maalesef katılamayacağım ama önümüzdeki yıl istiyorum. Boğaziçi önemli yarış parkurlarından biri. Açık su yarışçılarının “En iyi 100 destinasyon” sıralamasında 6’ncı sırada. Hal böyle olunca yabancı kontenjanımız 24 saat geçmeden doldu. Umarım pazar günü herkesin keyif aldığı bir gün olacak. Kıyasıya mücadele kaçınılmaz. Malum, bir kıtadan diğerine yüzerek geçmek kolay değil. Ülkelerine döndüklerinde yarışmacıların anlatacağı güzel hikâyeleri olacak.

Parkurun uzunluğu ne?

6.5 kilometre.

Güvenlik meselesi peki?

Güvenlik bizim işimiz! Olimpiyat Komitesi’yle çalışıyoruz. En yüksek güvenlik önlemleri alınıyor. 

Samsung destek verdiğinden beri yarışa katılım arttı...

Global bir etkinliğe dönmesi hem Türkiye, hem de bizim için önemli. İlk kez 1989’da gerçekleştirilen yüzme yarışına katılan kadın yüzücülerin sayısı 4, erkeklerinse 64’tü. Bugün sayı 2 bin 159, ayrıca bunun 2 katı başvuru geldi. Komite elemek zorunda kaldı. 

Teknolojisiz yaşamı nasıl tarif edersiniz?

Teknolojisiz yaşamı düşünmek imkânsız. Hele cep telefonu olmadan... Düşünsenize Almanya’da ışıklarda beklerken insanlar telefonundan kafasını kaldıramadığından yere ışığın durumunu gösteren teknoloji konuluyor. Bana kalırsa artık teknolojisiz hayatta kalmak imkânsız.

Dijital devrim için ne söylemek istersiniz?

30 yılda yaşamımız tamamen değişti. Dev markalar yarıştayken bir önceki kazananın bir sonraki kaybeden olması mümkün. 

İtalya, Macaristan ve İtalya’da başarılı işlere imza attınız. En son İtalya’da 550 çalışanın başındaki isimken İstanbul’a geldiniz. En unutulmaz ülke hangisiydi?

Her ülkenin benim için ayrı bir yeri oldu. Almanya’da çocuğum doğdu mesela. “Made in Germany” diyorum... Macaristan küçük ama harika bir ülkeydi. İtalya da aynı şekilde. Moda başta olmak üzere pek çok alanda dünya lideri zaten.

Türkiye maceranız nasıl gidiyor?

Türkiye, Kore’nin kardeş ülkesi. Koreliler, Türkleri kardeş sayar. Kore Savaşı’nda Türk askerleri, bizim askerlerimizin yanındaydı. Her kuşaktan insan, benim jenerasyonum dahil, Türk askerinin bu desteğini asla unutmaz.

İstanbul’da en çok sizi ne zorladı ve nelerden keyif aldınız?

Trafik en zorlu kısmı. Diğer taraftan kendimi rahat hissettiğim bir şehir.

‘OFİSTE 2 POKEMON YAKALADIM’ 

Markanız için Türkiye pazarının önemi ne?

Türkiye, potansiyeli yüksek, büyük bir pazar. İyi bir geleceği var. Markamızın üzerine düştüğü, cazibeli ülkelerden... Ben, Avrupa deneyimlerimi bu piyasayla paylaşmak için buradayım. 

Pokemon için bir planınız var mı?

Şimdilik yok ama muhtemelen olacak. Bu arada ben de ofiste 2 Pokemon yakaladım.