Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Burası A tipi kadınların, uyku bozukluğu çekenlerin salonu. Ben uykunun değerini zor bir deneyim sonucu anladım. Bundan tam 2.5 yıl önce bir gün, yorgunluktan bayıldım. Kafamı masaya çarptım ve çene kemiğim kırıldı. Sağ gözüme 5 dikiş attılar. Bunun üzerine uykunun değerini keşfetmek üzere yeni bir yolculuğa çıktım.

Bu sırada çok okudum; doktorlarla, bilim insanlarıyla görüştüm. Şu anda bu sahnede olmamın nedeni, sizlere daha verimli, ilham dolu ve kesinlikle daha zevkli bir hayata giden yolun yeteri kadar uyumaktan geçtiğini anlatmak...” Arianna Huffington Aralık 2010’da sahneye çıkıp bu sözleri söylerken, konuşmaları henüz koca koca salonlarda değil, çay partisi havasında geçiyormuş. Tabii konumuz bu değil.

‘GÜZEL AMA ŞEYTANİ’

Tüm bu uyku meselesi, kendini dinlemeler, çıkılan keşifler, dijital haber medyası kralçesinin her şeyi ardında bırakıp kendini guruluğa, stresle başa çıkmaya adayacağı günlerin ayak sesleriymiş meğer. İzninizle baştan başlayalım... Tam adı Arianna Stassinopoulos Huffington.

Temmuz 1950’de Atina’da dünyaya gelen Yunan asıllı bir Amerikalı o. Ufak tefek, çekici bir kadın. Özgeçmişinde kısaca “Yazar, aktris ve işkadını” yazıyor. Soyadı artık çok tanıdık. Bu nedenle siz de “İnsan soyadıyla haber sitesi kurar mı?” diyen ve çok eskilerde kalan o insanlardan biri durumuna düşmeyin! Malum, New York merkezli meşhur haber sitesi Huffington Post’un kurucularından biri ve genel yayın yönetmeni.

Bu şahsına münhasır cazibeli kadının yükselişi, 90’larda hararetli bir biçimde savunduğu liberal fikirleri ve tanıştıktan 1 yıl sonra evlendiği eski eşi Michael Huffington’la başlıyor. Kocası da Cumhuriyetçi Parti’de kongre üyesi. Demokratlar, Arianna’dan o günlerde “Güzel ama şeytani” diye söz ediyorlar, hatta “Güzel ama kendini beğenmiş” diyenler de var.

315 MİLYON DOLARA SATTI

Aradan yıllar geçip köprünün altından çok sular aktıktan sonra, 2009 yılında Forbes’un ilk kez yayınladığı “medyadaki en etkili 100 kadın” listesine, Arianna Huffington 42. sıradan girmeyi başardı. Ve 2011 yılında AOL (America OnLine), The Huffington Post Medya Grubu’nu 315 milyon dolara satın altı. Arianna Huffington, satışın ardından bir süre daha sıkı bir maaşla grubun yöneticiliğini sürdürdü.

Ve şimdi -yani 2010’da yaptığı konuşmada ipuçlarını verdikten tam 6 yıl sonra- Huffington, stresle başa çıkmak üzere giriştiği Thrive Global projesine ağırlık vermek üzere kurucusu olduğu Huffington Post’tan ayrıldığını açıkladı. “Huffington Post’un yayın yönetmenliğini sürdürseydim açıkça iki tarafa da yeterince vakit ayıramayacaktım” diyen Huffington, her gün stres konusunda daha çok ve daha derin bir tutku duymaya başladığını söylüyor. “

Günlük hayatın yarattığı stresle başa çıkmak, itiraf ediyorum en büyük takıntım haline geldi. Şimdi Thrive Global da bir illüzyondan gerçeğe dönüşüyor. Geçen 11 yıl boyunca en vahşi beklentilerimi bile aşan işler yaptık. Artık Huffington Post’un geleceği konusunda hiçbir şüphem yok ve tüm arkadaşlarımla gurur duyuyorum” diye konuşuyor.

‘TÜM SEKTÖRÜN OTURUP DÜŞÜNME ZAMANI’

Ancak bu yalnızca basit bir sektör değiştirme meselesi olmayabilir. Yoksa dijital haber sektörünün geleceğine dair Huffington’ın uykularını kaçıran bir şeyler mi var? Arianna Huffington’ın yıllar önce bir keresinde, “Huffington Post gibi bir haber sitesi kurduk ama hâlâ çizgi film seslendirerek para kazanıyoruz” dediği rivayet edilir. 24 saat akan bir haber sitesini en tepede bırakıp rahat uyku meselesine yoğunlaşma fikri, nereden baksanız bu dijital fetiş çağında dikkat çekici, kuşkulu hatta ironik.

İngiliz The Guardian Gazetesi’nden Emily Bell de durumu dikkat çekici bulanlar arasında. Bell, Arianna Huffington’dan huylanıp tüm gazetecilik sektörünün işin sürdürülebilirliği hakkında düşünmesinin vaktinin geldiğini savunuyor. “AOL, Huffington Post’u satın aldığından beri reklam pazarının çöktüğü bir ortamda ücretsiz haber servisiyle var olup olamayacağını sorguluyor.

Facebook ve Snapchat bile okurların, reklamcıların ve yayıncıların ilgisini çekme konusunda daha başarılı” diyor Bell. “Sonuç olarak gazeteciliğe para ödememiz gerekiyor ve tüm bu olanlar bir uyarı niteliğinde. Ahlaki olarak yüksek bir eşikteyiz. Belli ki Arianna Huffington tüm bu sorunlar yüzünden daha fazla uykusuz kalmak istemiyor!”

AYI 'TİM'İN EŞİ

Arianna Huffington’dan söz ederken sadece “Kişisel gelişim gurusu” ya da “Medya patroniçesi” demek doğru olmayabilir. Zira Kasım 2008’de Huffington, Seth Macfarlene’in animasyon serisi The Clevelend Show’da, Tim the Bear (Ayı Tim) karakterinin Arianna adlı karısına ses verdi.

Yine Mayıs 2010’da fenomen dizi How I Met Your Mother’da ve sonrasında Family Guy’da kendisini oynadı.

GİZEM SEVİNÇ SELVİ /HABERTÜRK PAZAR